Paranın Tarihi Hakkında Muhtemelen Daha Önce Duymadığın 10 İlginç Bilgi

Parayla her gün içli dışlıyız ama onun geçmişi sandığımızdan çok daha tuhaf, yaratıcı ve yer yer absürt hikayelerle dolu. Bugün cebinde taşıdığın banknotların arkasında savaşlar, inançlar, korkular, zekice numaralar var. Para dediğimiz şey, insanlığın zihinsel evriminin de bir aynası.

Şimdi hazırsan paranın tarihinde zaman yolculuğuna çıkıyoruz!

1. Para ilk ortaya çıktığında alışverişten çok borçları hatırlatmak için kullanılıyordu.

İlk para benzeri sistemler, kimin kime ne borcu olduğunu unutmamak için ortaya çıktı. İnsan hafızası kalabalıklaşınca borç ilişkileri karışmaya başladı ve somut bir kayıt ihtiyacı doğdu. Bu yüzden para, başlangıçta bir hatırlatma aracıydı. Alışveriş ikinci plandaydı, asıl mesele hesap tutmaktı. Yani para önce muhasebeci, sonra alışveriş asistanı oldu. Bu durum paranın neden bu kadar ciddi bir şey gibi algılandığını da açıklıyor.

Reklam
Reklam

2. İlk sikkeler elektronla basıldı.

M.Ö. 650 dolaylarında ilk metallerden paralar basılmaya başlandı ve bunların hammaddesi elektron adı verilen alaşımdı. Bu metal, altın ve gümüş karışımı olarak doğadan geldiği için ilk paralar da bu karışımdan şekillendi. Metal önce eritiliyor, sonra kalıplar yardımıyla yuvarlak sikke haline geliyordu. Bu süreç insan gücüyle yapıldığı için hiçbir sikke aynı değildi zira her biri küçük farklılıklar taşıyordu. Bu da onları hem eşsiz hem de koleksiyonluk kılıyordu.

3. İlk madeni paralar güven değil şüphe yaratıyordu.

İlk madeni paralar piyasaya çıktığında insanlar bu fikre pek sıcak bakmadı. Çünkü değeri olan bir metali kesip küçük parçalara ayırmak oldukça şüpheli görünüyordu. İnsanlar tartmadan, ısırmadan ya da incelemeden paraya güvenmiyordu. Bu yüzden ilk paralar genellikle devlet mührüyle damgalandı. Mühür, paranın kendisinden daha önemliydi. Bugün logolara duyduğumuz güvenle arasında şaşırtıcı bir benzerlik var.

4. Karun kadar zengin olmakta geçen Karun, Kroisos'u temsil ediyor.

Lidya'nın en dikkat çekici kralı olan Kroisos M.Ö. 550'lerde Lidya hükümdarı olduğu zaman, aynı zamanda parayı keşfeden bir medeniyetin kralı olmuştu. Dolayısıyla zengin olması kaçınılmazdı. Sadece zengin olmakla kalmadı. Kroisos'un ve Lidya'nın zenginliği dört bir yanda duyuldu. Hatta günümüze kadar bile ulaşan bir deyim haline geldi. Zira "Karun kadar zengin olmak" söylemindeki Karun, Kroisos'u temsil etmekte.

5. Paranın üzerinde liderlerin olması güç gösterisiydi.

Paraların üzerine hükümdarların, liderlerin veya önemli figürlerin basılması ekonomik bir zorunluluk değildi. Bu tamamen psikolojik bir hamleydi. Para sürekli el değiştirdiği için, üzerindeki yüz de sürekli görünür oluyordu. Bu da iktidarın sessiz ama kalıcı bir propagandasına dönüştü. İnsanlar farkında olmadan her alışverişte gücü hatırlıyordu.

6. Enflasyon, paranın icadından neredeyse hemen sonra başladı.

Sanılanın aksine enflasyon modern bir problem değil. Para icat edilir edilmez, değerini oynatan müdahaleler de başladı. Devletler paranın içindeki değerli metal oranını düşürerek daha fazla para bastı. Kağıt para döneminde bu iş daha da kolaylaştı. İnsanlar paranın çoğaldığını fark etti ama satın alma gücünün düştüğünü geç anladı. Bu da güven krizlerine yol açtı. Tarihte birçok büyük ekonomik çöküşün arkasında bu oyunlar var.

7. Bazı paralar bilinçli olarak kısa ömürlü tasarlandı.

Tarihte bazı dönemlerde paralar özellikle dayanıksız üretildi. Amaç insanların parayı saklamamasıydı. Paranın yıpranması, dolaşımı hızlandırıyordu. Bu sistemle ekonomi canlı tutulmak istendi. İnsanlar parayı tutmak yerine harcamaya yönlendirildi. Dayanıklı para biriktirir, dayanıksız para harcatırdı. Modern tüketim ekonomisinin zihinsel altyapısı burada işte tam da burada atıldı.

8. İngiliz Kralı Henry "Bakır Burun" lakabını paraları tahrif ettiği için almıştı.

İngiltere Kralı 8. Henry, lüks yaşamı ve savaşları yüzünden hazineyi boşaltınca dahiyane bir fikir buldu. Gümüş paraların içindeki gümüş miktarını azaltıp üzerine ince bir gümüş tabaka kaplanmış bakır kullanmaya başladı. Ancak paralar kullanıldıkça, özellikle kabartmalı olan burun kısmı aşınıyor ve altındaki bakır ortaya çıkıyordu. Halk bu durumu fark edince Kral’a gizli gizli "Old Copper Nose" (Eski Bakır Burun) demeye başladı.

9. İlk kredi kartı aslında bir akşam yemeğinde unutulan cüzdan sayesinde doğdu.

1949 yılında Frank McNamara isimli bir iş adamı, New York'ta bir restoranda yemek yedikten sonra cüzdanını unuttuğunu fark etti. Yaşadığı mahcubiyet o kadar büyüktü ki bir daha asla böyle bir duruma düşmemek için "Diners Club" kartını icat etti. İlk başta sadece 27 restoranda geçen bu kart, nakit taşımadan ödeme yapma fikrini dünyaya yaydı. Başlangıçta bu kartlar metalden yapılıyordu ve sadece seçkin bir zümreye hitap ediyordu. Bugün hepimizin cebinde olan o plastik kartlar, aslında bir adamın hesap ödeyemediği için kızaran yüzü sayesinde hayatımıza girdi.

10. Bazı paralar bilinçli olarak kaybolmaya mahkum edildi.

Tarihte bazı paralar uzun süre dayanmasın diye üretildi. Amaç ekonomiyi sürekli hareket halinde tutmaktı. Para yıprandıkça yenisi basılıyor, dolaşım hızlanıyordu. Bu bir tür erken dönem tüketim teşviki sayılabilir. İnsanlar parayı saklamak yerine harcamaya yönlendirildi. Para ilk kez elde durmaması gereken bir şey olarak tasarlandı.