Bir dönem ziyaret edilebilen ancak günümüzde girişin yasaklandığı ya da ciddi şekilde sınırlandırıldığı 6 sıra dışı yer.
Niagara Şelalesi'ndeki “Cave of the Winds”, geçmişte ziyaretçilerin devasa şelalenin arkasına kadar ilerleyebildiği doğal bir mağaraydı. 19. yüzyıldan itibaren rehberler eşliğinde mağaraya girilebiliyor, ziyaretçiler ıslak kayaların arasında akan suyun hemen arkasına kadar ulaşabiliyordu.
Ancak 1920'de meydana gelen büyük bir kaya düşmesi mağarayı kullanılamaz hale getirdi ve bölge kalıcı olarak kapatıldı. Güvenli olmadığı düşünülen mağaranın kalan bölümleri ise 1954 yılında dinamitle ortadan kaldırıldı. Bugün aynı isimle ziyaret edilebilen bir turistik alan bulunuyor ve ahşap yürüyüş yollarıyla şelaleye oldukça yaklaşılabiliyor. Fakat orijinal mağaraya girmek artık mümkün değil; çünkü mağaranın kendisi artık yok.
Paris'in altında kilometrelerce uzanan devasa bir yeraltı ağı bulunuyor. Turistlerin ziyaret edebildiği Paris Katakombları ise bu ağın yalnızca yaklaşık 1,5 kilometrelik kontrollü bir bölümünden oluşuyor.
Ziyarete açık bölümün ötesinde eski taş ocaklarından kalan karanlık koridorlar, su basmış geçitler, çıkmaz yollar ve zemini güvenli olmayan noktalar var. Bu alanlara izinsiz giriş 1950'lerden bu yana yasak.
Ancak yasak, “cataphile” adı verilen yeraltı kaşiflerini tamamen durdurabilmiş değil. Yıllar içerisinde yasak bölgelerde gizli buluşma noktaları, sanat çalışmaları, parti alanları ve hatta gizli bir sinema bile oluşturuldu. Paris'te bu yasak tünelleri kontrol eden özel bir polis birimi de bulunuyor. Yakalananlara para cezası uygulanabiliyor.
Karayipler'deki Dominika adasında bulunan Boiling Lake, yani “Kaynayan Göl”, aslında suyla dolmuş volkanik bir baca. Buharlar çıkaran ve sürekli hareket halindeki göle ulaşmak için sıcak su kaynakları, kükürtlü bölgeler ve buhar bacalarıyla çevrili zorlu bir parkurdan geçmek gerekiyor. Ancak gölün su seviyesi zaman zaman ciddi şekilde düşebiliyor. Bu durum volkanik bacanın açığa çıkmasına ve buhar ya da gaz patlaması riskinin artmasına neden olabiliyor.
1901 yılında göl neredeyse tamamen boşaldığında meydana gelen buhar ve gaz patlamasında suyun kenarında bulunan iki kişi hayatını kaybetti. Bu nedenle göl sürekli olarak yasaklı değil. Koşullar normal olduğunda belirli noktalardan ziyaret edilebiliyor ancak volkanik hareketliliğe bağlı olarak yaklaşmak ciddi şekilde sınırlandırılabiliyor.
ABD'nin Utah eyaletindeki Nutty Putty Mağarası bir dönem öğrencilerin, izcilerin ve amatör mağaracıların gözde noktalarından biriydi. Ancak mağaranın son derece dar geçitleri daha önce de insanların içeride mahsur kalmasına neden olmuştu.
2009 yılında 26 yaşındaki tıp öğrencisi John Edward Jones ailesi ve arkadaşlarıyla mağaraya girdi. Bilinen dar geçitlerden birini ararken yanlışlıkla haritalandırılmamış son derece dar bir yarığa baş aşağı girdi ve sıkıştı.
Kurtarma ekipleri onu çıkarmak için yaklaşık 27 saat boyunca çalıştı. Bir aşamada halat ve makara sistemiyle bulunduğu yerden kaldırılmaya başlandı ancak bağlantı noktalarından birinin kopmasıyla yeniden yarığa düştü. Jones kurtarılamadı.
Cenazesinin çıkarılmasının kurtarma ekipleri açısından da büyük tehlike oluşturacağına karar verildi. Ailesi ve arazi sahibinin onayıyla mağaranın girişi betonla kalıcı olarak kapatıldı. Jones'un bedeni hala mağaranın içinde bulunuyor ve Nutty Putty artık onun anıt mezarı olarak kabul ediliyor.
Yaklaşık 2 bin 500 yıldır ayakta duran Atina Akropolisi her yıl milyonlarca kişinin ziyaret ettiği dünyanın en ünlü tarihi alanlarından biri. Ancak ziyaretçi yoğunluğunun yanı sıra aşırı sıcaklar da bölgeye erişimi zaman zaman engelliyor. Akropolis, gölgelik alanın oldukça az olduğu açık bir kireç taşı platosunda bulunuyor. Hava sıcaklığının 40 derecenin üzerine çıktığı sıcak hava dalgalarında taş ve mermer yüzeyler de güneşin etkisiyle ciddi şekilde ısınıyor.
Yunanistan yönetimi bu nedenle aşırı sıcak günlerde Akropolis'i günün en sıcak saatlerinde geçici olarak ziyarete kapatabiliyor. Ayrıca kalabalığı kontrol altında tutmak ve tarihi alanı korumak amacıyla zamanlı giriş sistemi ve günlük ziyaretçi sınırlaması uygulanıyor. Yani Akropolis tamamen yasak değil; ancak biletinizin olması bile aşırı sıcaklarda tepeye çıkabileceğiniz anlamına gelmiyor.
ABD'nin San Diego kentindeki Point La Jolla, Pasifik kıyısındaki kayalıkları ve burada yaşayan Kaliforniya deniz aslanlarıyla ünlü. Ancak deniz aslanlarını yakından görmek isteyen bazı ziyaretçilerin hayvanlara yaklaşması, fotoğraf ve selfie çekmek istemesi, hatta fiziksel temas kurmaya çalışması sorun haline geldi. Özellikle yavrulama döneminde insanların hayvanlara yaklaşması, anne ve yavruların birbirinden ayrılmasına yol açabiliyor. Deniz aslanları rahatsız edildiklerinde insanlara karşı saldırgan da davranabiliyor.
San Diego yönetimi ilk olarak 2021 yılında bölgeyi mevsimsel olarak kapattı. 2023 yılında ise Point La Jolla ile Boomer Beach'in bir bölümünün yıl boyunca ziyaretçilere kapalı tutulmasına karar verildi. İnsanlar hayvanları yasaklı bölgenin dışından görebiliyor ancak fotoğraf çekmek için kayalıklara girip deniz aslanlarının yanına yaklaşamıyor.