Mutfak süngerleri her gün sıcak ve sabunlu suyla temas etse de bu durum onların tamamen temiz olduğu anlamına gelmiyor. Süngerlerin en önemli özelliği olan emici yapıları, aynı zamanda mikroorganizmaların çoğalması için uygun bir ortam oluşturabiliyor.
Michigan State University Extension'dan Gıda Güvenliği Eğitmeni Karen Fifield, süngerlerin sürekli sıcak veya soğuk tutulmadığını ve her zaman tamamen kurumadığını belirtiyor. Nem ve uygun sıcaklık, bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırabiliyor.
Özellikle ıslak, karanlık ortam ve süngerin içerisinde kalan yiyecek kalıntıları mikroorganizmaların gelişmesine zemin hazırlayabiliyor. Çoğu çevresel bakteri zararsız olsa da süngerlerde Campylobacter, Salmonella, Staphylococcus, E. coli ve Listeria gibi patojenler de bulunabiliyor.
Süngeri sıktıktan sonra ıslak lavabonun dibinde bırakmak da bakteri oluşumunu hızlandırabiliyor.
Düzenli temizlik ve doğru kurutma süngerin kullanım süresini uzatsa da hiçbir sünger sonsuza kadar kullanılamıyor.
Resmi tavsiye, mutfak süngerlerinin haftada bir değiştirilmesi yönünde. Bununla birlikte sünger daha erken bir aşamada da kullanılamaz hale gelebiliyor.
Şu belirtilerden biri varsa süngeri değiştirme zamanı gelmiş demektir:
Sünger parçalanmaya veya yırtılmaya başladıysa,
Yırtıkların veya deliklerin içinde yiyecek kalıntıları birikiyorsa,
Üzerinde siyah küf lekeleri oluştuysa,
Kötü kokmaya başladıysa,
Sünger kaygan veya sümüksü bir his veriyorsa.
Bu nedenle süngeri yalnızca görünüşüne göre değerlendirmek yerine düzenli olarak temizlemek, her kullanım sonrasında tamamen kurutmak ve gerektiğinde yenisiyle değiştirmek mutfak hijyeni açısından önem taşıyor.