Yıldırım hiç böyle konuşmamıştı!

Yıldırım hiç böyle konuşmamıştı!

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 2008-2009 sezonu için oluşturdukları kadronun, geçen sezon özellikle Avrupa kupalarında elde edilen başarının üzerinde bir başarıyı getireceğine inandığını söyledi.
Yıldırım, FBTV'de canlı yayınlanan Futbol Zirvesi programında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Yeni sezon için kurdukları kadroyu yeterli görüp görmediği sorulan Yıldırım, "Geçen yıl elde edilen başarıdan daha ileriye gideceğimize inanıyorum. Bu takımımıza güveniyoruz. Geçen yıl da iyi başlamadık lige, ama sonradan takım düzeldi. Hedef, elde edilen başarıları tekrarlamaktır. Fenerbahçe olarak tecrübe kazandık. Fenerbahçe'nin tecrübesi var. Oyuncuların da tecrübesi var, camianın da var. Gelenek başladı. Biz güveniyoruz, bu gruptan çıkarız" diye konuştu.
Fenerbahçe'nin, geçen sezonki başarılı kadrosunda çok büyük değişimler yapılmadığını kaydeden Yıldırım, ana kadrodan Aurelio'nun yerine Emre'yi transfer ettiklerini, forvete Guiza takviyesi yaptıklarını, Burak'ın transferinin yanı sıra da Josico'yu aldıklarını hatırlattı.

Reklam
Reklam

-"EMRE BUNALIMA SOKULDU"-

Fenerbahçe'ye transferinin ardından, özellikle sakatlığıyla gündeme gelerek sıkça eleştirilen Emre Belözoğlu'na destek çıkan Yıldırım, Emre'nin, Türk futbolunun yetiştirdiği nadir futbolculardan birisi olduğunu kaydetti.
Medyada sakatlığının sık sık gündeme getirilmesinin Emre için rahatsızlık yarattığını anlatan başkan Yıldırım, özetle şunları söyledi:
"Emre'nin takımımıza çok faydası olacaktır. İleride "İyi ki aldık" denilecektir. Basınla olan ilişkilerini devamlı uzatmak hem ona, hem Fenerbahçe'ye zarar veriyor. Büyükler affeder. Her gün çocukla ilgili doneler ortaya koyuluyor. Aile yaşantısı iyi, saygısızlığı yok. Bir hadise yapmış. Hepimiz hata yapıyoruz. Destek olmak lazım. Sonra yapmıyor, etmiyorsa gereken söylenir. Emre Fenerbehçe'ye değil, eğer Galatasaray'a transfer olsaydı, şu an ona karşı olan ithamlar olmayacaktı. Belli Galatasaray kalemleri kasıtlı yazıyor bunları. 'Emre sürekli sakat' deniliyor. Keşke Deivid böyle sakat olsaydı da oynasaydı. Avrupa ile Türkiye'yi karıştırmayın. Orada sakat olduğunu söylerse futbolcu oynatılmaz, Ama biz 'forma için, benim için" deriz, zorla oynatırız çocukları. Partizan maçına gittik, Semih sakattı. 'Oynaman lazım, fedakarlık bekliyoruz' dedim. Doktorlar baktı, sonra oynadı. Avrupa'da olsa oynamazdı. Sakatlığını gündeme getire getire çocuğu (Emre) psikolojik olarak bunalıma soktuk. Hep beraber adamı çıldırtacak pozisyona getiriyoruz."

