Araştırmacılar, Mısır'ın 18. ve 21. hanedanlıkları arasındaki dönemde yaşadığı düşünülen kadının mumyasını, vücuduna zarar vermeden dijital olarak inceledi.
Michigan Üniversitesi'nden bir araştırmacının liderlik ettiği ekip, yüzlerce röntgen görüntüsünü birleştirerek mumyanın üç boyutlu görüntülerini oluşturdu.
İncelemelerde kadının uzun ve örgülü saçlarının 3 bin yıldan fazla süre geçmesine rağmen korunduğu görüldü. Yaklaşık 151 santimetre boyunda olduğu belirlenen kadının, 35-50 yaşları arasında hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.
Bilim insanlarını şaşırtan bulgulardan biri de kadının dişlerinde ortaya çıktı. Dişlerinde ciddi aşınma ve hasar tespit edilirken diş eti hastalığı, kırılmış bir azı dişi ve boğaza doğru yer değiştirmiş bir kesici diş belirlendi.
Araştırmacılar, bu hasarların Antik Mısır'da tüketilen kum ve kum parçacıkları içeren yiyeceklerden kaynaklanmış olabileceğini düşünüyor.
Dişlerdeki sıra dışı bulguların, ölümden sonra gerçekleştirilen "Ağzı Açma" ritüeliyle bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor. Antik Mısır'da uygulanan bu ritüelin, ölen kişinin öteki dünyada duyularını yeniden kazanmasını sağladığına inanılıyordu.
BT taramaları, kadının vücudunun oldukça iyi korunduğunu da ortaya çıkardı. İç organlarının bazı bölümlerinin, karaciğer kalıntıları da dahil olmak üzere, vücudunda bırakıldığı görüldü. Ayrıca mumyalama sırasında beyninin çıkarılmadığını düşündüren kurumuş beyin dokusuna rastlandı.
Araştırmacılar, vücudunda görülen küçük kireçlenmiş birikintilerin uzun süreli parazit enfeksiyonuna işaret edebileceğini belirtti. Ancak bu bulguların ölümüne neden olduğunu gösteren kesin bir kanıt bulunamadı.
İlk olarak Mısır'da mumyaların bulunduğu bir topluluk içinde keşfedilen kadın, 1860 yılında Kanada'ya götürüldü.
Radiology Case Reports dergisinde yayımlanan araştırmada, kadının ölümüne neden olan hastalık veya yaralanmaya ilişkin kesin bir bulguya ulaşılamadığı belirtildi. Yaklaşık 3 bin yıl sonra bile "Örgülü Kadın"ın ölüm nedeni gizemini koruyor.