Erdoğan'dan gaziye 'bebek katili' yanıtı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Balıkesir’de sivil toplum temsilcileriyle kahvaltıda bir araya geldi. Erdoğan kahvaltı sonrası STK temsilcilerine hitap etti.

ANKARA (ANKA) -Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terör meselesini çözmek için her adım atmalarında karşılarına engeller çıktığını ifade ederken, "Felaket tellalları, savaş baronları, karamsarlar, kötümserler, oy avcıları boşuna çırpınıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu ülkenin, bu milletin kutlu yürüyüşünü engelleyemeyecekler" dedi. Balıkesir programını sürdüren Başbakan Erdoğan, sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi. Türkiye'nin başındaki sorunları tek tek çözdüğünü söyleyen Başbakan Erdoğan, "Türkiye'yi güven ve istikrar ile yönetiyoruz. Bugün ekonomide başarılıysak bu iki kelime sayesinde başarılıyız. Türkiye mevcut sorunlarını erteleyerek iddialı hedeflerine ulaşamaz. Biz sorunları çözdükçe düğümleri tek tek açtıkça atılım yapabilir çıtayı yukarı çekebiliriz. Sorunları ertelemek Türkiye'yi bir süre ertelesek, yaralanırız. Sorun ne kadar büyük olursa olsun sırtınız Allah'a ve millete dayadığınızda siz o sorunu ezer geçersiniz. Sorunlar karşısında cesaret gösteremeyenler milleti ancak bir süre kandırabilir. Cesaret, samimiyet ve kararlılık en zor meselelerin üstesinden gelir" ifadelerini kullandı. **-"BU İŞİ ÇÖZECEĞİZ DEDİK, SAMİMİYETLE ÜZERİNE GİTTİK"-** Bizden önce, terörün Türkiye'nin üzerine karabasan gibi çöktüğü 20 yıl boyunca maalesef bu meselenin üzerine cesaretle, kararlılıkla en önemlisi de samimiyetle gidilmediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Hiçbir hükümet risk almak istemedi. Muhalefette olan partiler sorumluluk almak istemedi. Seçim denildi, oy oranları denildi, tahrik denildi ve süreç sadece idare edildi. Anadolu'da, Trakya'da ocaklara ateş düşerken, ateş düştüğü yeri yakarken, maalesef siyaset bu acıları dindirmek için kararlı, dirayetli adımlar atamadı. Bakın 10 yıldır milletimizin takdiri ile ülkemize hizmet ediyoruz. Partimizi kurarken, programımızı yazarken, terör meselesini çözme konusunda tam bir irade sergiledik ve bu iradeyi hükümete taşıdık. Ama ne oldu 10 yıl içinde terör meselesini çözmek için her adım attığımızda karşımıza engeller çıktı. Ne zaman adım atsak, karşımızda duvarlar örüldü. Ne zaman bir girişimde bulunsak, karşımızda hendekler bulundu. Ne zaman harekete geçsek, karşımızda provokasyonlar, tahrikler, sabotajlar bulundu. Bunları bir mazeret bir bahane olarak ifade etmiyorum. Bunların hiçbiri bizi yıldırmadı. Ne önümüze örülen duvarlar, ne kazılan hendekler, ne provokasyonlar, ne sabotajlar bizi yolumuzdan çevirmedi. Biz, "bu işi inşallah çözeceğiz' dedik, samimiyetle bu işin üzerine gittik." **-"CHP HALA DÖNECEK"-** CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çözüme yönelik kendilerinden görüşme talebinde bulunduğunu anımsatan Erdoğan, "Biz buyurun gelin dedik. Geldiler, görüştük. O ara bir öneri paketi diye de gazetelerde bu pazarlandı. Ben sordum; "Sayın Kılıçdaroğlu bu on madde bir öneri paketi midir?' diye, "hayır' dedi. "Bir tespittir, bir teşhistir' öyle mi dedim, "evet' dedi. Öneri paketi olmadığına göre, bunlar zaten yazılan çizilen şeyler" diye konuştu. MHP'nin de o süreçte CHP'ye randevu vermediğini kaydeden Erdoğan, "İlla onları bekleyecek misiniz' diye sordum. Sayınız, sayımız anayasayı değiştirmeye yeterlidir. Gelin hemen ben 3 arkadaşıma talimatı veriyorum, siz de arkadaşlarınıza talimatı verin çalışmaya başlasınlar. Çalışsınlar, ondan sonra çağırıp ne yaptılar bakalım. Ardından bu istikamette de adımlarımızı yasa düzenleyeceksek yasa, anayasa değişikliği yapacaksak bunları yapalım ve yolumuza devam edelim. Bunun üzerine Sayın Hamzaçebi "Bu bir ay olmaz, en az iki ay 3 ay sonra biz döneriz' dedi. Hala dönecekler" ifadelerini kullandı. **-"ARKADAŞ SEN NEYİN PARTİSİSİN?"