Prenses Kate Middleton'ın boyama kitabı

Geçen haftalarda Kate Middleton'ın Manchester'daki hastane ziyaretinden bir haber çıktı ve haberin içinde küçük ama değerli bir detay vardı.

Catherine, hastalarla konuşurken tedavi sürecini anlatmış ve şunu söylemiş: "Tedavi sırasında okuma ya da bir şeye odaklanma kapasitem bile kalmamıştı. Boyama, o dönemde ilginç şeyleri keşfetmemin yolu oldu."

Galler Prensesi, büyükler için hazırlanmış boyama kitaplarını boyuyor. Ve bunu bize kendi ağzından söylüyor.

Sanatçı Prenses

Aslında bu haberi duyunca şaşırmadım. Çünkü Catherine'in sanatla ilişkisi kraliyet ailesine girmeden çok önce başlıyor.

Prenses, St Andrews Üniversitesi'nde Sanat Tarihi okudu. İlk resmi solo etkinliği bir Lucian Freud sergisinin açılışıydı. National Portrait Gallery ile iş birliği yaptı, Viktorya dönemi fotoğrafçılığı üzerine bir sergi hazırladı.

Fotoğrafçılığa olan tutkusu da bu kişiliğin bir uzantısı. Yıllar içinde çocuklarının resmi doğum günü portrelerini bizzat çekti, Queen Camilla'nın Country Life dergisinin 2022 kapak fotoğrafını çekti. Profesyonel fotoğrafçı Samir Hussein bunu şöyle yorumladı: "İyi bir gözü var. Fotoğraflarından gerçekten etkilendim."

Lens arkasında olmayı her zaman önde durmaya tercih etti. Ailesinin saraydan uzak, sıradan anlarını, plajda koşan çocukları, William'ın kahkaha attığı anları, kışın bahçede oynayan Louis'yi hep o çekti.

William'ın 2016'daki Küçük İtirafı

Boyama meselesine gelince bu aslında ilk kez duymuyoruz. 2016'da İskoç illüstratör Johanna Basford, Prens William'dan OBE nişanı alırken ilginç bir anekdot paylaştı: "Prens William, eşinin benim boyama kitaplarımı çok sevdiğini söyledi. Özellikle 'Secret Garden'ı boyuyormuş. Bu gerçekten tatlıydı."

Yani bu alışkanlık yeni değil. Catherine yıllardır, üzerindeki tüm o baskıya, o protokole, o kamuoyu gözüne rağmen, akşamları oturup bir boyama kitabı açıyor. Renkli kalemlerini alıyor ve boyuyor. Basford da o zamanlar bunu şöyle yorumlamış: "Neden boyamasın ki? Üzerinde büyük bir stresin olduğunu hayal edebildiğim, bir aileyi büyütmeye ve korumaya çalışan meşgul bir anne."

Catherine'in hastanede söylediklerinin bir kısmı benim için asıl ağır basan kısım oldu. "Ortada bitmiş bir ürün ya da tamamlanmış bir eser olmak zorunda olmayan bir şey yapabilmek, tedavi sürecimde çok iyileştirici hissettirdi."

Bu cümleyi okuyunca içimden "işte bu" dedim. Çünkü biz hep bir şey üretmek, bir yere varmak, bir sonuç çıkarmak zorunda hissederiz ya kendimizi. Yazdıysak paylaşacağız, çizdik tamamlayacağız, başladık bitireceğiz. Catherine ise tam tersini söylüyor: Sonucu olmayan bir şey yapmanın kendisi bile iyileştirici.

Boyama kitabı tam olarak bu. Sayfayı boyuyorsun, bitiriyorsun, geçiyorsun. Kimse görmüyor, kimse değerlendirmiyor, bir yere asılmıyor. Sadece yapıyorsun.

Kanser sizi değiştirir

Catherine hastanedeki konuşmasında şunu da söylemiş: "Kanser sizi çok farklı şekillerde değiştirir. Fiziksel olarak, duygusal olarak, psikolojik olarak. Bunu ifade etmenin ve keşfetmenin yollarını bulmak çok önemli."

Bu cümleyi bir prensesten, kamusal alanda her zaman kontrollü ve yerinde durmak zorunda olan birinden duymak benim için özellikle değerli.

Sanat tarihi mezunu, fotoğrafçı ve zaman zaman Charlotte ile birlikte piyano çalan bir kadın. Tüm bu ilgiler birbiriyle konuşuyor aslında: Catherine için sanat her zaman bir ifade biçimi olmuş, bir kaçış değil, tam tersine bir var oluş alanı.

Bizim için de geçerli

Catherine'in bu hobisi, çoğumuzun hayatında zaten bir yerlerde var ya da olabilir. Boyama kitabı ucuz, neredeyse her yerde satılıyor, bir şey bilmek gerekmiyor, iyi olmak gerekmiyor. Sadece oturup renk seçmek yeterli.

Yetişkinler için hazırlanan boyama kitaplarının bu haberin ardından yeniden gündem olması tesadüf değil. Çünkü Catherine'in söylediği şey aslında herkese hitap ediyor: Zihninizi durdurabileceğiniz, ekrana bakmadığınız, bir sonuca ulaşmaya çalışmadığınız bir şey bulun.

Haberin Devamı İçin Tıklayın