Northwestern Üniversitesi araştırmacıları, drone'ların görünürlüğünü azaltmak için alışılmış yöntemlerden farklı bir yaklaşım geliştirdi. Phantom Twist adı verilen küçük hava aracı, çevresine benzetilmek yerine son derece hızlı dönerek insan görme sisteminin sınırlarından yararlanıyor.
Drone saniyede 25 defaya kadar dönebiliyor. Bu hızda aracın ayrıntıları insan gözü tarafından net biçimde takip edilemiyor ve gövdesi arka planla görsel olarak karışan hafif bir bulanıklığa dönüşüyor.
Araştırma, Northwestern Üniversitesi'nden Michael Rubenstein liderliğinde gerçekleştirildi ve 16 Temmuz'da Avustralya'nın Sydney kentinde düzenlenen Robotics: Science and Systems 2026 konferansında "Computational Design of a Low-Visibility UAV Using Human-Aligned Perceptual Metric" başlığıyla sunuldu.
Rubenstein, drone'ları gizlemeye yönelik çalışmaların büyük bölümünün araçları çevrelerine benzetmeye odaklandığını belirtirken ekiplerinin farklı bir soru üzerinden hareket ettiğini söyledi.
Araştırmacılar, drone'un tasarımını insanın hareketi algılama biçimine göre şekillendirerek sürekli hareket yoluyla düşük görünürlük elde etmeye çalıştı. Rubenstein, sürekli hareketten yararlanarak düşük görünürlük sağlama fikrinin çok az kişi tarafından araştırıldığını belirtti.
Bu yaklaşım özellikle gözlem amaçlı drone kullanımlarında önem taşıyor. Drone'lar yaban hayatını izlemek, eskiyen altyapıyı kontrol etmek veya sulak alanları incelemek için kullanılsa da araçların varlığı gözlemlenen canlıların davranışını değiştirebiliyor. Kuşlar bölgeden uzaklaşabiliyor, hayvanlar kaçabiliyor ve insanlar farklı davranabiliyor.
Daha zor fark edilen bir drone ise aynı işi bu yan etki olmadan yapabilir.
Görsel kaynağı: Northwestern University/YouTube
Hareketten yararlanarak görünürlüğü azaltma düşüncesi tamamen yeni değil. Northwestern ekibinin makalesinde, 2006 yılında New York Times Magazine'de yer alan ve "Boomerang Drone" olarak anılan daha eski bir projeye de değiniliyor.
Bu araçta da hızlı dönüşten yararlanılmaya çalışılmış ancak drone, bulanıklık etkisinden tam olarak faydalanabilecek kadar hızlı dönemediği için büyük ölçüde görünür kalmıştı.
Araştırmacılar aktif gizlenme fikrinin geçmişini ayrıca 1944 yılında Ulusal Savunma Araştırma Komitesi (National Defense Research Committee) tarafından geliştirilen "Yehudi light" projesine kadar götürüyor. Bu sistem, Müttefiklerin deniz arama uçaklarının düşman tarafından fark edilmesini zorlaştırmak amacıyla karşı aydınlatma yöntemini kullanıyordu.
Phantom Twist'ın tasarımı klasik dört pervaneli drone'lardan önemli ölçüde farklı.
Araçta tek bir motor ve tek bir pervane bulunuyor. Pervane bir yönde dönerken drone'un geri kalan gövdesi ters yönde dönüyor.
Rubenstein, normal bir quadcopter'da pervanelerin hareket etmesine rağmen gövdenin sabit kaldığını ve bu nedenle aracın görülmeye devam ettiğini belirtiyor. Phantom Twist'ta ise bütün gövde döndüğü için görünür durumda kalan sabit parçalar bulunmuyor.
Görsel kaynağı: Northwestern University/YouTube
Araştırma ekibi nihai tasarıma ulaşmak için bilgisayar ortamında kararlı uçuş yapabilecek yaklaşık 20 bin farklı drone konfigürasyonu oluşturdu.
Bu tasarımlarda yapay zeka ve optimizasyon algoritmaları kullanılarak motor, pervane, devre kartı, karşı ağırlık ve bataryaların konumları tekrar tekrar değiştirildi.
Her tasarım uçuş sırasında dönüyormuş gibi simüle edildi ve 100 farklı gerçek dünya arka planının üzerine yerleştirildi.
Ardından görüntüler, insan görüşünü taklit etmek üzere oluşturulan bir algı modeli tarafından puanlandı. Daha düşük puan, drone'un daha başarılı biçimde gizlendiği anlamına geliyordu.
En iyi sonuç veren 500 tasarım yeniden optimizasyon sürecinden geçirildi ve sonunda fiziksel prototip üretildi.
Çalışmanın ortak yazarlarından, bilgisayar bilimi alanında öğretim üyesi (assistant professor) Emma Alexander, yöntemin temelinde insan gözünün görüntüyü algılamak için belirli bir süre boyunca sinyal toplamasının bulunduğunu söylüyor.
Alexander'a göre bu süreç bir kameranın pozlama süresine benzetilebilir. Bir nesne yeterince hızlı döndüğünde göz, nesnenin ayrı ayrı ayrıntılarını seçmek yerine bulanık bir görüntü algılıyor.
Phantom Twist'ın neredeyse tamamen şeffaf olması da bu etkiyi güçlendiriyor. Drone üzerindeki az sayıdaki opak parça hızlı dönüş sırasında arka planla görsel olarak kaynaşıyor ve ortaya yalnızca hafif bir pus görünümü çıkıyor.
Araştırmada kullanılan görünürlük ölçümüne göre Phantom Twist, standart bir dört pervaneli drone'a kıyasla yaklaşık 10 kat daha zor fark ediliyor.
Görsel kaynağı: Northwestern University/YouTube
Bununla birlikte Phantom Twist gerçek anlamda görünmez değil.
Pervanenin çıkardığı ses, araç gözle zor fark edilse bile konumunu ele verebiliyor. Ayrıca drone üzerindeki destek telleri ve çubukların bir bölümü hâlen görülebiliyor.
Araştırmacılar gelecekte daha fazla şeffaf malzemenin ve daha sessiz itki sistemlerinin kullanılmasıyla drone'un görünürlüğünün daha da azaltılabileceğini düşünüyor.
Kaynak: NewAtlas