-** Başbakan Erdoğan, çözüm sürecine ilişkin MHP'nin tavrını sert bir şekilde eleştirirken, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çözüm adına hiçbir şey zaten kendilerinde söz konusu değil. Bol bol hakaret etsin, küfretsin. Bundan öte bir şey onda yok. Onun tek çözümü bu. CHP randevu ister vermez, AK Parti randevu ister vermez. Arkadaş sen neyin partisisin. Yani bir araya gelip oturmaktan bu kadar kaçınan bu kadar çekinen bir siyasi parti bu ülkede niye var. Konuşmayacaksak niye var. Adam birbirini öldürüyor daha sonra gidiyorlar birbirleriyle kucaklaşıyorlar, barışıyorlar, burada böyle bir şey yok. Böyle bir anlaşış, böyle bir mantık olabilir mi? Üç kez ben randevu istedim, vermedi. Bulunmayan Hint kumaşı mısın ya, ben milletim adına bunu istiyorum, şahsım adına değil." Ben bir iktidar partisinin başıyım, bu ülkenin Başbakanıyım senden randevu istiyorum, sen ise hala ipe un seriyorsun. Demokrasilerde muhalefet güçlü olursa demokrasi o ülkede güç kazanır. Muhalefet güçlü olmazsa demokrasi kan kaybeder. Onun için de güçlü muhalefet istiyoruz ama karşımızda da güçlü muhalefet yok." **-"ÇÖZÜMÜ BİRİLERİNE RAĞMEN ARARIZ"-** Katılımcılara "Şimdi kardeşimiz; "Bebek katili ile bir araya gelmek' dedi" diye seslenen Erdoğan, "Bakınız bu aynı mantıktır. Şu anda ifade ettiğim mantığın ta kendisidir. Dünyada hangi ülkeye giderseniz gidin o ülkenin iktidarları, istihbarat örgütleriyle ki istihbarat örgütlerinin mensubu dünyada ajanlar diye anılır, onlar vasıtasıyla sadece terör suçlularıyla değil, her türlü suçluyla giderler onlar vasıtasıyla görüşmeler yaparlar. Onlardan belli şeyleri almanın gayreti içerisine girerler. Çözümü böyle götürüler. Bunlar olmazsa zaten çözüm olamaz. Şu anda eğer benim istihbarat teşkilatım bu tür görüşmeleri yapıyorsa, siz niçin bundan rahatsız oluyorsunuz. Eğer orada çözüm umudu varsa biz bunu birilerine rağmen ararız. Çünkü biz bu ülkede anaların gözyaşı dinsin, akan kan dursun istiyoruz. Bunun için bu adımları atıyoruz. Aksi taktirde bunu durduramazsanız. Şu anda bu işin kanatları belli İmralı'ya ben getirip koymadım onu. İmralı'ya da geçmişte bunların ortaklaşa hükümetinde yerleştirildi. İsabetli de olmuştur. Belki bir F tipi cezaevinde olsa her gün oralarda binlerce insan belki de gösteri yapacak. Attıkları adım isabetli de olabilir" şeklinde konuştu. **-"AMA GAZİ OLMAYI İSTİSMAR ETMEYELİM"-** Abdullah Öcalan'ı, "Yalan yanlış haber getirip taşıdıkları için" avukatlarıyla görüştürmediklerini, ancak ailesiyle görüştürdüklerini belirten Erdoğan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bunların da bize ulusal ve uluslararası çerçevede bir şeyler kazandırdığına da inanıyoruz. Buradan eğer bir çıkış olacaksa, biz bu çıkış yolunu şu anda deniyoruz, deneriz ve bundan da yılmayız ve birilerine rağmen de bunu erteleyemeyiz. Buna rağmen de biz bu adımı attıysak, burada bir çözüm yolu olduğu için. Bir defa şu hiç şık değil; gazi olabilirsin, eyvallah. Bu bizim de başımıza gelebilir. Bir şereftir, onunla övün. Ama gazi olmayı istismar etmeyelim. Biz şehidimize de gazimize de AK Parti iktidarı olarak geldiğimizden bu yana tarihinde olmayan imkânları sağladık. İstiyoruz ki onlar asla bu toplumda mağdur olmasınlar. Şehidimize gazimize sahip çıkmak için adımlar attık. Bu adımları lütfen görelim, istismarını yapmayalım. Önüne gelen her yerde şehit, gazi dernekleri oluşturuyor, bu da olmaz. Bu bir yere kadar saygıyı getirir. Bir yerden sonra bir de bakarsınız ki o saygı kaybolur. Vatandaş burada bir istismarın olduğunu anladığında o saygı biter. Biz gerçek