Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, pazar günü, 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) açıkladı. OVP'ye göre 2027-2029 yıllarını kapsayan dönemde işgücüne katılım oranında öngörülen artışla beraber istihdamın yıllık ortalama 711 bin kişi artması bekleniyor. Yılmaz, istihdam ve atıl iş gücünü değerlendirirken program döneminde 2,1 milyon istihdam öngördüklerini bildirdi. Yılmaz "2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını, 2027’de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya düşürmeyi hedefliyoruz" dedi.
Habertürk'teki yazısında Ahmet Kıvanç, son 5 yılın verilerine bakıldığında istihdam hedefinin ulaşılamaz olmadığının görüldüğünü belirtti. TÜİK'in yıllık işgücü istatistiklerine göre, 2020'de 26 milyon 695 bin olan istihdamın, 2021'de 28 milyon 797 bin, 2022’de 30 milyon 752 bin, 2023’te 31 milyon 632 bin, 2024’te 32 milyon 620 bin, 2025'de ise 32 milyon 566 bin kişi olduğunu vurgulayan Kıvanç, söz konusu 5 yıllık dönemde istihdamdaki toplam artışın 5 milyon 871 bin olarak gerçekleştiğini kaydederken yıllık istihdam artışının ortalama 1 milyon 174 bin kişi olduğunu aktardı.
Kıvanç, "İstihdamın COVID – 19 dolayısıyla 2020 yılında daraldığını dikkate alırsak, 2020 yılı dışlandığında da 2021 - 2025 dönemindeki toplam istihdam artışı 3 milyon 769 bin, yıllık ortalama istihdam artışı da 942 bin olarak gerçekleşti" dedi.
Söz konusu 5 yıllık dönemde istihdam artışının bir kısmının işgücüne katılım oranındaki artıştan kaynaklandığını belirten Kıvanç, 2020'de yüzde 49,1 olan işgücüne katılım oranının 2021’de yüzde 51,4, 2022’de yüzde 53,1, 2023’te yüzde 53,3, 2024'te yüzde 54,2’ye yükseldikten sonra 2025'de yüzde 53,5’e gerilediğini kaydetti.
Önceki OVP'lerde ve yıllık programlarda yer verilen istihdama yönelik bazı tedbirlerin bu OVP’de de tekrarlandığının görüldüğünü belirten Kıvanç, programda, dönüşen işgücü piyasası dinamikleri doğrultusunda yeni nesil çalışma modellerinin, sektörel ihtiyaçlar ve beceri uyumsuzlukları dikkate alınarak güvenceli esnekliği artıran ve atıl işgücünün azaltılmasını hedefleyen bütüncül politikaların hayata geçirileceğinin belirtildiğini kaydetti.
OVP'de önceki programlarda olmayan yeni bir tedbire de yer verildiğini vurgulayan Kıvanç, işgücü piyasasında güvenceli esnekliği ve erişimi artırmak amacıyla İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklı pasif işgücü programlarının yararlanma koşullarının kolaylaştırılmasının sağlanacağının kaydedildiğini aktardı. Pasif işgücü programlarının başında işsizlik ödeneğinin geldiğini belirten Kıvanç, diğer bir yaygın programın ise kısa çalışma ödeneği olduğunu söyledi.
Kıvanç, "Yürürlükteki kanuna göre, işsizlik ödeneği alabilmek için işçinin hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olması gerekir. Bu koşulu yerine getirenlerden son 3 yıl içinde 600 gün sigortalı çalışanlara 180 gün (6 ay), 90 gün sigortalı çalışanlara 240 gün (8 ay), 1080 gün sigortalı çalışanlara da 300 gün (10 ay) işsizlik maaşı ödeniyor" dedi.
Esnek çalışma yapan işçilerin işsizlik ödeneğine hak kazanmasının, mevcut kanuna göre oldukça zor olduğunu belirten Kıvanç, dünya örneklerine bakıldığında ise, işsiz kalmadan önce Türkiye’den daha az süre çalışan işçilerin işsizlik maaşı alabildiğinin görüldüğünü aktardı. Pek çok farklı ülkeden örnek veren Kıvanç, bunların çoğunda işsizlik ödeneği süresi olan işçinin hala işsiz ise sosyal yardımlarla desteklenmeye devam edildiğini belirtti.
Türkiye'nin diğer ülkelere göre işsizlik maaşına erişim koşullarının oldukça zor olduğu bir ülke olduğunu, tam zamanlı çalışan işçilerin bile koşulları sağlayamadıkları için işsizlik maaşı almakta zorlandıklarını kaydetti.
İşsizlik maaşına erişmenin yalnızca sıralanan koşullarla sınırlı olmadığını belirten Kıvanç, İŞKUR'un işçinin işsizlik maaşına hak kazanıp kazanmadığına, işverenin SGK'ya bildirdiği işten çıkış koduna bakarak karar verdiğini aktardı. İşsizlik maaşına hak kazanacak şekilde işten ayrılan işçinin aynı zamanda kıdem tazminatı alma hakkına da sahip olduğunu vurguladı.
İşverenin işçiye kıdem tazminatı ödememek için işten çıkış kodunu kasıtlı olarak işçi kendi isteğiyle işten ayrılmış ya da işveren tarafından haklı şekilde işten çıkartılmış gibi bildirebildiğini belirten Kıvanç, bu durumda işçinin son 3 yılda 1080 gün kesintisiz çalışmış olsa bile işsizlik maaşı alamadığını aktardı. Kıvanç "Yıllar süren davayı kazanan işçi ödenek alma hakkına sahip bulunuyor. Ancak, ödenekler işten ayrıldığı tarihteki ücret üzerinden verildiğinden, davayı kazanan işçiler işsizlik ödeneğinin peşine düşmüyor" dedi.
Devamında Kıvanç "Nitekim, işsizlik fonundan ilk ödemenin yapıldığı 2002 yılı mart ayından 31 Temmuz 2026 tarihine kadar olan dönemde işsizlik ödeneğine 23.667.740 kişi başvurdu. Bunlardan sadece 12.604.054 kişi ödenek alabildi. İşsizlik ödeneği koşullarında esnek çalışmaya bağlı düzenleme yapılırken, işverenin işten çıkış kodunu keyfi olarak belirlemesi halinde yaptırım uygulanmasına ilişkin düzenlemelerin de yapılması gerekir" ifadelerini kullandı.