Her sözü üzerinize almayın! Daha huzurlu bir yaşam için 3 zihinsel değişim

Başkalarının söylediği sözleri günlerce düşünmek, geçmiş konuşmaları zihninizde tekrar tekrar canlandırmak ve kendinizi sürekli açıklama ihtiyacı hissetmek ruhsal olarak yorucu olabilir. İşte başkalarının düşüncelerine daha az takılmanıza ve iç huzurunuzu korumanıza yardımcı olabilecek 3 zihinsel değişim.

Günlük hayatımızda yaşadıklarımız bazen zihnimizin yorulmasına sebep olabiliyor. Her yoruma cevap vermek ya da herkesin sizi doğru anlamasını sağlamak zorunda değilsiniz. İşte daha huzurlu bir yaşam için 3 zihinsel değişim...

1. HANGİ SÖZLERİN SİZİ NEDEN YARALADIĞINI ANLAYIN

Bazen bizi asıl inciten, karşımızdaki kişinin söylediği sözden çok, bu sözün kendimiz hakkındaki düşüncelerimizle çatışmasıdır. Örneğin zekâsıyla gurur duyan birine düşüncesiz olduğu söylendiğinde, kendini kanıtlama ihtiyacı hissedebilir. İyi bir insan olmaya önem veren biri ise bencil olmakla suçlandığında kendi davranışlarını sorgulamaya başlayabilir.

Reklam
Reklam

Bu tür anlarda yalnızca başka birinin sözlerine tepki vermezsiniz. Aynı zamanda bu sözlerin kendiniz hakkında ne düşündürdüğüne de tepki gösterirsiniz. Bu nedenle sizi rahatsız eden bir yorumla karşılaştığınızda hemen cevap vermek yerine kendinize kısa bir süre tanıyın.

Kendinize şu soruları sorabilirsiniz: Bu söz beni neden bu kadar etkiledi? Üzerinde düşünmem gereken gerçek bir eleştiri mi var, yoksa yalnızca kendimi savunma ihtiyacı mı hissediyorum?

Her yoruma anında karşılık vermek zorunda değilsiniz. Bazen duygularınızı anlamak için kendinize zaman tanımak, gereksiz tartışmaların önüne geçmenize yardımcı olabilir.

2. HERKESİN SİZİ NASIL GÖRDÜĞÜNÜ KONTROL ETMEYE ÇALIŞMAYIN

Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğüne fazla önem verdiğinizde küçük bir yorum bile gününüzü olumsuz etkileyebilir. Örneğin başarılı biri olarak görülmek istiyorsanız yetersiz olduğunuzun söylenmesi size kişisel bir başarısızlık gibi gelebilir. İyi niyetli biri olarak tanınmayı önemsiyorsanız bencillikle suçlanmak saatlerce aynı konuyu düşünmenize neden olabilir.

Reklam
Reklam

Sorun, biri sizi yanlış anladığında kendinizi kanıtlamak zorunda hissettiğinizde başlar. Oysa ne kadar dikkatli açıklama yaparsanız yapın, insanların sizin hakkınızda ne düşüneceğini tamamen kontrol edemezsiniz.

Bunun yerine kendi davranışlarınıza, aldığınız kararlara ve insanlara nasıl davrandığınıza odaklanın. Birisi gerçek bir hatanızı dile getirdiğinde bundan ders çıkarmaya açık olun. Ancak sizi anlamayı reddeden birini ikna etmek için bütün enerjinizi harcamanız gerekmez.

Kendinizi tanımak için herkesin sizi onaylamasına ihtiyacınız yok. Başkalarının sizinle ilgili düşünceleri, kim olduğunuzu bütünüyle belirlemez. Önemli olan, kendi değerleriniz doğrultusunda hareket edebilmenizdir.

3. HER GÖRÜŞÜ GERÇEK OLARAK KABUL ETMEYİN

İnsanlar sizi yanlış anlayabilir, seçimleriniz hakkında varsayımlarda bulunabilir veya sizi kendi deneyimleri üzerinden değerlendirebilir. Bazen sizin hakkınızda yanılabilirler ve ne söylerseniz söyleyin fikirlerini değiştirmeyebilirler.

Reklam
Reklam

Özellikle kendinizi doğru ifade etmek ve niyetinizi anlatmak istediğinizde bu durum can sıkıcı olabilir. Ancak her olay açıklama yapmanızı gerektirmez. Her anlaşmazlık da zamanınızı ve enerjinizi ayırmaya değmez.

Başkalarının söyledikleriyle bu sözlere yüklediğiniz anlamı birbirinden ayırmayı öğrenmek önemlidir. Bir yorum duyduğunuzda bunun gerçekten doğru olup olmadığını değerlendirebilir, gerekiyorsa kendinizi savunabilir ve yanlış bir davranışınız varsa bunu kabul edebilirsiniz. Fakat her eleştiriyi kişisel bir saldırı olarak görmek zorunda değilsiniz.

Bazen bir konuşmadan uzaklaşmak, tartışmayı sürdürmekten daha sağlıklı bir seçim olabilir. Yanlış anlaşılmak, mutlaka yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmez. Kendinizi sürekli açıklamak yerine hangi durumların gerçekten dikkatinizi hak ettiğine karar vermek, zihinsel yükünüzü hafifletmenize yardımcı olabilir.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: