MONTELLA'YA TEŞEKKÜRLER, PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?

Milli Takımımız, İtalya karşısında aldığı ikinci mağlubiyetin ardından artık bir değişime gitmeye karar verdi. Takım ruhunu kaybetmiş, sahada savruk bir görüntü çizen bir Milli Takım izliyorduk. Belli ki futbolcuların da inancı giderek azalmıştı.

A Ligi, mevcut durumumuzla bize biraz fazla geldi. Ancak yalnızca rakiplerin kalitesini konuşmak da yeterli değil. Montella'nın bazı tercihleri ve açıklamaları da artık “E tamam, yeter!” dedirtti.
Form durumu oldukça düşük olan Barış Alper Yılmaz'ı ısrarla forvette oynatmasını mı anlatsam, Can Uzun'un kötü oynadığı bir maçın ardından “Gayet iyiydi.” diyerek onu savunmasını mı? Yoksa Fenerbahçe'de bile zaman zaman eleştirilerin hedefinde olan Kerem Aktürkoğlu için “Elimde olsa heykelini dikerdim.” demesini mi?
Montella'nın tercihleri kadar açıklamaları ve tavırları da tartışma konusu oldu. Gelinen noktada bir değişimin kaçınılmaz olduğu düşüncesindeyim.
Ancak bütün bunlara rağmen Vincenzo Montella'ya bugüne kadar yaptıkları için teşekkür etmek gerekiyor.
Hoca, Milli Takım'ı Uluslar Ligi'nde C Ligi'nden alıp A Ligi'ne taşıdı. Elbette C Ligi, bizim seviyemizin oldukça altında. C'den B'ye yükselmek büyük bir başarı olarak görülmeyebilir ama B'den A'ya çıkmak önemlidir. Katılımcı sayısı artmış olsa da Türkiye'yi 2002'den sonra ilk kez Dünya Kupası'na götürmesi de azımsanacak bir başarı değil.
Eksikleri oldu mu? Elbette oldu. Yanlış tercihleri ve eleştirilecek kararları da vardı. Ancak Milli Takım'ı ayrışmanın ve kutuplaşmanın merkezi hâline getirmemesi, farklı görüşlere rağmen takımı bir arada tutmaya çalışması da önemliydi. Bu nedenle Montella'ya, bize kazandırdıkları için minnettarım.

Şimdi asıl soruya gelelim: Yeni teknik direktör kim olmalı?
Gündemde konuşulan isimler belli: Arda Turan, Abdullah Avcı, Fatih Terim, Didier Deschamps ve Fatih Tekke. Gelin, bu isimleri tek tek değerlendirelim.

FATİH TERİM: BANA GÖRE EN UZAK İHTİMAL

En olmayacak ihtimalden başlayalım: Fatih Terim.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile yakın geçmişte sözlü atışmalara varan bir ilişkisinin olması, bu ihtimali baştan zorlaştırıyor. Bunun yanında Terim'in adının, Türk futbolunda tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde gündeme gelmesi de süreci karmaşık hale getirebilir.
Öte yandan yönetimi istifa çağrılarıyla karşı karşıya kalan bir federasyonun başına geçmek, tecrübeli teknik adam açısından da kolay bir karar olmayacaktır.
Bütün bunları bir arada düşündüğümde Fatih Terim ihtimalini oldukça zayıf görüyorum. Bana kalırsa bu seçenek, gerçekleşmesi en zor senaryolardan biri.

ABDULLAH AVCI: GEÇMİŞTEKİ PERFORMANSI SORU İŞARETİ

Abdullah Avcı'ya gelirsek…
Açıkçası bu tercihi kendi adıma doğru bulmuyorum. Beşiktaş ve Trabzonspor'da yaşadığı sıkıntılı dönemler hala hafızalarda. Elbette her teknik direktörün kariyerinde kötü dönemler olabilir ancak Milli Takım gibi sabrın sınırlı olduğu bir görevde geçmiş performans da göz önünde bulundurulmalı.
Üstelik Avcı, daha önce A Millî Takım'ı çalıştırdı. Bu dönemde takımın maç başına puan ortalaması yaklaşık 1,22'de kaldı. Ortaya çıkan tablo, yeniden aynı tercihin yapılması konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Milli Takım'ın yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyduğu bir dönemde Abdullah Avcı seçeneğinin bana çok fazla heyecan vermediğini söylemeliyim.

ARDA TURAN: BENİM TERCİHİM NET!

