Apple denildiğinde akla gelen şeylerden biri de kuşkusuz ürün lansmanları. Şirket yıllar boyunca bazıları teknoloji tarihinin akışını değiştiren pek çok ürünü ilk kez bu etkinliklerde gösterdi.
Ancak yıllar sonra dönüp bakıldığında bazen tanıtılan ürün kadar, hatta üründen bağımsız olarak sahnede yaşanan birkaç dakikalık anlar da hatırlanıyor. Apple'ın geçmişine gittiğimizde bunun oldukça ilginç örnekleriyle karşılaşıyoruz.
Takvimler 24 Ocak 1984'ü gösterdiğinde Steve Jobs, Macintosh'u dünyaya tanıtmak için Cupertino'daki yıllık hissedarlar toplantısının sahnesindeydi. Ancak Jobs bütün işi kendisi yapmadı.
Macintosh bir çantadan çıkarıldı, çalıştırıldı ve grafiklerle hazırlanan demonun ardından bilgisayarın kendisi konuşmaya başladı. Seyirciler, bilgisayarın kendisini tanıttığı sesi duydu.
Jobs, ilk kez Macintosh'un kendisi için konuşmasına izin vereceğini söyleyerek başlattığı bu an, bugün alışık olduğumuz gösterişli teknoloji lansmanlarının çok erken örneklerinden biriydi.
6 Ağustos 1997'de Apple'ın durumu bugünkünden oldukça farklıydı. Şirket zor bir dönemden geçerken Steve Jobs Macworld Boston sahnesine çıktı ve oldukça şaşırtıcı bir gelişme açıkladı: Apple ile Microsoft anlaşmıştı.
Microsoft, oy hakkı bulunmayan hisseler karşılığında Apple'a 150 milyon dolarlık yatırım yapacak; Mac için Office geliştirmeyi en az beş yıl daha sürdürme taahhüdünde bulunacaktı. Internet Explorer da Mac'lerde varsayılan tarayıcı olarak yer alacaktı.
Asıl hafızalara kazınan görüntü ise Bill Gates'in etkinlik sırasında uydu bağlantısıyla Steve Jobs'un arkasındaki dev ekranda belirmesiydi. Apple ve Microsoft arasındaki rekabet düşünüldüğünde bu görüntü salondaki izleyiciler için oldukça sıra dışıydı. Dönemin haberlerinde Gates'in ekranda görünmesinin seyircilerden olumsuz tepkiler aldığı, alkışların yanında yuhalamalar da duyulduğu aktarılıyor.
2005'teki WWDC'de Steve Jobs sahneye çıkarak Mac'lerin PowerPC işlemcilerden Intel işlemcilere geçeceğini açıkladı. Ancak asıl sürpriz bundan sonra geldi.
Jobs, Mac OS X'in yaklaşık beş yıldır adeta "gizli bir çifte hayat" yaşadığını söyledi. Apple, işletim sisteminin sürümlerini yalnızca PowerPC için değil Intel işlemciler için de derliyordu.
Daha da ilginci, Jobs o ana kadar yaptığı sunumun zaten Intel işlemcili bir sistem üzerinde çalıştığını açıkladı. Açıklanan takvime göre şirket, Intel tabanlı Mac'lere 2006'da geçmeye başlayacak ve dönüşümü 2007 sonuna kadar tamamlamayı planlıyordu.
9 Ocak 2007'deki Macworld etkinliğinde Steve Jobs seyircilere üç üründen söz etmeye başladı.
Dokunmatik kontrollere sahip geniş ekranlı bir iPod...
Devrim niteliğinde bir cep telefonu...
Ve çığır açan bir internet iletişim cihazı...
Jobs bu üç tanımı birkaç kez tekrarladıktan sonra asıl sürprizi yaptı. Bunlar üç ayrı ürün değildi. Tek bir cihazdı: iPhone.
Apple'ın kendi duyurusunda da iPhone; telefon, geniş ekranlı iPod ve internet iletişim cihazını tek üründe birleştiren cihaz olarak tanımlandı.
Bugün iPhone'un ne olduğunu herkes biliyor. Ancak o salondaki insanlar birkaç saniye boyunca Apple'ın gerçekten üç ayrı ürün tanıtacağını düşünüyordu.
27 Ocak 2010'da sıra iPad'e geldi.
Steve Jobs önce akıllı telefon ile dizüstü bilgisayar arasında üçüncü bir ürün kategorisine ihtiyaç olup olmadığını sorguladı. Ardından yeni cihazın adını açıkladı: iPad.
Apple iPad'i web'de gezinmekten e-posta okumaya, fotoğraflardan videolara ve e-kitaplara kadar pek çok iş için tasarlanan yeni bir cihaz kategorisi olarak konumlandırıyordu. Başlangıç fiyatı ise 499 dolardı.
Fakat sunumun ilginç taraflarından biri Jobs'un cihazı klasik şekilde ayakta göstermek yerine sahneye konulan siyah deri koltuğa oturarak kullanmasıydı. Dönemin canlı anlatımlarında da Jobs'un demo için koltuğa oturduğu görülüyor.
Aslında bu hareket iPad'in kullanım şeklini tek kelime etmeden anlatıyordu: Koltuğa otur, cihazı eline al ve kullan.
2013'te Apple yeni nesil Mac Pro üzerinde çalışıyordu. Cihazın silindir biçimindeki alışılmadık tasarımı WWDC sahnesinde ilk kez gösterildiğinde Apple'ın dünya çapında pazarlamadan sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Phil Schiller oldukça sıra dışı bir cümle kullandı.
Kabaca Apple'ın artık yenilik yapamadığı yönündeki eleştirilere sert bir cevap niteliğindeki bu söz, bir Apple yöneticisinden sahnede duyulabilecek alışılmış kurumsal ifadelerden oldukça uzaktı.
Mac Pro'nun tanıtım videosunun ardından Schiller'ın kullandığı bu cümle, lansmanın cihaz kadar konuşulan anlarından biri hâline geldi.
12 Eylül 2017'de Apple, iPhone X'te Touch ID'yi tamamen kaldırıp yerine Face ID'yi getiriyordu.
Apple yöneticisi Craig Federighi cihazı yüzüyle açmak üzere iPhone X'a baktığında ise telefon parola istedi. Federighi bunun üzerine başka bir demo cihazına geçti ve gösterim sorunsuz tamamlandı. Yeni ve çok konuşulan bir güvenlik teknolojisinin ilk canlı gösteriminde böyle bir görüntünün ortaya çıkması doğal olarak hemen dikkat çekti.
Fakat Apple daha sonra Face ID'nin aslında arızalanmadığını açıkladı. Şirkete göre sunum öncesinde farklı kişilerin cihazla ilgilenmesi Face ID'nin bu kişilerin yüzlerini doğrulamaya çalışmasına neden olmuş ve art arda gelen başarısız denemelerin ardından güvenlik sistemi parola istemişti.
Yani sahnede Face ID'nin çalışmadığı izlenimi oluşmuştu ama Apple'ın açıklamasına göre yaşanan şey sistemin tasarlandığı gibi davranmasıydı.
WWDC 2019'da Apple yeni Mac Pro ile birlikte profesyonellere yönelik Pro Display XDR monitörünü de tanıttı.
Pro Display XDR'ın başlangıç fiyatı 4.999 dolar olarak açıklandı. Fakat sürpriz bununla sınırlı değildi. O dönem Apple'ın donanım mühendisliğinden sorumlu başkan yardımcısı, şimdilerde CEO'su olan John Ternus, monitörün Pro Stand isimli standının ayrı satılacağını ve 999 dolara mal olacağını söyledi.
999 dolarlık fiyatın duyulmasının ardından salondan duyulabilir tepkiler yükseldi. Dönemin etkinlik haberlerinde kalabalıktan homurdanmalar ve iç çekmeler geldiği, sunumun havasının bir anda değiştiği aktarılmıştı.
Apple lansmanlarının genellikle alkışlarla hatırlandığı düşünülürse, bu sahne şirket açısından pek alışılmadık anlardan biriydi.
5 Haziran 2023'te gerçekleştirilen WWDC'nin sonunda Apple uzun süredir hakkında söylentiler dolaşan Vision Pro'yu resmen ortaya çıkardı.
Tim Cook, ürünü Mac ve iPhone gibi önceki büyük Apple ürünleriyle aynı tarihsel çizgiye yerleştirerek Vision Pro'nun "uzamsal bilişim" dönemini başlattığını söyledi.
Apple ürünü bir VR gözlüğü olarak değil, şirketin ilk uzamsal bilgisayarı olarak tanımladı. Cihaz gözler, eller ve sesle kontrol edilen visionOS işletim sistemini kullanıyordu ve ABD başlangıç fiyatı 3.499 dolar olarak açıklandı.
iPhone'dan yıllar sonra Apple'ın tamamen yeni bir bilgisayar kategorisini tanıtması, modern dönem Apple lansmanlarının en dikkat çekici anlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Bu içerikteki tüm görseller yapay zeka ile üretilmiştir; resmi değil, temsili görsellerdir.