Kasım ayı yaklaşırken hava sıcaklıklarının düşmesi, bahçelerde ve balkonlarda yetiştirilen hassas bitkiler için risk oluşturuyor. Özellikle dona karşı dayanıksız türler, gece sıcaklıklarının sıfırın altına inmesiyle zarar görebilir. İngiltere Kraliyet Bahçıvanlık Derneği (RHS), soğuğa duyarlı bitkilerin kış gelmeden korunaklı alanlara taşınmasını veya uygun koşullarda saklanmasını önerdi.
Yaz aylarında balkonları, terasları ve bahçeleri renklendiren sardunyalar, uzun süre çiçek açmalarıyla bilinir.
Halk arasında sardunya olarak tanınan bazı türler, kuraklığa belirli ölçüde dayanabilse de dona karşı hassas olabilir.
Sıcaklıkların sıfırın altına düşmesi, bu bitkilerin yapraklarına ve gövdelerine zarar verebiliyor, hatta bitkinin tamamen kaybedilmesine neden olabilir. Bu nedenle hassas sardunya türlerinin aydınlık ve don görmeyen bir alana taşınması önerildi.
Bitkiyi içeri almadan önce kurumuş çiçeklerin ve zarar görmüş yaprakların temizlenmesi, toprağın aşırı ıslak olup olmadığının kontrol edilmesi gerekir.
Sarkık çiçekleriyle özellikle balkon saksılarında ve asma sepetlerde tercih edilen küpe çiçeği, pembe, mor, kırmızı ve beyaz tonlarındaki çiçekleriyle dikkat çekiyor.
Ancak soğuğa hassas küpe çiçeği çeşitleri, don olaylarında zarar görebiliyor. Bitkinin gelecek yıl yeniden çiçek açabilmesi için kış aylarında uygun koşullarda korunması önem taşıyor.
Bu türlerin sera, kapalı balkon veya don tehlikesi bulunmayan uygun bir iç mekanda kışlatılması tavsiye ediliyor. Bitkinin bulunduğu alanın soğuktan korunması kadar, çeşidine uygun ışık ve sıcaklık koşullarının sağlanması da önem taşıyor.
Saksıda yetiştirilen limon, lime ve portakal ağaçları balkonlara ve bahçelere Akdeniz havası katıyor. Ancak özellikle genç ve saksıda yetiştirilen turunçgil ağaçları, ani sıcaklık düşüşlerinden olumsuz etkilenebilir.
Soğuk hava; yapraklarda hasara, bitkinin gelişiminin yavaşlamasına ve genel sağlığının bozulmasına yol açabilir. Bu nedenle turunçgil ağaçlarının kış aylarında sıcaklığı çok fazla değişmeyen, aydınlık ve serin bir alanda tutulması öneriliyor.
Kapalı balkon veya uygun koşullara sahip bir kış bahçesi bu bitkiler için değerlendirilebilecek alanlar arasında yer alıyor. Ancak ortamın aşırı sıcak olması da bitkinin ihtiyaçlarını olumsuz etkileyebileceğinden sıcaklık dengesine dikkat edilmesi gerekir.
Yaz aylarında saksılarda, çiçek tarhlarında ve asma sepetlerde canlı renkleriyle öne çıkan begonyaların hassas türleri, soğuk havalarda korunmaya ihtiyaç duyuyor.
Özellikle yumrulu begonya çeşitleri, doğru şekilde saklandığında gelecek yıl yeniden yetiştirilebilir. Bu bitkilerin don olaylarına açık alanlarda bırakılması yerine, uygun zamanda yumrularının topraktan çıkarılarak kış boyunca korunması öneriliyor.
Saklama öncesinde bitkinin doğal gelişim döngüsünün dikkate alınması ve yumruların uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerekir. Böylece ilkbaharda yeniden dikilerek bitkinin gelişimini sürdürmesi mümkün olabilir.
Büyük ve gösterişli çiçekleriyle bilinen tropikal hibiskus, parlak yaprakları ve canlı renkleri sayesinde bahçe ve balkonlarda sıkça tercih ediliyor. Ancak tropikal kökenli bu bitki, soğuk hava ve dona karşı hassas olması nedeniyle kış aylarında özel bakım gerektiriyor.
RHS, tropikal hibiskusun yaklaşık 10 derece sıcaklıkta tutulan uygun bir kış bahçesi veya kapalı alanda korunabileceğini belirtti.
Bitki içeri alınmadan önce yapraklarının ve gövdelerinin zararlı böcekler açısından kontrol edilmesi, kurumuş kısımlarının temizlenmesi ve saksının drenajının yeterli olduğundan emin olunması gerekir.
Hibiskus, ortam değişikliğine bağlı olarak bir süre yaprak dökebilir. Bu durum her zaman bitkinin kuruduğu veya öldüğü anlamına gelmiyor. Ani sıcaklık değişimlerinden kaçınmak ve bitkinin bakım koşullarını mümkün olduğunca sabit tutmak önem taşıyor.
Hassas bitkileri korumak için yalnızca içeri taşımak yeterli olmayabiliyor. Bitkilerin ihtiyaçlarına uygun sıcaklık, ışık ve sulama koşullarının da sağlanması gerekir.
Don riskini takip edin: Gece sıcaklıklarının düşmeye başladığı dönemlerde hassas bitkileri kontrol edin.
Zararlıları inceleyin: Bitkileri içeri almadan önce yaprakların altını ve gövdelerini kontrol edin.
Sulamayı gözden geçirin: Kış aylarında bitkilerin su ihtiyacı değişebileceğinden toprağın nemini kontrol ederek sulama yapın.
Işık ihtiyacını karşılayın: Özellikle yapraklarını koruyan ve kış boyunca büyümeye devam eden türler için yeterli aydınlık sağlayın.
Bitkiye uygun saklama yöntemi seçin: Bazı bitkiler aydınlık ve serin bir ortamda tutulurken yumrulu begonyalar gibi türler uygun koşullarda topraktan çıkarılarak saklanabilir.
Türkiye'de kış koşulları bölgeden bölgeye değiştiği için bitkileri korumaya alma zamanı da farklılık gösterebilir.
Kıyı bölgelerinde hava daha uzun süre ılıman kalabilirken iç ve yüksek kesimlerde don riski daha erken başlayabilir. Bu nedenle takvimden çok yerel hava tahminlerini ve bitkinin soğuğa dayanıklılığını dikkate almak gerekir.