Gelelim Arda Turan'a…
Kendisini yakından takip ediyoruz. Genç, istekli, öğrenmeye açık ve lider karakterli bir teknik adam. Eyüpspor'da gösterdiği performansın ardından Shakhtar Donetsk'in başına geçti ve kariyerinde yeni bir sayfa açtı.
Ukrayna'da elde ettiği başarıları değerlendirirken ülkenin içinde bulunduğu savaş koşullarını da göz ardı etmemek gerekiyor. Arda Turan'ın bu ortamda takımını başarıya taşıması takdire değer.
Evet, Ukrayna'da şampiyonluk tek başına her şeyi anlatmayabilir. Ancak Avrupa arenasında gösterdiği performans da önemli. Özellikle Konferans Ligi'nde yarı finale kadar yükselip kupayı kazanan Crystal Palace'a elenene dek ortaya koyduğu futbol, Arda Turan'ın teknik direktörlük kariyeri açısından dikkat çekiciydi.
Peki, Milli Takım'ın başında Arda Turan'ı görmek ister miyim?
Hiç düşünmeden evet!
Genç bir teknik adamın önünde uzun bir kariyer var. Oyunculuk dönemindeki liderliğini teknik direktörlükte de göstermeye başladı. Öğrenmeye açık olması ve kendisini geliştirmesi de önemli avantajları.
Elbette Shakhtar Donetsk'in bu ihtimale nasıl yaklaşacağı ayrı bir konu. Kulübün Arda Turan'ı bırakmak isteyip istemeyeceği ve genç teknik adamın iki farklı takımın sorumluluğunu üstlenmesinin ne kadar doğru olacağı tartışılabilir.
Ancak benim tercihim belli: Arda Turan, A Millî Takım'ın başına geçmeli.

DIDIER DESCHAMPS: SONUÇ ALIR AMA FUTBOLU TARTIŞILIR

Deschamps'ı anlatmaya gerek var mı? Fransa Milli Takımı ile kazandıkları ve ulaştıkları başarılar ortada. Tam anlamıyla bir turnuva teknik direktörü.
Ancak kendisi, futbol anlayışını her zaman eleştirdiğim isimlerden biri. Bana göre oynattığı oyun eskidi; verimlilikten uzak ve fazlasıyla savunma ağırlıklı. Türkiye'nin başına geçmesi durumunda benzer bir futbol anlayışıyla karşılaşabiliriz.
Üstelik biz sabırsız bir futbol ülkesiyiz. Sonuç kadar oyuna da bakıyoruz. Skor alınsa bile ortaya konan futbol tatmin etmediğinde eleştiriler kısa sürede yükseliyor.
Bununla birlikte Deschamps'ın başarılarını görmezden gelmek mümkün değil. Maç maç düşünen, rakibin güçlü ve zayıf yönlerini iyi analiz eden, taktik disipline büyük önem veren bir teknik adam. Turnuvalarda anları yakalamayı ve sonuca gitmeyi biliyor.
Bu nedenle Deschamps, ciddi biçimde değerlendirilebilecek bir seçenek. Fakat yüksek bir maaş talep etmesi de muhtemel. Bana göre asıl mesele, yalnızca onun gelip gelmeyeceği değil; oynatacağı futbolun bizim beklentilerimizle ne kadar örtüşeceği.

FATİH TEKKE: BİRAZ DAHA ZAMANA İHTİYACI VAR

Fatih Tekke de tıpkı Arda Turan gibi teknik direktörlük kariyerinin henüz başlarında sayılabilecek bir isim. Ancak Arda Turan'ın performansını Shakhtar Donetsk'te, Fatih Tekke'nin performansını ise sadece Trabzonspor'da izleme fırsatı bulduk.
Fatih Tekke'nin teknik direktörlüğünü genel olarak beğeniyorum. Oyuna bakışı ve takımına kazandırmak istediği futbol açısından umut veren bir isim. Ancak kadroya yıldız oyuncuların eklenmesiyle birlikte oyuncu yönetimi konusunda bazı sıkıntılar yaşadığı da görüldü.
Elbette bunlar aşılmayacak sorunlar değil. Zaman içinde deneyim kazanabilir, kendisini geliştirebilir ve daha güçlü bir teknik adam hâline gelebilir.
Millî Takım'ın başına geçmesi mümkün mü? Elbette mümkün. Fakat bana kalırsa Fatih Tekke'nin biraz daha zamana ihtiyacı var. Şu aşamada önünde gelişimini sürdürebileceği bir süreç bulunuyor.

PEKİ, SON KARAR NE OLMALI?

Önümüzde farklı özelliklere sahip beş aday var. Fatih Terim'in geçmişteki ilişkiler nedeniyle zor bir seçenek olduğunu düşünüyorum. Abdullah Avcı konusunda geçmiş performans sebebiyle soru işaretlerim var. Fatih Tekke'nin ise biraz daha zamana ihtiyacı olduğu kanaatindeyim.
Didier Deschamps, başarılarıyla kendisini kanıtlamış bir teknik adam. Ancak futbol anlayışının Millî Takım'ın beklentileriyle ne kadar örtüşeceği önemli bir soru
Benim tercihim ise Arda Turan.
Genç, gelişime açık, lider karakterli ve Avrupa futbolunda kendisini kanıtlama yolunda ilerleyen bir teknik adam. Shakhtar Donetsk'teki çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Millî Takım'da da benzer bir enerji ortaya koyabileceğine inanıyorum.
Elbette bu karar yalnızca benim tercihimle verilmeyecek. Türkiye Futbol Federasyonunun ekonomik şartları, adayların mevcut sözleşmeleri ve uzun vadeli planları da belirleyici olacak.
Ancak bir değişim yapılacaksa bunun yalnızca teknik direktörün değişmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Yeni bir oyun anlayışı, doğru oyuncu tercihleri ve sabırlı bir yapılanma da şart.
Montella'ya teşekkür edelim. Şimdi ise geleceği doğru planlayalım. Benim oyum Arda Turan'dan yana.

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: