Ana Akım Medyanın Tutuşundan Uydurduğu PlayStation 4 - IŞİD Bağlantısı Bu Hafta Okuyacağınız En Saçma Şey!

Sene olmuş 2015, hâlâ mı video oyunları öcü?

13 Kasım Cuma günü, Fransa büyük bir terör saldırısıyla sarsıldı. 130’u aşkın kişinin öldüğü zannedilen saldırı, aynı anlarda farklı yerlerde gerçekleştirildi. Eğer teröristlerden biri o esnada Fransa cumhurbaşkanı François Hollande’ın da takip ettiği Fransa – Almanya maçının oynandığı Stade de France’a girebilmiş olsaydı, rakam çok büyük ihtimalle çok, çok daha yüksek ve korkunç bir seviyeye çıkardı. Yakın zamanda kendi başkentinde de benzer bir saldırıyı görmüş bir ülke olarak, empati kurmak çok zor değil. Tabii bizde ölenler solcu olduğu için psikolojik hasar daha hafif karşılandı, orası ayrı.

Reklam
Reklam

Her neyse, bizim meramımız buradan iş çıkartmak değil. Bunu bir yerden bir protesto yazısına, siyasi bir argümana bağlayacak değiliz. Bizim meselemiz, bunun akabinde Forbes’un işlediği bir gazetecilik cinayeti. Forbes, saldırılardan sonra “Paris IŞİD teröristleri PlayStation 4’ü saldırı tartışmak ve planlamak için nasıl kullandı” başlıklı bir yazı yazdı. Bu yazıda, Belçika’lı bakan Jan Jambon’un bir beyanı vardı, Jambon o beyanda IŞİD’in iletişim için PS4 kullandığına inandıklarını, bunun sebebinin de PS4’ü denetlemenin zorluğu olduğunu söyledi. Jambon’a göre PS4’teki iletişimlerin izini sürmesi, WhatsApp’tan bile zormuş ki; IŞİD’in ekseriyetle WhatsApp kullandığı zaten söyleniyordu. Forbes’daki makale, Paris’te yapılan baskınlarda IŞİD üyelerinin evinde de PS4 çıktığını iddia ediyordu bunun üzerine.

Sonra şöyle oldu; Kotaku makaleyi yazan kişiyle iletişime geçti ve meseleyi eşeledi. Önce ortaya çıktı ki, Jambon bu beyanları Paris saldırısından 3 gün önce, 10 Kasım’da yapmış, ve Paris saldırılarıyla değil, genel olarak IŞİD pratikleriyle ilgili konuşuyormuş. Yani Paris saldırılarının PS4 üzerinden planlandığı gibi bir sonuca varmak mümkün değil. Değil, zira ortada baskınlarda ele geçirilmiş bir PS4 de yok. Forbes için yazan kişi, kanıt dosyalarında böyle bir şeye rastlamadığını, yanlış yazdığını itiraf etti. Fakat tabii, “gerçek ayakkabılarını giymeden, yalan dünyayı dolaşır” demiş usta yazar. Bunlar ortaya çıkana kadar, BBC’den Radikal’e kadar her yerde “Paris saldırıları PS4’te yapılmış” gibi haberler yayıldı.

Reklam
Reklam

Jambon’un lafları elbette baki. PS4’ü takip etmesi, gerçekten de zor olabilir. Ben pek ihtimal vermiyorum. Birincisi, zaten gerçekten takip etmesi bu kadar zor olsa bunu hiçbir devlet yetkilisi açıklamaz. WhatsApp mevzusu için de aynının geçerli olduğunu düşünüyorum. Yıllardır WhatsApp’ın ne kadar takip etmesi zor olduğu söyleniyor; yıllardır da bana bu zarf gibi geliyor. PS4 meselesi de kanımca öyle. Halka açık bir yerde harbiden çözemediğiniz bir mecraya “ya biz bunun izini süremiyoruz, of” demezsiniz. Milletin çözemediğinizi sandığınız şeye dersiniz ki, teröristler bilmeden ona yönelsinler. Yıllarca 2. Dünya Savaşı’nda İttifak devletlerinin Axis kodlarını çözdüklerini açıklamamaları gibi.

Yani buradaki mevzumuz bence “PS4 IŞİD tarafından kullanılıyor mu?” değil. Asıl mevzu, bunun 2015 senesinde hâlâ bu kadar ivme kazanabilen bir konu başlığı olması. İster inanın, ister inanmayın; ama bu PlayStation markasının Batı’nın düşmanlarıyla ilk bağdaştırılması değil. 2000 senesinde de Irak’ın yaklaşık 4000 PS2 sipariş ettiği, PS2’nin “üstün” işlemci gücünü kullanarak da askeri silahlar üreteceği haberi çıkmış, yine baya gazlanmış, sonradan da çok net bir şekilde aklı selim insanlar tarafından “saçmalamayın lan öyle şey mi olur normal Pentium 3 bilgisayar bulamıyorlar mı sanıyorsunuz?” diyerek çürütülmüştü. 15 sene sonra, yine aynı noktadayız. Yine video oyunlarını öcüleştirmek, makul ve hız kazanabilen bir davranış.

Reklam
Reklam

PlayStation markası haliyle bir açıklama yapıp, “biz bir tehdit durumunda herkesle birlikte çalışıyoruz zaten” dedi. Ama demesine gerek de yoktu. IŞİD dediğin her türlü iletişim kuruyor olabilir. Twitter olur, WhatsApp olur, duman olur, güvercin olur. Bu o mecrayı ayıplatmaz. Ama ana akım medyanın, işin içerisine böylesine bir şevkle dalıp, kanıtları falan göz ardı etmesi, beyanları yanlış sunması, manşetleri yanlış atması ve sonradan kontrol etmeden bunu duraksızca yayması; hâlâ eski reflekslerini kaybetmediğini gösteriyor. Sene olmuş 2015, hâlâ video oyunları “öcü gerektiğinde kırılacak” camı arkasında duruyor. Ne kadar saçma!