Oynadığı rakipleri sayıyorum. Kasımpaşa, Antalyaspor, Samsunspor ve Fatih Karagümrük. Üstelik bu fikstürde... Aralarında en zoru Samsunspor'u zar zor geçip, diğerlerine puan bırakmalar mı dersin, yenilmelerimi dersin! İnanılmaz gerçekten.
Saydığım takımlar arasından Samsunspor hariç, küçümsemek anlamında değil ama hem bütçeleri itibariyle hem de kadroları düşünüldüğünde ciddi manada küme düşme adayları. Bu fikstürden sadece 5 puan çıkarmak oldukça garip. Fark şu an 7! Galatasaray'ın zorlu fikstürde bile hala yoluna kayıpsız devam etmesi ise farkı oluşturan bir diğer sebep.
Fatih Karagümrük karşısında oynanan oyun, gösterilen inançsız performans ve kaybedilen 3 puanı tarif edemiyorum. Artık ipler tamamen sarı-kırmızılıların elinde. Maçlarını kazandığı müddetçe ligi götürecek. Tüm sezonu Galatasaray'ın ensesinde götüren sarı-lacivertliler son düzlükte üstelik kolay geçmesi beklenen yerde resmen kaybetti.
Karagümrük maçının ardından yapılan toplantılar ve kritik değerlendirmeler sonrasında bugün geldiğimiz nokta da hem sportif direktör Devin Özek ile hem de teknik direktör Tedesco ile yola devam ediliyor. Kararın doğruluğu yanlışlığı bir yana, 'Acil' koduyla toplanılan bir ortam da hiç bir değişim yaşanmadı. Aynı tas aynı hamam devam ediliyor.
Ne kadar böyle devam eder? Bence çok fazla uzun sürmez ama gidiyor şimdilik.
Benim beklentim Özek ile yolların ayrılıp, Tedesco ile devam edilmesiydi. Bugün gelinen noktada bir şekilde Tedesco'nun payı var. Sportif direktör Devin Özek'in de payı var elbette ama devre arasında transfer döneminin ardından gelen oyuncularla giden isimlere baktığımızda sınıfta kalındı. Bu da net bir şekilde Özek'e ve yönetime yazar. Özek'i gönderecek otorite de yönetim olduğuna göre fatura Özek'de olmalıydı.
Saran'a yazacak kısımsa sezon sonunda seçimli genel kurulda olacaktır. Oranın hesabı ayrı, buranın ayrı sonuçta...