Ali Koç ve Nihat Özdemir bombaladı!

Fenerbahçe Başkan Vekili Nihat Özdemir ve Asbaşkan Ali Koç, Futbol Gündemi'nde merak edilenleri cevapladı.

Fenerbahçe Başkan Vekili Nihat Özdemir ve Asbaşkan Ali Koç, Futbol Gündemi'ne konuk oldu. Özdemir ve Koç Fenerbahçe taraftarının ve kamuoyunun merak ettiği tüm sorulara Lig TV ekranlarında yanıt verdi.

NİHAT ÖZDEMİR "Hepimiz tüm Türkiye gibi 3 Temmuz'dan beri Fenerbahçe camiası olarak zor bir süreçten geçtik. Peki neden zor bir süreç; olay yargıda ve yargı da nerdeyse 6 ay sonra iddianame yayınladı ve 14 Şubat'ta da ilk toplantının yapılacağını, ifadeler konusuna gelineceği belirtildi. Bu işin yargı tarafı..
Biz Fenerbahçe olarak inanıyoruz ki, yargılanmakta olan başkanımız, asbaşkanlarımız ve çalışanlarımız ve tutuksuz yargılanan isimlerin bu davanın sonunda suçsuz oldukları anlaşılacak, buna sonuna kadar inanıyoruz. Bu da işin bir tarafı..
Ama süre gelen bu süreçte TFF, başından beri işi doğru yönlendirmesi gerekirken devamlı karar değiştiriyor. Bu da işin bir diğer tarafı..
UEFA ve Şampiyonlar Ligi'nden men de başka bir boyutu tabii..
Burada da işi CAS'a taşıdık, Türkiye'ye gelen ve araştırma yapan Cornu'nun ifadesinde, TFF yetkililerinin bizi korumaları gerekirken ortaya koydukları tavırlarını da gördük. Yargı sürecini bir yere koyduğumuzda bunun bizi üzdüğünü, Türk futbolu adına ne kadar kötü duruma gidildiğini göstermekte".

Reklam
Reklam

"Kendimiz karar almıyoruz" "7 ayda değişik durumlarla karşı karşıya kaldık. Biz Fenerbahçe yönetimi olarak ilk günden beri ben ve arkadaşlarım konuya sahip olsak da, Türk sporunu korumak adına mücadele verirken yetkimizin belli noktalara dayandığı da ortada. Fenerbahçe'nin 14 bin kongre üyesi, 2 bin yüksek divan kurulu üyesi, milyonlara varan taraftarı olduğu ve hepsinin de değişik düşüncelerde olduğu aşikar. Bu anlamda doğru karar vermek adına mücadelemizi veriyoruz ve 3-5 kişiyle karar alalım, yürütelim demiyoruz, öyle bir fikrimiz yok".

"Fenerbahçe'nin duruşu değişmedi" "Medyada çok farklı düşünceler de var.. Herhangi bir arkadaşın 4-5 ay önce söylediği bir söz, sanki 'anayasa maddesi değişmez' gibi düşünceleri var.. Fenerbahçe'nin duruşunun değişmediği, suçsuzluğumuzu ve 34 maça intikal eden bir olayın olmadığını söylüyoruz. Bu sadece biz değil, hakem ve gözlemci raporları tarafından da söyleniyor. Teknik direktörümüz Aykut Kocaman ve futbolcularımız da bunu ifade etmektedir. Biz kendimizi suçsuz kabul edip öyle olacağımıza da inandığımız halde, belli bir kesim medyanın bu işte sadece Fenerbahçe suçluymuş düşüncesiyle 7 ay geçirdik. Bizi üzen noktalar bunlar.
Suçsuz çıkacağımıza inancımız tamdır. Ama bizim söylemlerimiz, hakem, gözlemci raporları, oyuncu ve teknik direktör ifadeleri varken, 34 haftada her puanı alnımızın hakkıyla aldığımıza inandığımız halde, bu işin bu noktaya gelmesi bizi üzmüştür".

