Ben geçirdim. Hem de defalarca. Arkadaşımla bir keresinde bunu konuştuk, "ya belki altına o kadar sade yada çirkin bir şey giyiyor ki, göstermek bile istemiyor" dedi, ikimiz de güldük ama sonra düşündük, aslında bu sorunun cevabı bu kadar basit değil.
Neyse, gelin bu işin aslını konuşalım.
Catherine'in o ikonik manto duruşunu bilirsiniz. Resmi bir etkinlik, Catherine sahnede, üzerinde kusursuz biçimde dikilmiş, önden düğmeli bir manto, başında ona uygun bir şapka, ayağında yüksek topuklu stilettolar, elinde minik bir çanta. Catherine bu giydiği mantoyu halkın önünde asla çıkaramıyor. Protokolun kuralı bu. Sebebi; "Hanımefendiliğe aykırı" bulunması.
Peki ya yazın? Tam 30 derece sıcakta, güneş tepeden vururken? O zaman da yasak. Çünkü kural bu.
Şimdi ben bunu okuyunca içimden hem "vay be" dedim hem de durdum bir an. Çünkü biz, sıradan hayatlarımızda yazın çok sıcaksa kollarımızı sıvarız, kazağımızı çıkarırız, çantamıza tıkarız ve yürürüz. Bu o kadar doğal bir şey ki üzerine düşünmemişizdir bile.
Bir de şu var, Catherine aslında bu kurallarla bambaşka biri oldu zamanla. William ile evlendiği ilk yıllarda moda konusunda seçimleri daha serbestti. Kolsuz elbiseler, mini etekler, daha rahat kombinler.
Ama yıllar geçtikçe, tahta yaklaştıkça, her şey değişti. Etekler uzadı. Dekolteler kapandı. Renkler belirginleşti ama çizgiler netleşti, keskinleşti. Şu an baktığınızda "bu bir kraliçenin gardrobu" diyoruz.
Bu dönüşüm ilginç bence. Ve biraz da hüzünlü. Çünkü bir kadının gardrobu aslında biraz da özgürlüğüdür. Ne giymek istediğiniz, bugün nasıl hissettirdiğinizi anlatır. Prenses ise giderek daha az "ne hissediyorum" diyebileceği, daha çok "ne giymeliyim" sorusuna göre yaşayan birine dönüştü. Bunu eleştirmiyorum tabii, tam tersine, bu tercihin ağırlığını düşünüyorum.
Neyse ki zaman zaman o meşhur mantonun önünü açtığı anlar oluyor. Bir tapınak ziyaretinde, dini bir mekânda, ortamın gerektirdiği bir anda. O anlarda herkes ekrana yapışıyor, içine ne giymiş diye bakıyor. Ve etek boyu? Elbette diz altı. Zira o da ayrı bir protokol kuralı.
O mantonun içini hiç göremeyeceğiz galiba.
Ama şunu biliyoruz: Catherine için en önemli aksesuar artık taç. Ve o taç henüz gelmedi, lakin gardrop çoktan hazır.