Okulların açılmasına kısa süre kala çanta, defter, kalem ve silgi gibi en temel ihtiyaçların fiyatları aile bütçesini zorlamaya başladı. 28 bin 75 TL'lik asgari ücret dikkate alındığında, yalnızca kırtasiye için gereken 7 bin TL bir aylık asgari ücretin yaklaşık dörtte birine karşılık geliyor.
Birinci sınıfa başlayacak bir çocuğun okul çantasını temel ihtiyaçlarla doldurmanın maliyeti dikkat çekici seviyelere ulaştı. Güncel fiyatlara göre yalnızca bir okul çantasının fiyatı ortalama 2 bin TL'ye kadar çıkıyor. Bir düzine kurşun kalem için yaklaşık 326 TL, tek bir silgi için 40 TL ödemek gerekiyor.
Öğrencilerin sık kullandığı 80 yapraklık kareli ve çizgili defterlerden oluşan bir setin fiyatı ise yaklaşık 700 TL'yi buluyor. Diğer temel kırtasiye ihtiyaçları da hesaba katıldığında birinci sınıf öğrencisi için hazırlanan listenin toplam maliyeti 7 bin TL'ye dayanıyor.
Başka bir ifadeyle asgari ücretle çalışan bir velinin kazancının yaklaşık dörtte biri, daha yemek, servis ve diğer okul ihtiyaçları hesaba katılmadan yalnızca kırtasiye alışverişine gidebiliyor.
Kırtasiye ise ailelerin eğitim için karşı karşıya kaldığı harcamaların yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu'nun hesaplamasına göre, özel okullarda yalnızca yıllık eğitim ücreti 300 bin TL'den başlayarak 1 milyon 900 bin TL'ye kadar çıkabiliyor. Üstelik okul ücretinin ödenmesiyle masraflar sona ermiyor.
Yemek, servis, kitap, okul kıyafetleri ve etkinlik ücretleri de faturaya eklendiğinde özel okulda eğitim gören bir öğrencinin ailesine yıllık toplam maliyeti 500 bin TL ile yaklaşık 2,5 milyon TL arasında değişiyor. Böylece özel okul tercih eden bazı aileler için bir öğrencinin yalnızca bir yıllık eğitim gideri milyonlarca lirayı bulabiliyor.
“FIRSAT EŞİTLİĞİNDEN SÖZ EDEMEYİZ”
Artan okul masraflarıyla ilgili değerlendirmede bulunan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış ise eğitimde fırsat eşitliğine dikkat çekti.
Kış, bir çocuğun okul çantasını eksiksiz doldurabilmenin dahi ailenin gelirine bağlı hale gelmesini eleştirerek, böyle bir tabloda “fırsat eşitliğinden söz edilemeyeceğini” ifade etti.
Yeni eğitim öğretim dönemi yaklaşırken ortaya çıkan rakamlar, özellikle birden fazla okul çağında çocuğu bulunan ailelerin karşı karşıya kalabileceği mali yükü bir kez daha gündeme taşıdı.