Reklam
Reklam

"TFF ile aykırı düştüğümüz en önemli konu: Karar nasıl yetişecek?" "Etik kurul şuan inceleme yapıyor. Bu inceleme PFDK'ya gidecek. En basitinden bakınca Fenerbahçe - Bucaspor maçında kimse iddianamede suçlanmıyor ve bu maç yok. Ama Etik Kurulu'nda Fenerbahçe - Bucaspor maçı incelemeye alınıyor, sorular soruluyor. Eğer bir yargılama söz konusuysa ve iddianame varsa, masumiyet karinesi göz önüne alınarak, Etik Kurul 70 klasöre tek tek bakıp savunma istemek durumunda. 93 kişi savunma verecek ve belki de bir çok kişinin şahit olarak dinlenmesi gerekecek. Bunları hangi düşünce tarzı ile ne zaman inceleyecekler? 4 Nisan'a bunun yetişmesi gerekli, çünkü 15 Nisan'da play-off maçlarının başlayacağı söyleniyor. Play-off'lardan önce puan silme cezası verileceğini, kararı uygulamaya koyacaklarını söylüyorlar. Bunun da ardından itirazlar olacak. Bunların Tahkim'e gitmesi, incelenmesi ve Tahkim'in son kararı sonrasında da Play-offlar oynanabilecek. Bunların yetişmesi, bu kararların adil yargılama ile verileceğini, doğru karar üretileceğini inanmıyoruz. TFF ile aykırı düştüğümüz en önemli konu bu.

Reklam
Reklam

"8 değil, 11 takıma yükselebilir" Ayrıca 14 Şubat'ta dava başlayacak. 1. duruşma sonrasında tutuklu ve tutuklu bulunmayan arkadaşlardan şubat ayı sonundan sonra savunma alabilirler. Bu da yazılı veya sözlü olabilir. Bu hangi zamana sığacak? Nisana kadar bu kararın nasıl üretileceğini bilmiyoruz. Sadece Fenerbahçe değil, 8 takım var. Tapeler incelenirse bunun 11 takıma kadar yükseleceği kamuoyunda konuşulmakta. Kararın yetişmeyeceğine inanıyoruz. Acele karar verme içine girerlerse de doğru, sağlıklı adaletli bir karar çıkamaz".

Yol haritası nasıl belirlenecek?
26 Ocakta bir genel kurul olacak. TFF'nin istediği veya belli bir kesimin istediği önerge var, bunun hakkında herkese söz hakkı verilecek. Biz Fenerbahçe olarak genel kurula sunulan önergenin pozitif ve negatif yönlerini tüm iyi niyetimizle genel kurul üyelerinin dikkatine sunacağız. Önerge oylanacak, kabul edilip edilmeyeceğini söylemek kehanet olur. Genel kurul üyeleri hür iradeleriyle karar verecek. Biz Fenerbahçe yönetimi olarak kabul edilen önerge ışığında ne yapmamız gerektiğine dair seri toplantılar yapacağız. 26 Ocak'tan sonra belirlenecek yol haritasına göre; ihtiyaç duyarsak yetkimizi de aşıyorsa, F.Bahçe'nin halka açık borsadaki durumunu da göz önüne alarak Genel Kurul'a çağrıda bulunacağız. Belki bu ihtiyacı hissedeceğiz. Bunu da cumartesi günü kamuoyuna zaten açıkladık. Yetkileri aşan bir karar varsa, Genel Kurul'a gideriz ve orada en üst karar organı olarak verilecek kararla yol haritamızı belirleriz".

