NE BEKLİYORDUK, NE OLDU?

2026 Dünya Kupası sonunda geldi çattı! Büyük merakla beklediğimiz A Milli Futbol Takımımız Avustralya karşısında boy gösterdi. Maç öncesindeki havanın tam tersine bir karşılaşma oldu. Ne bekliyorduk ne oldu!

Öncelikle ne bekliyorduk? Maç öncesinde savaşa gidercesine, marşlar ve konvoylar eşliğinde uçtuk Amerika’ya. Elbette 24 yıl sonra gittiğimiz bir kupada sönük bir şekilde gitmemiz de beklenemezdi ama bu derece tabir caizse burnu büyüklük de yakışmadı. Ve cezasını da fazlasıyla çektik. Maç öncesiyle maç sonu arasında hem oyun olarak, hem skor olarak 180 derece farklılık vardı. Peki hatalı kim?

Bugüne kadar hocamız Montella’yı her daim övmüş ve bazı bölgelerde yaşadığı eksiklikleri farklı taktiksel hamlelerle tolere edebilmiş olmasından ötürü tebrik etmiş biri olarak söylüyorum ki iyi bir maç geçirmedi. Burada oturup hocamıza taktik öğretecek değilim, ama yanlış gördüğüm şeyleri de susarak geçiştiremeyeceğim.

Öncelikle Kerem bir sol kanat. Her daim gole yakın, asist özelliği olan, skorer bir sol kanat. Bir kere bunu kabullenmemiz lazım. Ama İtalyan hocamız da mecburiyetten sahte 9 gibi onu forvet oynatıyor. Ve bugüne kadar fayda da verdi. Öyle ki önceki maçlarda Kerem’in forvet olarak oynadığı maçlarda galip geldik. İyi de oynadık ve Dünya Kupası‘na katıldık. Ama bu demek değil ki her maça bu şekilde çıkmalıyız. Kendimizden daha büyük, daha topla oynamayı seven, oyun kuran takımlara karşı tabii ki açık alanda etkili bir Kerem iyi iş yapacaktır ama 1.90 iki stoperin arasında devamlı arkada bekleyen bir Avustralya’yı düşündüğümüzde yanlış bir tercihti. Yine sahanın en kötülerinden Barış Alper’in bu savunma anlayışına 7 orta açıp tabii ki de hiçbirinde isabet sağlayamaması şaşırtmadı. Felaket ötesi bir çaresizlik içinde kaldık bunu da hepimiz gördük. Ama hoca gördü mü, emin değilim!

PARAGUAY VE ABD’YE KARŞI NE YAPMALIYIZ?

Enseyi karartmaya gerek yok! Sadece ilk maç geçti ve önümüzde daha 2 maç var. Paraguay’ı da ABD karşısında izlediğim kadarıyla benzer bir senaryo ile sahada göreceğimize inanıyorum. Paraguay’ın da Avustralya’nın hocası Popovic gibi bizi tuzağa düşürmesini beklemeden bir çözüm bulmamız lazım. Avustralya nasıl topu bize bıraktıysa, yakaladığı geçiş hücumları ile kontrataklarla sonuca gittiyse Paraguay’ın aynı taktikle sahaya çıkacağını düşünüyorum. ABD maçında hiçbir varlık gösteremediler. İzlediğim kadarıyla bunun başlıca sebebi ABD’nin inanılmaz hızlı ve değişken hücum hattı. Her oyuncusu çok hareketliydi ve bir saniye yerinde durmadı. Çok baskın, sert bir orta saha vardı. Benzeri performansı gösterirsek, ön hatta santrafor gibi santrafor Deniz Gül ile başlarsak daha mantıklı olabilir. Deniz henüz gelişimini tamamlamadı. Henüz tecrübesiz ama oyunumuza daha uygun olacaktır. Kenan Yıldız’ın da sağlığı yerindeyse sol kanatta maça başlaması gerektiğini düşünüyorum. Bu sefer orta sahada çoğu zaman birbirinin ayağına basan Hakan Çalhanoğlu ile Orkun Kökçü‘den birini kullanıp yanına ve önüne Arda Güler ile birini atmak lazım. Daha dominant ve akıcı bir takım olacağımıza inanıyorum. Bu turnuva hataları affetmez. Her denemeyi kaldırmaz. Rakiplere göre taktiksel farklılıklar yapmalıyız. Hocama da, takıma da yürekten inanıyorum. Yapabiliriz. Son iki maçtan alınacak dört, hatta üç puan bile yetebilir. Öncelikle Paraguay’ı yenelim bir stresi atalım. Başarılar Türkiye’m...

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: