Mhp Genel Başkanı Bahçeli'den 'zam Değerlendirmesi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Hükümet, şayet ekonomik büyümeden, ilerlemeden ve dünyanın 17. büyük ekonomisi...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Hükümet, şayet ekonomik büyümeden, ilerlemeden ve dünyanın 17. büyük ekonomisi olmaktan samimiyetle bahsediyorsa toplu görüşme masalarında hak sahiplerinin taleplerini karşılamalı ve doğal olarak maaşıyla geçinen milyonları rahatlatmalıdır" dedi.

Reklam
Reklam

MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin "Toplu Sözleşme Görüşmeleri Kapsamında Memur Sendikaları ile Hükümet Arasındaki Müzakerelere" yönelik yazılı bir açıklama yaptı. "AKP hükümetince ileri sürülen ekonomideki başarı ve zenginleşme hikayelerinin temelsiz, asılsız ve ham hayalden ibaret olduğu son gelişmelerle iyice su üstüne çıkmıştır" diyen Bahçeli, bilhassa yetkili memur sendikaları ile hükümet arasında yürüyen toplu sözleşme sürecinin, ekonomi politikalarındaki 'acizliği' ve 'hafifliği' açıkça gözler önüne serdiğini savundu. Bahçeli, yükselen faiz, tırmanan enflasyon, büyüyen dış ticaret açığı ve bu çerçevede fren tutmayan cari açık, artan borç miktarı, düşmeyen işsizlik ve inişli çıkışlı bir görüntü çizen üretimdeki tablonun Türkiye ekonomisinin yumuşak karnı olarak fazlasıyla dikkat çektiğini ifade ederek, "Hükümetin memurlara karşı sergilediği vicdansızlık ve haksızlık ekonominin sunulduğu ve iddia edildiği gelişme kulvarında olmadığını bir kez daha kanıtlamıştır. Nitekim iktidar tarafından memurlara yönelik cimri ve ciddiyetsiz zam önerileri ekonomideki çapı genişleyen gediklerin, üzeri örtülemeyen başarısızlıkların ve büyüyen kara deliklerin itirafından başka bir anlama da gelmemiştir" dedi.

Reklam
Reklam

AK Parti hükümetinin Türkiye ekonomisindeki istikrar ve kalkınma sözlerinin, çalışanlara ve alın teriyle geçimini sağlayan milyonlara gelince boyası döküldüğünü ve yetersizliklerinin ayan beyan ortaya çıktığını iddia eden Bahçeli şöyle devam etti:

"Bu kapsamda memur ve emeklilere yönelik olarak 2012 yılı için önerilen 'yüzde 3+3' zam teklifiyle, 2013 yılı için gündeme getirilen 'yüzde 2+3' zam düşüncesi her şeye rağmen insafsızlık ve izansızlık örneği olmuştur. Üstelik memurlara ödenmesi gereken bu yılın ilk yarısındaki zamlı maaş hala verilmemiş ve bu konuda affedilemez bir kayıtsızlık gösterilmiştir. İktidar gücüyle sindirilen, tayin ve yer değiştirme tehditleriyle bunaltılan, işe yaramaz ve vasıfsız diyerek hakir görülen, hatta yan gelip yatmakla itham edilen memurların dayanacak gücü, katlanacak mecali artık kalmamıştır. İşine gelince her şeye para bulan, milli kaynakları fütursuzca çarçur eden ve israfın dibine batan AKP zihniyetinin, sıra memur ve emeklilere gelince ipe un sermesi asla kabul edilemeyecek bir sinsilik ve kötü niyetliliktir. Son bir yıllık zaman zarfında; doğalgaza yüzde 33, elektriğe yüzde 22, benzine yüzde 23, mazota yüzde 24'lük zam oranları çalışanların maaşlarını eritmiş ve bilhassa gıda ve barınma harcamalarındaki ısrarlı artışlar hayatı zindana çevirmiştir. Başbakan Erdoğan'ın talep edilen maaş artışlarının gerçekleşmesi karşında ülkemizin Yunanistan ve İspanya'ya dönebileceğini ifade etmesi en başta her bir memur ve emekliye hakaret ve haksızlıkla eşdeğer anlama gelecektir. Yandaşlar küpünü ve heybesini devletin hazinesine bağladıkları yolsuzluk nakil hatlarıyla doldururken, alay eder gibi bazı kamu görevlilerine yoğurt ve süt yardımı yapılma teklifi ise Başbakan'ın basiretsiz ve yetersiz devlet yönetimi hakkında herkese bir fikir vermiştir. Anlaşıldığı kadarıyla AKP zihniyeti partizan sütçüleri ve yoğurtçuları palazlandırmak konusunda memurlarımızı üs olarak kullanmayı pervasızca kafasına koymuştur."

Reklam
Reklam

"Hükümet, şayet ekonomik büyümeden, ilerlemeden ve dünyanın 17'nci büyük ekonomisi olmaktan samimiyetle bahsediyorsa toplu görüşme masalarında hak sahiplerinin taleplerini karşılamalı ve doğal olarak maaşıyla geçinen milyonları rahatlatmalıdır" diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

"Yeri gelince 'Alan değil veren el olduk' diyerek mangalda kül bırakmayan Başbakan Erdoğan; tahammül sınırını çoktan aşan hayat pahalılığı karşısında memurların ve emeklilerin feryatlarını işitmek durumundadır. Libya muhaliflerine yüz milyonlarca doları bir çırpıda veren, Suriye muhaliflerini besleyen, küresel projelere milletimizden topladığı vergileri hoyratça peşkeş çeken AKP hükümetinin, toplu görüşmelerle çocuklarının nafakasını ve geleceklerinin güvencesini teminat altına almaya çalışan kamu çalışanlarına gözünü ve vicdanını kapatmaması en temel insanlık borcudur. Milliyetçi Hareket Partisi, hükümetin ayak sürümesiyle devam eden toplu görüşmelerde, memurların yüzde 11,14 seviyesine ulaşan enflasyona ezdirilmeyerek, refahlarını artıracak makul ve meşru zam oranı üzerinde bir an önce mutabakat sağlanmasını beklemektedir. Diyalog, işbirliği ve anlayış kapılarını açık tutarak memurların dile getirdikleri sosyal ve ekonomik nitelikli isteklerin karşılanması, AKP'nin ihmal edemeyeceği görevleri arasındadır. Bilinmelidir ki, çalışanını mutlu edemeyen, siyasi baskı ve kuşatma altında tutan bir iktidarın ayakta kalma, var olma ve gücünü koruma şansı asla bulunmayacaktır. Bu gerçekler ışığında partimiz Başbakan ve hükümetini inadından vazgeçerek memur ve emeklilerin sesini duymaya; bununla birlikte insafa, adalete ve hakka riayet etmeye davet etmektedir."

Reklam
Reklam

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

Haberin Devamı İçin Tıklayın