Reklam
Reklam

Fikri değişti mi?
"58. madde hakkında fikrimin değiştiği söyleniyor. Medyada bazı arkadaşlar, ya hiç okumuyorlar, ya kulaktan dolma karar veriyorlar, ya da okuduklarını anlamıyorlar. 6222 sayılı sporda şiddet yasanının değişmesi gündeme geldi, ağır bir yasaydı ve Kulüpler Birliği bir duruş sergiledi, 4 parti ile görüştü ve yasa değişti. Bu yasa için de 'sayın Aziz Yıldırım için çıkıyor' demelerine rağmen halen 5 arkadaşın tutukluluğu devam ediyor. Buna rağmen bazı teknik direktör ve futbolcu arkadaşların tutukluluk hali sona erdi. Buna canı gönülden sevindik. 23 arkadaşımız ise bekliyor. Kanun değişiminden sonra Kulüpler Birliği toplantısında bir duruş sergilediğimizi ve 6222 sayılı kanunda da değişiklik olduğu için arkadaşların serbest kaldığını, şimdi de 58. maddeyi konuşmamız gerektiğini' söyledim. Bu güne kadar sadece suçlu sadece Fenerbahçe gibi gösterildi. İddianame yayınlandı ve 8 takımı ilgilendiren konu var. Bunla ilgili nasıl bir yol haritası izleyeceğini konuşmak lazım' dedim. Ben bunu derken, Fenerbahçe'nin rahatsız olduğu şekilde, içeride konuşulanlar insanların işine geldiği gibi çarpıtılarak dışarı aktarılmaya başlandı. Hürriyet'e verdiğim beyanatta diyorum ki 58. Madde uygulanırsa şike veya teşvik yapan ve girişimde bulunan her takım küme düşer. Bu durumda iddianameye baktığımızda 7 takım Süper Lig'den ve bir takım Bank Asya'dan düşer. Bu 7 takım 58. Maddeye göre düşerse, 'Türk futbolu değil, dikkatinizi çekiyorum Türk sporu zarar görür' dedim. Bu 58. Madde değişsin fikri değildir. Biz değişmesini istemiyoruz. Virgülüne dahi dokunulmasın. Etik Kurulu, Disiplin Kurulu incelemesini yapsın ve vereceği kararı versin. Fenerbahçe'nin düşüncesi değişmemiştir. Ancak Kulüpler Birliği'nden konuşulanlar yanlış yansıtıldığı için böyle bir algı oluştu. Ben 8 takım değil, bunun daha da artacağına inanıyorum. Teşebbüs eden ve işlemde bulunan takım da küme düşmesi gerekiyorsa düşer. Biz bunu söylüyoruz".

Reklam
Reklam

"Kulüpler Birliği'nden her konuşulan, maalesef kamuoyuna yanlış ve aleyhte sızdırıldı. Son toplantı sonrasında bu sıkıntımızı dile getirdik. Bu haberlerden dolayı Fenerbahçe camiasının tepkiler aldığımızı ifade ettik. İçeride ne konuştuysak, dışarıda söyleyeceğimizi de açıkladık".

"TFF vereceği karara dikkat etmeli" "3 Temmuz'dan bu yana öyle bir süreç var ki, Allah onların da yardımcısı olsun dedik. Hiçbir zaman TFF niye böyle yapıyor demedik. Kimse de bu yaşanacakları bilse TFF Başkanı ya da yöneticisi olmak istemezdi. O zaman, madem TFF şike soruşturması diyor; TFF niye kendi hakemine, temsilci raporlarına bakmıyor. Onlar da bu işin bir parçası değil mi? Federasyonun bütün okları kulüplere çevirmesi doğru mudur? Futboldan anlayan insanlara bu maçları tekrar izletmek, yeni bir rapor düzenlemek kararlara yön vermesi açısından daha iyi olmaz mı? Bunları hep konuştuk. Neticede Etik Kurulu, Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu bir karar verecek. Verilecek karar, yargıdaki arkadaşlarımızın sürecine etki edecek. Hak veya hukuk yönünden ters bir karar alırlarsa, bu yargıya da etki eder. Etik Kurulu, Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu ya da Futbol Federasyonu'ndaki yönetim kurulu üyesi; o karara kim imza atıyorsa, ben veya Fenerbahçe taraftarı ya da başka bir takım taraftarları bu kişilere davalar açabilirler. TFF'nin hep dediğimiz; bu kararları verirken süreye ve iyi bir incelemeye gereği vardır. Bu kararları iletirken, bunlara dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum. TFF'nin vereceği kararla ile yargıdan çıkacak kararın paralellik taşıması gerektiğini düşünüyoruz.
Türk yargısına intikal eden davaların yüzde 56'sı beraatle sonuçlanmaktadır. Etik Kurulu, Disiplin Kurulu, Tahkim Kurulu, TFF ve yönetim kuruluna sesleniyorum; Türkiye'de yargıya intikal eden davaların yüzde 56'sı beraatle sonuçlanırken, 10-15 gün ya da en fazla 20 gün içine 93 kişilik davayı sıkıştırıp bir karara varırsanız, Türkiye futbolunu kaosa sürükleyecek kararlar verirseniz, bunun sorumlusu kim olacak? Tahkim Kurulu, Disiplin Kurulu tarafından kaleci Recep'e verilen cezayı dondurdu. Tahkim Kurulu, yürüyen yargıya bakmadan nasıl bir karar verecek; hayretle bekliyorum. İşi aceleye getirmeden aklı selimle yargıya tesir edecek kararlar vermemelerini bekliyoruz"

Reklam
Reklam

"Kongreye gidebiliriz" "Fenerbahçe bir spor kulübüdür ve bir dernektir. Bu derneğin de bir tüzüğü var. Hangi organların ne görevi olduğu açıkça yazmakta. 26 Ocak'tan sonra ortaya çıkacak duruma göre toplantılarımızı yapacağız. Nelerin bizim yetkimizde olduğunu; genel kurula gitmemizi gerektiren dinamikler varsa onları konuşup, gerekirse kongreye gideceğiz. Biz, sermayederlerimizi, taraftarlarımızı ve kongre üyelerimizi rahatsız etmeyecek bir karar için elimizden geleni yaparız. Biz yetkilerimizi biliyoruz."

Cornu'nun ifadeleri "Bakınız, UEFA Cornu'nun ifadesini yalanlamadı. İfadesini geri çekmeye çalıştılar. Bizim avukatlarımız müraacatları ile CAS'taki evrakın geri çekilmesine mani oldular. Çünkü bu ifadeler bizim her zaman en büyük dayanığımızdır. Cornu diyor ki; "Siz burada bu süreci yaşadınız, yüzde 1 olsa dahi şike olmamama durumu var mı?" İki kişiden gelen cevap şu; "Yüzde 1 ihtimal değil, yüzde yüz şike yapılmıştır" Cornu da açıklamasında bu ifadelere yer vermiştir. Biz bir karar iletirsek Türkiye'de yer yerinden oynar. Fenerbahçe taraftarının tepkisi az olsun diye UEFA'dan gelen bir karar gibi gösterelim dedi TFF. Biz bunlarla uğraşıyoruz. CAS, negatif bir karar verse bile tazminat davaları açacağız. Bu iş burada bitmeyecek.
İki kişi canlı yayınlara çıkarak "Biz Cornu'yu mahkemeye vereceğiz" dediler. Herkes duydu. 2 ayı aşkın bir zaman geçti. Bu kişiler, bir avukat bulup dava açma zahmetinde bulunmadılar mı? İlhan Helvacı ile Lütfi Arıboğan bu lafları etmişlerdir; biz dava açmalarını bekliyoruz"
Ben TTF olsam kimlerle yola devam ettiğimi düşünüp ona göre karar verme yolunu seçerim"

Reklam
Reklam

"104 yıllık çınarı deviremediler" "Fenerbahçe bir spor kulübü, sadece futbol kulübü değil. 9 ana dalda yarışan bir kulübüz. Biz görevimizn ne olduğunun farkındayız. Bu 9 dalda amiral gemimiz futbol takımıdır. 7 ay zaman geçti. Hangi olaylarla; taraftarımız, kongre ve divan kurulu üyelerimiz, teknik kadromuz, oyuncularımız nasıl bir süreçten geçtiğimiz biliniyor. Şampiyonlar Ligi'nden men de edildik. Çok büyük gelir kaybı oldu bizim için. Bu olumsuzluklara rağmen ligde ikinci durumda ve liderle aramızda 2 puan fark var. Play off için ön sırada olan takımların deplasmanlarına gittik. Onlar daha Saracoğlu'na gelecek, sadece Trabzonspor'a gideceğiz. Bunun yanında bayan-erkek basketbol takımlarımızın yurt içi ve dışında yakalığı başarılar var. Aynı şekilde voleybolda da, amatör dallarda da elde ettiğimiz başarılar var. 104 yıllık çınarı deviremediler. Çınarı devirmek bir yana geçen sene şampiyonluk yolunda ilerlerken bile 35 bin olan stada gelen taraftar sayımız, bu yıl 45 binden aşağıya düşmüyor. Basketbol ve voleybol maçlarına da taraftarların büyük bir desteği var. Taraftarımız ve camiamız bu yapılan haksızlıklara rağmen dimdik ayakta. 104 yıllık çınarı deviremediler. Ligde 2. olmamıza hayretle bakanlar var. Şu an 7. veya 8. olsaydık, bu puan silinme de konuşulmazdı. Futbol takımımızın sezon sonunda nerede olacağını göreceğiz."

Reklam
Reklam

Transferde son durum "Genel kurula gideceğiz, bu çalışmalara devam ederken transferde de yolumuza devam ediyoruz. Sow'la görüşmelerimiz devam ediyor. Nasıl neticeleneceğini bir-iki gün içinde göreceğiz. Taraftarımız yüreğini rahat tutsun. Biz görüşmeye başladığımız isimleri kamuoyuna açıklamadan, isim telaffuz etmeyiz. Sow'u açıkladık, konuşabiliriz onu. Sırası geldiğinde transferleri kamuoyuna açıklarız. Her alanda, güçlü Fenerbahçe olmaya devam edeceğiz. Taraftarlarımız güvensinler"

**ALİ KOÇ

**"Öyle bir ortamdayız ki; kimin sesi çok çıkarsa onun dediği oluyor gibi. 3 Temmuz öncesi federasyon başkanı, federasyon yönetim kurulu üyesi olmak zor idi. Ağzınızla kuş tutsanız birileri memnun olmuyordu. 3 Temmuz'dan sonra öyle bir yönetildi ki herkes mutsuz. Buralara nasıl geldiğimizi daha iyi anlamakta yarar var. Fenerbahçe taraftarı, camiası suçluluğu kanıtlanmadan reva görülen muamelenin karşısında patlama noktasına geldi. Kamuoyu nezdinde suçlu ilan edildi, suçu kesinlik kazanmadan ne ceza alması gerektiği tartışıldı. Ceza tarafında kendini savunamacak tüm arkadaşlarımın adil savunma yapabilmeleri çok zor."

Reklam
Reklam

"Oldu bittiye getirileceğini düşünüyoruz" "UEFA ve FIFA ülke yargı sistemlerine güvenmediklerinden dolayı futbolun özerk olmasını hükmediyor. Futbol özerkir kendi incelemesini yapmak zorundadır. Suçsuz olmamıza rağmen müdafa hakkımızı kullanmadan yerden yere vuruluyoruz. Bu sattten sonra yaşanan ve yaşatılan sürece baktığımızda ve federasyonun söylem ve eylemlerini değerlendirdiğimiz zaman adil bir yargılanma yaratılmadan oldu bittiye getirileceğini düşündüğümüzden endişeliyiz."

"Suçluysak cezamızı çekeriz ama..." "Bu işe soyunacaksanız en layıkıyla yapmak zorundasınız. Federasyonun söylem ve eylemlerde çelişkiler olduğunu düşünüyoruz. Ligler zamanında başlayacaktı, kupa zamanında, oynanacaktı. Avrupa'ya gidecek takımlar belliydi. Sonra yargı süreci beklenecek dendi, etik krulu raporu beklenecek dendi, iddianame beklenilecek dendi, sezon sonu Mayıs beklenilecek dendi, son olarak play-off öncesinden bahsediliyor. Federasyon bütün yetki kendisinde olmasına rağmen UEFA baskısını öne sürdü. Birçok bilginin dışarıya gizliliğe rağmen sızdırıldığını gördük. Yaptığımız görüşmelerde aldığımız bilgiler 58. maddenin kalmasına, bir önergeyle karar çıkarılmasını hedefleniyor. Suçluysak cezamızı çekeriz ama biz adil yargılanma istiyoruz. Ama bu konuda ciddi kuşku ve şüphelerimiz var. Davanın başında hassasiyete olumsuzluklar gözardı edildi. Çok daha hassasiyetle hareket edilse gizlilik ihlal edilmezdi. Basın yasağı getirilirdi, futbolumuzun markasının uluslararası arenada kirlenmesinin önüne geçilirdi. Masumiyet kaniyesi adil savunma hakkı vardır. Bizi suçlu gördüler. UEFA'nın etkisinde kaldı. UEFA olağandışı bir harekette bulunmuştur. UEFA olağandışı hareketi ne zaman yapar; ilgili ülkenin beklenen yapmadığı zaman.UEAF'nın devreye girmesinin altında neler yattığını biliyoruz, UEFA'ya daha az kızıyoruz. Resmi olmasa da gayri resmi olarak bilgilendirilmiş ve suçlu gösterilmişiz. Sıfır tolerans uygulanıyorsa ismi geçen başka takımlar nasıl gidebiliyor. Karar alma yetkisi ve sorumluluklarını yerine getirmemiştir federasyon."

