Etimesgut Belediye Başkanı olarak görevdeyken gözaltına alınan oyuncu Erdal Beşikçioğlu tutuklanmıştı. Etimesgut Belediyesi'ne yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" iddialarıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ünlü isim görevden de uzaklaştırıldı.
Erdal Beşikçioğlu'nun eşi Elvin Beşikçioğlu bir paylaşım yaptı. Behzat Ç ile hafızalara kazınan oyuncuyu paylaşan Elvin Beşikçioğlu duygusal notuyla dikkat çekti.
Erdal Beşikçioğlu'nun eşi paylaşımında şunları yazdı:
"Şimdi avlun açıktır. Aynı gökyüzüne bakıyoruz. Hava bulutlu, kapalı. Bahçede ağaçların arasından süzülen ışık yok. Her yer aynı renk. Gri. Ben gri severim. Füme. Sen de seversin. Ankara’ya gri derler. Bilmezler ki yakışır. Çocukken kış akşamları eskiden Ankara kömür kokardı. Okuldan çıkıp annemle ayrancı dolmuşu kuyruğunda annem bana” dön bana dönelim, hacılara gidelim” tekerlemesini söylerdi, sıkılmayayım diye. Sonra dolmuşa bindiğimizde de kafasını cama koyup uyurdu, kulağında bütün gün derste öğrettiği Türkçe imla hataları dönerek. Nokta, virgül, dahi, de ayrı…
O zamanda Ankara’da aynı gökyüzüne bakıyorduk. Sen Bahçeli de, ben Güven park da… O zaman da de ayrıydı, şimdide de ayrı. Hayal ediyorum. Avlundasın, hava gri ve kahve koydun kendine. Granürlü, ne vakittir belki de gençliğinden beri içmediğin nescafeyi. Ama alıştın da o tada, belki de unuttun bizim evdekinin tadını. Sandalyenin üstünde kahve yerde, elinde sigara,kim bilir kaçıncı? Kafanda uyuyakalan annemin kafasından geçen nokta, virgül, ünlem ama en fazla soru işareti? Neden, nasıl, niçin? 3N 1K sorularıyla zihninde ki cümlelerde ögeyi arıyorsun, durmadan. Biliyorsun ki de ayrı… Dickens’in İki Şehrin Hikayesi'nde dediği gibi; Tüm zamanların en iyisiydi, tüm zamanların en kötüsüydü,hem akıl çağıydı,hem aptallık, hem inanç devriydi, hem kuşku, hem aydınlık mevsimiydi,hem de karanlık,hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana, sözün kısası, şimdikine öyle yakın bir dönemdi ki, iyi ya da kötü fark etmez sadece “daha” sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabilirdi…
Fahrenhayt 451’de (burada de ayrı değil) bu sözleri Selin yaşlı kadın için söylüyordu. Kitapları yakılacak, kitaplarıyla kendini evini de yakacak kadın. Bu devir kitapları da yaktı zamanında. Artık distopyalar kalmadı zaten, her biri günümüzün gerçeği oldu, daha kelimesi eklenerek. Ama de ayrı, iyi ki ayrı. Yarın Pazartesi. Bak gökyüzüne bugün pazar da, unutma ki yarın pazartesi ve biliyorsun de ve de ki ayrı…Unutmamak ve unutturmamak adına bugünde de ayrı…"