Uzmanlara göre ister doğal ister sentetik olsun, liflerin gözenekli yapısı ölü deri hücrelerini, kirleri ve nemi içinde tutuyor. Bu durum da zararlı mikroorganizmaların çoğalması için uygun bir ortam oluşturuyor.
Dermatolog Dr. Melissa Piliang'a göre uzun süre kullanılan ve düzenli temizlenmeyen liflerde şu mikroorganizmalar görülebiliyor:
Bunun yanı sıra çeşitli mantarlar da lif üzerinde çoğalabiliyor ve özellikle hassas ciltlerde enfeksiyon riskini artırabiliyor. Uzmanlar, lifin cilde çok sert uygulanmasının da küçük çizikler oluşturabileceğini, bu bölgelerden bakterilerin vücuda girebileceğini belirtiyor.
Lif kullananların hijyen konusunda dikkat etmesi gereken bazı önemli noktalar bulunuyor.
Uzmanlar, haftalık temizlik için lifin seyreltilmiş çamaşır suyu içerisinde yaklaşık 5 dakika bekletilip ardından bol suyla durulanmasını öneriyor. Bazı sentetik lifler bulaşık makinesinde de temizlenebiliyor.
Dermatologlar, duş liflerinin yüz ve genital bölge gibi hassas alanlarda kullanılmasını önermiyor. Ayrıca tıraş olduktan sonraki ilk birkaç gün boyunca lif kullanılmaması tavsiye ediliyor. Çünkü tıraş sırasında oluşan küçük kesikler bakterilerin cilde girişini kolaylaştırabiliyor. Uzmanlara göre haftada bir ya da iki kez lif kullanmak çoğu kişi için yeterli oluyor.
Liflerin kullanım ömrü malzemesine göre değişiyor. Doğal lifler: 3-4 haftada bir değiştirilmeli. Sentetik lifler: Yaklaşık 2 ay kullanılabiliyor. Bunun dışında küflenme görülmesi, kötü koku oluşması veya lifin renginin değişmesi halinde beklemeden yenisiyle değiştirilmesi öneriliyor.