Evlerin en sık kullanılan beyaz eşyalarından biri olan çamaşır makineleri, hafta sonu, tatil ya da gece fark etmeksizin yoğun bir tempoda çalışır.
Ay boyunca defalarca çalıştırılan makineler, zamanla yıpranabilir ve çeşitli arızalarla karşılaşabilir. Ancak günlük çamaşır yıkama rutininde yapılacak bazı küçük değişikliklerle bu yıpranmayı azaltmak mümkün.
Ev aletleri ve tekstil bakım uzmanlarının önerilerine göre, çamaşır makinesinin kullanım ömrünü uzatmak için dikkat edilmesi gereken 5 temel alışkanlık bulunuyor.
Çamaşır makinesini çalıştırmadan önce kıyafetleri kontrol etmek, hem giysilerin hem de makinenin zarar görmesini önleyebilir. Özellikle açık fermuarlar, yüksek devirli sıkma sırasında makinenin tamburunu çizebilir veya diğer kıyafetlere takılarak kumaşların yıpranmasına neden olabilir.
Tekstil uzmanı Frej Lewenhaupt, fermuarların kapatılmasını, düğmelerin iliklenmesini ve kıyafetlerin ters çevrilmesini önerdi. Bu basit önlemler, yıkama sırasında kumaşların birbirine takılmasını ve yırtılmasını önlemeye yardımcı olabilir.
Özellikle kot pantolonlar ve baskılı tişörtlerin ters çevrilerek yıkanması, renklerin ve desenlerin daha uzun süre korunmasını sağlıyor. Ayrıca kot gibi sert kumaşların diğer hassas giysilere sürtünerek zarar vermesinin de önüne geçiliyor.
Çamaşır makinesinin ömrünü kısaltan en yaygın alışkanlıklardan biri, tek seferde mümkün olduğunca fazla çamaşır yıkamaya çalışmak.
Makinenin kapasitesinden fazla doldurulması, çamaşırların yeterince temizlenmesini engellediği gibi cihazın dengesini de bozabilir. Özellikle sıkma sırasında ağırlığın tambur içerisinde eşit dağılmaması, motor ve süspansiyon sistemine fazladan yük bindiriyor.
Uzmanlar, her yıkama programı için kullanım kılavuzunda belirtilen kapasiteye uyulmasını tavsiye ediyor. Daha küçük ve dengeli çamaşır yükleri, hem temizlik performansını artırıyor hem de makinenin parçalarının gereksiz yere zorlanmasını önlüyor.
Çamaşır makinesinin sürekli su ve deterjanla çalışması, temizlenmesine gerek olmadığı anlamına gelmiyor.
Zamanla deterjan kalıntıları, kireç ve kumaşlardan ayrılan küçük parçacıklar makinenin çeşitli bölümlerinde birikebilir.
Bu birikintiler hortumların tıkanmasına, makinenin verimliliğinin düşmesine ve kötü kokuların oluşmasına neden olabilir. Nemli kalan bölümlerde ise küf ve mantar oluşumu görülebilir.
Özellikle önden yüklemeli çamaşır makinelerinde yıkama sonrasında kapak ve deterjan çekmecesinin bir süre açık bırakılması önerilir. Böylece makinenin içindeki nemin dışarı çıkması kolaylaşır.
Ayrıca kapak çevresindeki lastik contanın düzenli olarak silinmesi, deterjan çekmecesinin temizlenmesi ve üreticinin önerdiği aralıklarla kazan temizleme programının çalıştırılması gerekir.
Kazan temizleme özelliği bulunmayan modellerde ise üreticinin kullanım kılavuzuna uygun bir çamaşır makinesi temizleyicisi kullanılabilir. Düzenli temizlik, makinenin performansını korumaya ve parçaların kullanım ömrünü uzatmaya yardımcı oluyor.
Her kıyafetin aynı programda ve aynı koşullarda yıkanması, zamanla hem giysilere hem de makineye zarar verebilir. Bu nedenle çamaşırları kumaş türüne ve yıkama talimatlarına göre ayırmak önem taşıyor.
Tekstil uzmanları, özellikle hassas kıyafetlerin yıkanırken çamaşır filesi içerisinde muhafaza edilmesini önerdi.
Fileler; küçük çorapların, bebek kıyafetlerinin ve hassas parçaların makinenin drenaj sistemine kaçmasını önlemeye yardımcı olabilir.
Aynı zamanda giysilerdeki kopçaların, metal aksesuarların ve kemer tokalarının tamburun iç yüzeyini çizme riskini de azaltır.
Çamaşırları doğru şekilde ayırmak ve uygun yıkama programını seçmek, yalnızca kıyafetlerin daha uzun süre kullanılmasını sağlamıyor. Makinenin iç aksamını da gereksiz aşınmalara karşı koruyor.
Çamaşır makinelerinde gözden kaçırılan ancak büyük sorunlara yol açabilen parçaların başında su hortumları ve bağlantıları geliyor.
Zaman içerisinde yıpranan hortumlarda çatlaklar, şişmeler ve deformasyonlar meydana gelebilir. Bu durum su sızıntısına, evde su baskınına ve makinenin çevresinde ciddi hasarlara neden olabilir.
Lindsay Jones, kapak contalarının düzenli olarak nem ve kir açısından kontrol edilmesini, temizlendikten sonra kurulanmasını tavsiye etti. Jones ayrıca hortumların ve bağlantı noktalarının yaklaşık beş yılda bir yıpranma belirtileri açısından incelenmesi gerektiğini belirtti.
Uzmanlara göre hortumlarda çatlama, şişme veya aşınma fark edildiğinde beş yıllık süreyi beklemeden değişim yapılması gerekir. Ayda bir kez gerçekleştirilecek kısa bir kontrol bile olası su kaçaklarının ve beklenmedik arızaların önüne geçebilir.