DÜKKANI KAPATTIK!

Ne tesadüf ki okulların kapanması ile Milli maçlar hemen hemen aynı tarihlere denk geldi. Millilerimiz 24 yıl sonra katıldığımız Dünya Kupası’nda bırakın derece ile bitirmeyi resmen bir öğrenci gibi sınıfta kaldı.

Okul çocukları nasıl derslerinde başarı göstermediğinde sınıf tekrarına kalıyor, işte Milliler de tam öyle bir cezayla karşı karşıya kaldı. Görece dişimize göre bile denebilecek gruptan bırak rahat çıkmayı, 3.olup en iyiler kategorisinden bile gidemedik. Bildiğin elendik. Evimize dönüyoruz! Büyük bir utanç tablosu olsa gerek...

Hadi ilk elin günahı olmaz dedik. Şanslı günümüzde değildik. Tecrübesizliğimizin kurbanı olduk Avustralya maçında. Bir noktaya kadar anlayabiliyorum ama ikinci maç... Paraguay karşılaşmasının kelimelerle anlatılacak  bir tarafı yok. Üstüne üstük rakip 10 kişi kalmış. Artık rezaletin dibi...

Kalemize gelen ilk topun bir şekilde gol olması mı desem, oyun olarak hiç olmamamız mı desem! Nereden anlatmaya başlayacağına şaşırıyor insan. Kesinlikle zayıf bir kadromuz yok. Forvet dışında her bölgede fazlasıyla yeterli hatta bir kademe öne gidiyorum iyi de takımız. Bir kere Avustralya kesinlikle önceki turnuvalardaki Kangurular değildi. Jenerasyon değişimi var orada. Öte yandan Paraguay dediğin takım Dünya Kupalarının gediklisi falan değil. Her turnuvada harika işler yaratmaz. Hatta bize karşı da gördük ki kadro kalitesi de bizden aşağıda. Ama gel gör ki iki maç koca bir sıfır puan.

ABD maçına değinmiyorum çünkü artık bizim açımızdan anlamı kalmadı. Formaliteden öteye geçmez. Biz dükkanı kapattık dönüyoruz ama tıpkı bir öğrenci gibi nasıl sınıfta kaldıysak dersimize iyi çalışıp  bir sonraki Dünya Kupası’na yine katılacağız. Bu sefer daha da başarılı olacağız.

TERİM-HACIOSMANOĞLU GERGİNLİĞİ

En baştan söylemekte fayda var. Boş bir tartışma. Hocanın youtube kanalındaki yayınını baştan sona izledim. Kendi jargonunda gayet açık ve net bir şekilde daha ilk Avustralya maçının ardından takıma destek olunması gerektiğini, birlik ve beraberlik içinde çocuklara inanmamız gerektiğini belitti Fatih hoca. Buna karşın Hacıosmanoğlu cümlelerin içinden cımbızla çekercesine bir kaç detay aradı ve buldu.

Ne gereksiz işler! Federasyon başkanlığına adı geçmese bile kafasına kurt düşürmüştür hocanın şimdi. İbrahim Hacıosmanoğlu Bey çok fevri ve lafın önünü arkasını dinlemeden hareket ediyor. Ortada doğru düzgün eleştiri bile yokken, oradan kendinize bir laf bulup laf dalaşına girilmesi son derece hatalı bence.

Haberin Devamı İçin Tıklayın