Reklam
Reklam

-SENNA'NIN BONSERVİSİ-

Josico'ya yönelik eleştiriler konusunda da Aziz Yıldırım, "Aragones ile ilk konuşmalarımızda, Josico'nun milli takıma almayı düşündüğü bir oyuncu olduğunu söyledi. Josico'nun daha çok geriye oynadığını, Senna'nın ileriye oynadığını ifade etti, ancak sakatlığından dolayı alamadığını belirtti. Josico da gelebileceğini söyleyince transferini yaptık. Senna'nın bonservisi 24 milyon avroydu, olmadı, alamadık. Senna 17. maddeden dolayı gelebilirdi. Bu madde üzerinde çalışma yaptık. Avrupa'da ünlü avukatlarla konuştuk. Fenerbahçe'nin sportif ceza alabileceğini duyunca vazgeçtik" diye konuştu.
Guiza'yı, Barcelona'nın da istediğini bildiren Yıldırım, İspanyol golcü ile ligler bitmeden pazarlık ettiklerini ve ön protokol yaptıklarını kaydederek, "Biz almasaydık Barcelona'ya gidecekti. Biz daha ligler bitmeden pazarlığı yaptık, ön anlaşma imzaladık. İmzalamasaydık alamazdık. Barcelona ile görüşmeler yapıyorlardı. Uzamasının sebeplerinden biri de bu" dedi.
Yıldırım, medyanın, yapılan önemli transferlerde getirilen futbolcuların değerini ölçemediğini savundu.

Reklam
Reklam

-AURELIO GERÇEĞİ-

Aziz Yıldırım, Brezilya asıllı futbolcu Mehmet Aurelio'nun, parasal konular nedeniyle menajerinin sözünü dinleyerek takımdan ayrıldığını ifade etti.
Fenerbahçe'de başkanlık görevine geldiği günden bu yana yaptığı en önemli şeyin, gelir ve gider tablolarını birbirine yakın hale getirmek olduğunu anlatan Yıldırım, "Etoo'yu da getirirdik, başkasını da getirirdik, ama kulübü borca sokardık. Ben, benden sonrası da aynı şekilde devam etsin istiyorum" dedi.
Aurelio'nun, Fenerbahçe'den yılık 1 milyon 750 bin dolar aldığını bildiren Yıldırım, geçen aralık ayında menajerinin kendilerine Aurelio'yu İspanya'nın Valencia takımına götürmek istediğini ifade ettiğini anlatarak, gelişmeleri şöyle aktardı:
"Menajerin, Valencia Teknik Direktörü Koeman ile arası iyiydi. Aurelio'nun mukavelesinde '7 milyon avro getirirse gider' diye ibare var. "Veremeyiz" dedik. Menajer gitti basına konuştu, 7 milyon avro verip Aurelio'yu İspanya'ya götüreceklerini söyledi. Valencia kulübünün sportif direktörüyle devamlı konuştuk, düşüncelerini sorduk. 'Antrenörle diyalog içinde, biliyoruz, ama biz almayacağız' dediler. Bu geldi, 'Madem Marco'yu vermiyorsunuz, Vederson'u verin, 6 milyon dolar bonservis parası getireyim' dedi. Biz, kadroyu bozmak istemediğimizi söyledik. O çocuğun menajeri olmadığı halde beynini yıkamış, almış pastanede konuşmuş. Hepsini Valencia'ya pazarlamak istiyor. Bundan sonra görüşmeyi kestik. Yıl sonunda geldi. Biz Aurelio için 2 milyon avro teklif ettik. Kendisine de yıllık yüzde 10 verelim dedik. Menajerin alacağı 400 bin avroyu 500 bin yaptık, ancak futbolcu için 3 milyon avro, artı 1 milyon avro da kendisine istedi. Bunu kabul etmedik. Edu 1.2 milyon avro alıyor, Lugano 1,2, Deivid 1,2... Hepsi bu civarda. O oyuncuya o parayı verirsek, diğerlerini ne yapmamız lazım?"
Aurelio ile duygusal bir konuşma yaptığını anlatan Yıldırım, "Menajeriyle yaptığımız konuşmaları anlattım. 'Biz seni seviyoruz, seni Türkiye seviyor, kalmanı istiyoruz' dedim. 'Alacağın primlerle bu paraları alırsın' dedim. Geçen yıl 500 milyar lira alan oyuncunun eline, primlerle 1 trilyon geçti. Aurelio'nun eline en azından 350 bin dolar tutarında daha fazla para geçerdi. 'Menajer ne derse o olur' dedi. Ben kendisine her şeyi anlattım. O da gitti" şeklinde konuştu.

Reklam
Reklam

-AURELIO-JOSICO-

Yıldırım, Aurelio'nun geri dönmek istediği şeklindeki hatırlatma üzerine, "Bizim idarecilerle menajeri görüşmeler yaptı. Ben 'Olmaz' dedim. Burası Fenerbahçe. Bize yakışmaz, biz Fenerbahçe'yiz. Karar budur, bitti. Dönmek yok. Herkes Josico'yu görecek" diye konuştu.
Aurelio olayında Fenerbahçe'nin gereken her şeyi yaptığını, ancak bu futbolcunun para için menajerinin yaptığını tercih ettiğini kaydeden Yıldırım, "Basın yazıyor, Tuncay gitti, şu gitti, bu gitti diye. Onlar varken Chelsea'yi geçecek pozisyona geldik mi hiç? Onlar yoktu bu kadroda" diye konuştu.

-TUNCAY-

Tuncay Şanlı'nın İngiltere'ye transferinin detaylarını da anlatan Yıldırım, bu futbolcuyu da ikna için çok çalıştıklarını, ancak Tuncay'ın, Avrupa hedefini tercih ettiğini bildirdi.
Tuncay'a, Middelsbrough'un vereceği rakamın üzerine çıktıklarını anlatan başkan Yıldırım, şunları söyledi:
"Tuncay'a, 'Kal Roberto Carlos'un kaptanı ol. Bazı şeyleri parayla ölçemezsin. Gider gelirsin normal oyuncu olursun. Şimdi tarihi yakalarsın, Cemil Turan olursun, Can Bartu olursun, Fenerbahçe tarihinde adın olur. Öbür türlü kopukluk olur' dedim. 'Hayır ben İngiltere'de oynamak istiyorum" dedi. Buna rağmen gittiyse ne yapabiliriz."

Reklam
Reklam

-GUIZA'NIN SİGARA İÇMESİ-

Guiza'nın bir kafede sigara içerken görüntülenerek haber yapılmasına da değinen Yıldırım, Fenerbahçeli eski futbolcu Rapaic ile aynı konuda yaşadıkları bir anıyı şöyle anlattı:
"Rapaic'i 10 milyon borservis bedeliyle aldık. Bir gün bizimle görüşmek istedi, oturduk ve konuştuk. 'Ben gitmek istiyorum' dedi. Bir kafede oturduğunda ve kahve içerken sigara yaktığında yanına gelen insanların 'Başkan görmesin, yönetici görmesin kızar, basın yazar' gibi şeyler söylediğini, bu nedenle iki ayda bunaldığını ifade etti. Biz de bir kahve söyledik ve sigara tuttuk. 'Bundan sonra sana kim böyle şey söylerse, başkan beni çağırdı sigara tuttu, kahve söyledi" dersin dedim."
Futbolcuların kendisinden çekinmesinin normal olduğunu, çünkü Fenerbahçe'nin en büyük sorumlusunun kendisi olduğunu ifade eden Yıldırım, "Bana saygı duyuyorlar, ben de onları çocuklarım gibi görüyorum" dedi.
Son 5 yıldaki transferlere harcadıkları rakamlar ve takımdan gidenlerin kazandırdıklarının karşılaştırıldığı bir haberle ilgili mantık hatası yapıldığını ifade eden Yıldırım, "14 milyon avroluk Alex de mi bedavaya gidecek diyorsunuz. Ben size Alex?in bonservisini 10 milyon avroya veriyorum, satabilirseniz satın. Mukavelesi bitmiş bir oyuncu gidiyorsa, burada zarar durumu olmaz, ancak oyuncuyu aldığımız değerden daha az bir değere mukavelesi bitmeden satarsam eksi yazabilirsiniz. Kezman'da bile kulüp zarar etmedi. 8'e aldım 2 yıl oynadı 4'ü gitti, ben de 4,5'a sattım kar ettim. Anelka'yı 5.3 milyon sterline aldık, 8.3 milyon sterline sattık. Marco'nun karşılığında 3-5 milyon vardı da ben bedavaya mı gönderdim" şeklinde konuştu.

Reklam
Reklam

-ZICO-

Eski teknik direktörleri Zico ile ilk yıl 1.8 milyon avro, ikinci yıl için de 1.9 milyon avroluk anlaşma yaptıklarını hatırlatan Yıldırım, Brezilyalı teknik adamın ikinci yıl kendilerinden yeni sezon için 3,5 milyon avro istediğini, bu nedenle anlaşamadıklarını bildirdi.
Yıldırım, şunları kaydetti:
"Kimse antrenör olarak Zico'yu burada tanımıyordu. Stajer dendi, gidince kıymetli oldu. Zico ile benim anlaşmam vardı. İlk yıl için 1.8, ikinci yıl için 1,9 anlaşmam vardı. Birinci sene şampiyon yapma şartı vardı. Şampiyon oldu, bir yıl daha sözleşmesi uzadı. Bizden istediği 3,5 milyon avroydu. Pazarlıklarda inmedi. Görüşmeleri uzattık, bekledik insin diye. İkinci konu kardeşiydi. Kardeşi 500 bin avro, Sant'anna 750 bin avro istiyordu. Toplamda 2,9 milyon avrolardan 4,75 milyon Avrolara gitti iş. Zico şampiyon olsaydı da fark etmezdi, parasal konu olduğu zaman anlaşamazdık. Yüzde 60-70 artırma olur mu? Aragones ve ekibinin aldığı para 3,5 milyon avrodur. Zico'ya yazılan primler kadar primleri vardır. Onun dışında bir şey yok. Bütün ekibinin aldığı 3,5 milyon avrodur."
Teknik direktör tercihinin neden Aragones olduğu sorusuna Yıldırım, Zicolu dönemde disiplin eksikliğine de vurgu yaparak, "Zico ile başarı geldi de, lig şampiyonluğunu yürüye yürüye kazanması lazımdı Fenerbahçe'nin. Antrenmanda tercüman çocuk hocanın arkasında kaleye şut atıyor, antrenman sürüyor. Ona göre bir düşünceleri vardı. Bizim düşüncemiz daha çok disiplindi. Bir işyeri nasıl çalışacaksa, öyle çalışılması gerekiyordu" diye konuştu.

Reklam
Reklam

-"SCOLARI İLE EL SIKIŞTIM. ETO'O İLE ANLAŞTIM"-

Aziz Yıldırım, 2006 yılında, başkanlık görevini bıraktığını açıkladığı dönemde Portekiz Milli Takımı kampında teknik direktör Scolari ile anlaştığını, ancak Portekiz, Dünya Kupası'nda tur geçtikçe Scolari'nin vazgeçtiğini anlattı.
Yıldırım, şöyle konuştu:
"Portekiz'de milli takım kampında el sıkıştım, anlaştık. Tur geçtikçe vazgeçti. Her şey de kolay değil. Fenerbahçe'yi herkes takdir etsin. Roberto Carlos geldi, Anelka geldi. Van Hooijdonk'u getirdik. Bunlar kolay değil. Transferler hemen olmuyor. Basın öyle didikliyor ki. Kıpırdama şansınız kalmıyor. Transfer olmayınca, 'Beceremediler' oluyor. Eto'o ile anlaşmıştım, ama çok büyük rakamlar istediler. Avrupa'da bu sene rakamlar alt üst oldu."

Haberin Devamı İçin Tıklayın