anlamda şehidimizin, gazimizin başımızın üzerinde yeri olduğunu bildik, onun için de bu adımları attık, bundan sonra da atarız." **-"GENEL AFFIN OLAMAYACAĞINI DEFALARCA İFADE ETTİK"-** Erdoğan, bir diğer konunun "genel af çıkıp çıkmayacağı" olduğunu söylerken, "kardeşim yahu sen bizi hiç dinlemiyorsun demek ki. Ya mensubu olduğunuz bir yerler var veya farklı bir çerçeveden bakıyorsun. Biz bir genel affın olmayacağını, olamayacağını defalarca ifade ettik. Ben bizzat ifade ettim. Bunu çok da ilerilere taşıdık. Hele hele "bir insanı öldürenin af yetkisini ben kendimde bulamam' dedim. Bundan daha iddialı bir ifade olur mu. Ben bu ifadeleri kullandım diye, anamuhalefetin mensupları ne yaptılar; "Bu şeriat devleti getirmek istiyor' dediler. Ben düşüncemi söyledim. Ben böyle düşüyorum. Bu hakkı yetkiyi kendimde bulmuyorum devletin de böyle bir yetkisi yoktur. Ben bunu yine söylüyorum, bununla ilgili çalışma ne ise bunu yapmak durumundayız. Devlet kendisine karşı işlenen suçlarda bu tür af yetkilerini kullanabilir. Maktul başkası, affeden başkası Hayır. O af yetkisi maktulündür, onun varislerinindir. Ben böyle bakıyorum. Yaklaşımım benim bu" ifadelerini kullandı. **-"ARTIK BUNLAR ÇEKİLMİYOR"-** Toplumsal huzur içinde bu olaya böyle bakmanın gerektiğine işaret eden Erdoğan, "Birileri düşünün ki orada mağdur olan, maktul olan bir ailenin mensupları, her yönüyle yaralanmış bitmiş tükenmiş, bir bakıyorlar ki; katil sokakta dolaşıyor. Feryat ediyorlar. Geçenlerde bir bayanı sekiz yerinden bıçaklıyor, mahkemeye gittikten sonra yargı serbest bırakılıyor. Ben bunu anlayamıyorum. Bu nasıl bir adalettir sorusunu ben de kendime soruyorum. Erklerin bağımsızlığından hareketle bizim orada yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Ben Adalet Bakanıma da hem onu söyledim. Bu işin üzerine nasıl gideceksek gidelim, artık bunlar çekilmiyor. Biz bunları görmek istemiyoruz. Bir taraftan gelecek kadına şiddeti uygulayacak, öbür tarafta yaralayacak, icabında öldürecek, ondan sonra da trafik cezasında olduğu gibi öbür taraftan çıkacak. Bunlar olacak iş değil" dedi. **-"30 YIL SEYRETTİLER, 30 YIL ENGEL OLDULAR"-** Çözüm sürecinde muhalefetin bir projesi olmadığını anlatan Erdoğan, "Biz iktidara geldiğimizde projemizi sunacağız" denildiğini ifade ederek, "Ya iktidara gelemezsen ne olacak?" diye sordu. Erdoğan, "30 yıl kimi zaman iktidar ortağı oldular, kimi zaman muhalefet oldular. 30 yıl seyrettiler, 30 yıl engel oldular. Bu gün aynı şekilde acıyı seyrediyor, çözüme engel oluyorlar. Bu muhalefet midir, bu çözümden yana olmak mıdır, bu annelerin, babaların, şehitlerin, ateşin düştüğü ocakların acısını yürekte hissetmek midir? Hayal dünyalarında senaryolar üretiyorlar, kendi uydurdukları yalanlara dönüyor, kendileri inanıyorlar. Biz vatanına olan sevgisini sloganlarla değil, arkasındaki eserlerle anlatan bir hükümetiz" diye konuştu. **-"SAVAŞ BARONLARI BOŞUNA ÇIRPINIYORLAR"-** "Milletimizin değerlerini gözeterek, milletimizin sesini dinleyerek son sözü milletimizin iradesiyle biz söyleriz. Felaket tellalları, savaş baronları, karamsarlar, kötümserler, oy avcıları boşuna çırpınıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu ülkenin, bu milletin kutlu yürüyüşünü engelleyemeyecekler" diyen Erdoğan, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Biz Allah'ın izniyle, sizin veya sizinle birlikte inşallah bu sorunu çözecek, Türkiye'nin ayağındaki bu prangayı söküp atacak, geleceğe çok daha farklı şekilde yürümeye devam edeceğiz. Annelerin ağladığı bir ülke hiçbir şekilde bayındır bir ülke olmaz ve olamaz. Annelerin ağıdını durduracak, Allah'ın izniyle o annelerin hayır dualarıyla inşallah 2023'e çok farklı şekilde gireceğiz."
[Tüm haberler](https://www.mynet.com/haber)