Reklam
Reklam

"Tarihi bir karar için..." "Federasyon başkanımız yaptığı açıklamada 'inşallah tüm takımlar suçsuz çıkar' diyor. İnşallah biz de öyle düşünüyoruz. En iyi müdafa şartlarını sağlama yetkisi onlarda ama 20 gün içinde savunmanı yapacaksın diyorlar. Yollanan evrakta tam ne için suçlandığımız yazmıyor. İddianamede var ama bu futbolun kendi özerkliği var. Hakem, temsilci, gözlemci raporlarından bahsetmiyor. Elinizdekiler iddiadır. İdialarla bir karar verilemez. İddialarla karar verilse mahkemelere ne gerek var. Bu işin bu şekilde gidemeyeceği konusunda kanaate vardık. Tarihi bir karar için genel kurulumuzla buluşma düşüncesindeyiz."

"Bu iş çocuk oyuncağı değil" "Son aşamasına geldiğimiz bu süreçte federasyon yönetiminin güven tazelemesi gerektiğini düşünüyoruz. Onların yerinde olmak istemezdim, zor durum. Ama bizim yerimizde hiç olmaz istemezdim. Fenerbahçe'ye gönül vermiş herkesten bahsediyorum. Bu iş çocuk oyuncağı değil yeter artık. 3 Temmuz öncesinde de futbol sürecin yürütülüş şekline baktığımız zaman, şu anda futbol ayrıştırma aracı haline gelmiştir. Konuşmadık konuşmadıkça taraftarımızdan tabanımızdan tepki ladık."

Reklam
Reklam

"Son derece manidar" "Bizim derdimiz çok doğru bir inceleme, soruşturma yapılması. Oldu bittiye getirilmemesi. Layıkıyla savunma hakkının kullanılması. Böyle bir konuda 20 günde savunma yapması son derece manidardır. Oldu bittiye getirilmeden UEFA'nın ekisi altında kalmadan yapılmasını istiyoruz. Gerekirse lig sonuna kalsın."

58. madde "58. maddeye evrensel açıdan zaman baktığınızda diğer federasyonlarla karşılaştırdığınızda çok ağır bir madde. UEFA bile hayret etmiş durumda 58. maddeye. Bu kaotik ortamda olmasak 58. madddeyi konuşuyor olmazdık. Tam net söyleyemeceğim ama Almanya İtalya gibi ülkelerde a, b,, c diye devam ediyor maddeler ve küme düşme bazı ülkelerde m, kimi ülkelerde j madesinde. Hem teşebbüse hem eyleme küme düşme cezası öngörülüyor. Bu ne kadar adil. Düne kadar genel kurulda 58. maddeyi tatışacağımızı düşünüyorduk. Şimdi 58. maddeye dokunulmayacağı daha sonra gözden geçirileceği söyleniyor."

Reklam
Reklam

"Suçumuzu bilmeden ceza yedik" Chelsea kaptanı Terry'nin davası oldu. Irkçılıkla ilgili oldu. Irkçılık dünyanın her yerinde çok önemli.. İngiliz Federasyonu karar vermeden önce "Yargının kararını bekleyeceğiz" dedi.
Bizim Türkiye Futbol Federasyonu ile ters düşmemiz 24 Ağustos'taki Şampiyonlar Ligi'nden ihraç edilmemiz ile birlikte başlıyor. Biz bunu kabullenemedik. Nedeni ise suçumuzu bilmeden ceza yedik.
Hazırlıklı olursak "Gitme ne olacak" denilebilir ama buna hazırlıklı değildik. Birkaç gün önce açıklanmış, Avrupa'ya gidecek takımlar şunlar denilmiştir. Daha sonra Ağustos'un 15 ve 24'ü arasına ne olduysa TFF kendi iradesinin dışına UEFA'nın yaptırımlarıyla Fenerbahçe'yi men ettiğini açıkladı. Aynı gece Trabzonspor'un dahil edildiğinin haberi geldi. Federasyonun kararı hangisidir?"

