363 yıllık tek firar ortaya çıktı: Duvardaki delik gizemi çözüldü!

Amasya Kalesi’nin yüzyıllardır suskun kalan duvarları, Osmanlı dönemine uzanan sıra dışı bir firarı gün yüzüne çıkardı. Amasya Üniversitesi’nden bilim insanlarının yürüttüğü arşiv çalışmaları sırasında, 363 yıl önce kalede bulunan hapishaneden bir mahkumun duvarı delerek ve ölümü göze alarak kaçtığına dair belgeler kadı sicil kayıtlarında ortaya çıktı. Harşena Dağı’nın sarp kayalıkları üzerindeki kaleden gerçekleştirilen bu gizemli firar, Amasya’nın tarihi geçmişine ışık tuttu.

Amasya’da sarp kayalıkların üstünde bulunan Amasya Kalesi’ndeki hapishaneden bir mahkumun 363 yıl önce duvarı delip ölümü göze alarak gerçekleştirdiği firarın belgeleri kadı sicil kayıtlarında ortaya çıktı.

GİZEMLİ FİRAR OLAYIYLA KARŞILAŞILDI

Amasya Üniversitesi’nden bilim insanlarının Arap harflerinden Latin alfabesine aktarmayı sürdürdüğü Amasya Şer’iye sicillerinde Osmanlı döneminde 300 metre yüksekliğindeki Harşena Dağı’nda sarp kayalıkların üstünden bulunan surlarla çevrili Amasya Kalesi’nden gerçekleşen gizemli firar olayıyla karşılaşıldı.

Reklam
Reklam

300 METRE YÜKSEKLİKTEKİ KALEDEN FİRAR

1663 yılında işlediği yol kesme suçu nedeniyle kaledeki hapishaneye atılan bir mahkumun daha 5 ay bile geçmeden duvardan delik açarak kaçtığı görüldü. 300 metre yükseklikteki kaleden geceleyin firar eden ‘Mehmet’ adlı şahsın kale muhafızlarını da atlatıp fark ettirmeden kayıplara karıştığı kayıtlara geçti.

"İNCELENEN DEFTERLERDEKİ TEK FİRAR VAKASI"

Firara ilişkin sicil kayıtlarını detaylarıyla inceleyip Latin alfabesine dönüştüren Amasya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Gürkan Cevger, "Amasya Kalesi yaklaşık 300 metre bir yüksekliğe sahip. Mahkumun ölümü göze alarak kaleden firar etmesi ilginç bir şey. Bu incelenen defterlerdeki tek firar vakası" dedi.

UNESCO Dünya mirası geçici listesindeki dağda tarihe geçen kaçışı değerlendiren Prof. Dr. Songül Keçeci Kurt da, "Amasya Kalesi’nin çetin coğrafyasına rağmen buradan firar etmeyi göze alabilen kişiler de tarih içerisinden çıkmış. Bu olay Şer’iye sicillerindeki olayların farklılığını da bize gösteren çok önemli bir detay" diye konuştu.

Reklam
Reklam

"AMASYA ŞER’İYE SİCİLLERİ ÇOK ÖNEMLİ BİR KAYNAK"

40 kişilik ekibin 2 yıldır sürdürdüğü Amasya Şer’iye sicillerinin transkripsiyonu projesinde 1624-1880 yılları arasında görülen davaların da yer aldığı 97 sicil defterin birinci okumalarının tamamlandığını anlatan Prof. Dr. Kurt, "Projemizi yayına hazır hale getirmeyi hedefliyoruz. Şehrimiz açısından çok önemli bir kaynak serisine bu sayede ulaşmış olacağız" dedi.

Kaynak: İHA   |   Bu içerik Sedef Karatay tarafından yayına alınmıştır

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: