Tepebaşı ilçesi Fevziçakmak Mahallesi'nde yaşayan 60 yaşındaki Muhammet Çetin'in ulaşım için seçtiği araç çevredeki vatandaşların dikkatini çekiyor. Torunlarının iki tekerlekli denge kaykayını kullandığını gördükten sonra bu alana merak salan Muhammet Çetin, yaklaşık 1 buçuk yıl önce ilk tek tekerli denge kaykayını satın aldı. Öğrenene kadar antrenmanlarını boş bir sahada gerçekleştiren Muhammet Çetin, alete hâkim olduktan sonra mahalle içinde turlara başladı.
Camiden kahvehaneye, fatura yatırmaktan bakkala kadar birçok işine tek tekerli denge kaykayı ile giden Muhammet Çetin, zamanla aracını büyüttü. Daha uzun menzilli ve saatte 65 kilometre hız yapabilen amortisörlü bir model alan Çetin, artık mahallesinden kent merkezine kadar ulaşımını bu araçla sağlıyor. Kask ve eldiven takarak kişisel güvenliğini alan Çetin, bu aracın motosikletten bile daha emniyetli olduğunu anlatırken, araçlardaki sayaçlara göre 1 buçuk yılda 4 bin kilometre yol katettiğini belirtti.
Tek tekerli denge kaykayına başlama sürecini anlatan Muhammet Çetin, yaşadığı deneyimi şu sözlerle dile getirdi:
"Normalde Türkiye'de ismi tek teker diye geçiyor. Avrupa'da ise 'unicycle', elektrikli bisiklet diye geçiyor. Bir arkadaşta gördüm, böyle geziyordu. 'Buna bir insan biniyorsa ben de binerim' dedim. Hiç kimseye danışmadan gittim, parasını verdim, aldım geldim. 40 bin lira verdim. Aşağı yukarı iki gün falan bir parkta, yani top sahasında bayağı bir uğraştım. Pişman da oldum ama üçüncü gün, dördüncü gün sürmeye başladım. Ondan sonra da o günden beri ayağımda. Normalde düşmedim; bir sefer kendi hatamdan düştüm, pedalı kaldırıma vurdum. O da altımdan fırladı. Bu saatte 30 kilometre hız yapıyor, sürati minimum 30'a çıkıyor. Bende bunun bir büyüğü daha var. O da saatte 60 kilometre hıza çıkıyor."
Yaklaşık 1 buçuk yılda iki farklı denge kaykayı ile toplam 4 bin kilometre mesafe katettiğini belirten Muhammet Çetin, "Tehlikeli falan değil. Sana şunu söyleyeyim, ben motosiklet de kullanıyorum, motosikletten daha emniyetli. Pedala ayağını öne doğru veriyorsun, yürüyor; arkaya doğru verdiğin zaman da duruyor. Yönleri ise şöyle: Omzunu bu tarafa çevirdiğin zaman buraya dönüyorsun, bu tarafa çevirdiğin zaman da bu tarafa dönüyorsun. Yani senin bir şey yapmana gerek yok. Görenler şöyle bir bakıyor.
Yaşımdan dolayı bana hiç konduramıyorlar da. Genç birisi kullansa pek o kadar yadırgamazlar, ama benim kullandığımı görünce çoğunun aklı gidiyor zaten. Buradan Muttalip'e gidip geliyorum; çarşı merkeze, Odunpazarı'na arkadaşımın yanına gidip geliyorum. Küçük teker ortalama 50 kilometre gidiyor, büyük dediğim teker ise 100 kilometre gidiyor. Bir şarjla 100 kilometre mesafe yapabiliyor. Ben bununla şu ana kadar 2 bin 500 kilometre yol yapmışım. Bu Eskişehir'e geldiğimden beri ayağımdan düşmüyor. Evden bununla çıkıyorum, eve bununla gidiyorum. Hanımım, 'En sonunda tuvalete girecek arabayı da bulmuşsun' diyordu. Uzun mesafe yaparsan bu ufaktan yoruyor. Öbürü yormuyor" dedi.