"UEFA girmedi, sokuldu" "Aylardır basında UEFA korku pompalanıyor. Milli takım Avrupa'dan men edilecek, başka takımlar Avrupa'ya gidemeyecek diyorlar. Oluşturulan bir sistem var ve bu sistematik şekilde işliyor.. Basındaki arkadaşlar yeterince araştırmıyorlar ve haber yapıyorlar. UEFA'nın böyle bir ceza verdiğini kimse vermiyor. Örnek sorduğumuzda cevap veremiyorlar. Bir takımın hatasından dolayı milli takımı ihraç ettiğini bahsetmiyor. Ne zaman böyle yapmış diye kimse merak etmiyor mu?. Liverpool faciasından sonra böyle örneği göremedik. İnşallah böyle bir örnek vardır. Biz geriye gidelim. Bu zorlu süreç 3 Temmuz sabahı başladı. Federasyonumuz en büyük hatalardan birisi çok konuşuldu. Zaman zaman plan dışı televizyonlara bağlanıp konuştular. Dediklerinin birçoğu gerçekleşmedi. Kamuoyu ve Federasyon etkilenmiş olmasıydı bunlar olmayacaktı. Etik kurulu raporu ortaya atıldı. Bu rapor önemli bir şey. Öncelikle etik kurulu raporunun yanlış kişilerin eline geçmiş olmasından dolayı rahatsızız. Raporda kanaatler var. 21 Temmuz tarihinden gelen bilgilerden oluşmaktadır. 3 katı belge geldi dediler. Kişilerin savunmalarını almamız gerekiyor dediler. Basında çıkan haberler UEFA'ya yollandı. UEFA gibi ciddi kurumun gazete raporlarına bakarak karar vermeyeceğine inanıyoruz."

"Tazminat davası olursa Türkiye'yi koruyacak belge var mı diye kimse sormadı. 24'ünde bir tebliğle Şampiyonlar Ligi'nden men edildik. UEFA'nın açıklaması var. Bu kararı TFF'nin verdiğini belirten. Kurum kendini sağlama alıyor. Şampiyonlar Ligi'nde olacak takımlarla ilgili açıklama yapılıyor. Fenerbahçe'de bu takımlar arasında yer alıyor. Sonra bakıyoruz Trabzon'u aldık diyorlar. Biz men edildik. 2 gün sonra biz TFF'ye giderek böyle bir karar verdiyseniz bizi peşinen suçlu görüyorsunuz dedik. Siz bizi suçlu görüyorsanız. Bu sene düşürün hem içeride hem dışarıda cezamızı çekelim dedik. Milletin ağzına sakız olmuşuz. Futbolcuların psikolojisini düşünün. Borsa inip çıkıyor. Bizi onurumuzla indirin dedik ama ciddiye alınmadı. Bizim söyleyeceğimiz UFEA bu işin içine girmedi sokuldu. Biz bu işi incelememiz lazım denmedi. Hala diyebilecek fırsat var."

Arıboğan'ın açıklamaları doğru değildir" "Fenerbahçe camiası olarak resmi evrakta iletilenlerden sonra bu süreci yönetenler iki kişi olmasını kabul etmiyoruz. 15 bin üyeniz var milyonlarca taraftarınız var. Resmi evrakta bir ifade var biz bunu kullanmayacağız. Kendi hakkımızı korumak istiyoruz. Yanlış olmadığı ortada UEFA yazı yazdı bunlar doğru değildir diye. Bana karşı dava açmaya çalıştılar mahkeme kabul etmedi. Cornu'nun ifadesinin çekildiği ifadesi yapılmış ve kabul edilmemiştir. Arıboğan'ın açıklamaları doğru değildir. Başkan bu belgenin ilk iş günü elime geçti dedi. Federasyon başkanı harekete geçti. 10 gün gösterilmedi. Tvlere bağlandılar avukat ulaştırmadı dediler. Net yanıt alamadık. Biz Arıboğan ile o dedi bu dedi demektense yüzleşelim. "

Sporculara ve en çok da taraftara teşekkür.. "Lig TV'nin Allah yardımcısı olsun, inşallah yatırımlarının meyvesini toplar. Medya açısından adil bakan, madalyonun iki yüzünü gösterenlere teşekkür ediyorum. Futbol camiasında olaya nötr duran ya da yanımızda olanlara, her şeye rağmen dik duran çalışanlarımıza, spor sahalarımızda tek işi spor olan sporcularımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Her şeye rağmen yine 5'te 5 yakalarız düşüncesine, bilhassa Aykut Kocaman'a, kaptanlarımız Alex, Volkan, Emre ve onlar nezdinde tüm sporcularımıza aynen yollarına devam ettikleri ve bayrağı dik tutukları için teşekkür ederim. Ama en büyük teşekkür, bu kadar saldırı varken bu camianın yıkılmasını önleyen taraftara. Zaten bizler yolcuyuz onlar hancı, iyi ki varlar"..

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: