Tam uykuya dalmak üzereyken yıllar önce yaptığınız bir hatayı hatırladığınız oldu mu? Belki bir iş arkadaşınıza yanlış isimle seslendiniz, belki anlattığınız bir şaka karşılık bulmadı ya da yanlışlıkla özel bir mesajı başka bir gruba gönderdiniz. Gün boyunca aklınıza gelmeyen bu anı, gece başınızı yastığa koyduğunuzda bütün ayrıntılarıyla yeniden canlanabilir.
Üstelik yalnızca olayı değil, o sırada hissettiğiniz mahcubiyeti de yeniden yaşarsınız. Peki, zihnimiz neden tam dinlenmeye hazırlanırken geçmişin utandırıcı anılarını gündeme getirir? Psikoterapist Dr. Chandni Tugnait'e göre bu durum, zihnin geçmişteki sosyal hatalardan ders çıkarma ve benzer durumların tekrarlanmasını önleme çabasının bir parçası olabilir.
İnsanlar tarih boyunca bir topluluğun parçası olmayı güvenlik ve hayatta kalmayla ilişkilendirdi. Bu nedenle başkalarının gözündeki konumumuz, sosyal kabul ve ilişkilerimiz beynimiz için önem taşıyor.
Dr. Chandni Tugnait, utanç verici anıların tekrar tekrar hatırlanmasının, beynin benzer bir durumun yeniden yaşanmasını önlemeye yönelik çabasıyla ilişkili olabileceğini belirtti.
Geçmişte yaşanan bir sosyal hata, bugün herhangi bir tehlike oluşturmamasına rağmen zihinde yeniden canlanabilir. Beyin, yaşananları tekrar değerlendirerek bir sonraki sefer nasıl davranılması gerektiğini anlamaya çalışıyor. Ancak bu koruyucu mekanizma bazen gereğinden fazla çalışarak kişiyi geçmişte kalmış olayları tekrar tekrar düşünmeye yöneltebilir.
Gündüz saatlerinde önemsiz görünen bir olayın gece büyüyerek zihni meşgul etmesinin nedenlerinden biri de yorgunluk olabilir.
Gün boyunca yaşananlar, verilen kararlar ve çözülmesi gereken sorunlar zihinsel kaynaklarımızı tüketebilir. Akşam saatlerinde bir düşünceyi mantıklı bir çerçevede değerlendirmek veya olayın aslında o kadar önemli olmadığını kendimize hatırlatmak zorlaşabilir.
Bu nedenle öğle saatlerinde üzerinde durmadığımız bir hata, gece yarısı son derece büyük bir mesele gibi görünebilir. Sabah uyandığımızda ise aynı anıyı daha sakin karşılayabilir, olayın düşündüğümüz kadar önemli olmadığını fark edebiliriz.
Başka bir deyişle, gece zihnimizde büyüyen bir olayın sabah daha küçük görünmesi, olayın kendisinden çok onu değerlendirdiğimiz ruh haliyle ilgili olabilir.
Bir anıyı tekrar tekrar düşünmek kadar, onu nasıl yorumladığımız da önem taşıyor. Geçmişte yaşanan bir olayı hatırlarken kendimize sürekli kızıyor, kendimizi beceriksiz veya aptal olarak nitelendiriyorsak o anıya eşlik eden olumsuz duyguları güçlendirebiliriz.
Böylece olay yalnızca geçmişte yaşanmış bir deneyim olarak kalmaz; kendimiz hakkında yaptığımız sert yorumlarla birlikte yeniden gündeme gelir.
Buna karşılık aynı olaya daha anlayışlı yaklaşmak, zaman içinde anının üzerimizdeki duygusal etkisini azaltmaya yardımcı olabilir.
Örneğin, yıllar önce yaptığınız bir hatayı hatırladığınızda kendinize yüklenmek yerine, "O an biraz garipti ama herkes hata yapabilir ve bu olay artık geride kaldı" diye düşünmek daha dengeli bir değerlendirme yapmanızı sağlayabilir.
Burada önemli olan, geçmişte yaşananları tamamen unutmaya çalışmak değil, onlara yüklediğimiz anlamı yeniden değerlendirmektir.
Geçmişte yaşanan utanç verici anıları zihinden zorla uzaklaştırmaya çalışmak, bazı durumlarda bu düşüncelerin daha fazla dikkati çekmesine neden olabilir. Bunun yerine düşünceyi fark etmek ve onunla daha sakin bir ilişki kurmak işe yarayabilir.
Uzmanların önerileri doğrultusunda şu yöntemler denenebilir:
Aklınızdakileri yazın: Akşam saatlerinde sizi rahatsız eden olayı birkaç cümleyle not etmek, düşüncelerin zihninizde dönüp durmasını azaltmaya yardımcı olabilir.
Kendinize bir arkadaşınız gibi yaklaşın: Aynı olayı yakın bir arkadaşınız anlatsaydı ona ne söyleyeceğinizi düşünün. Büyük olasılıkla onu suçlamak yerine teselli ederdiniz.
Olayı yeniden değerlendirin: Yaşananların gerçekten ne kadar önemli olduğunu ve bugün hayatınızı etkileyip etkilemediğini sorgulayın.
Düşünceyi bastırmak yerine fark edin: Aklınıza gelen anıyı yargılamadan kabul edin. Bunun geçmişte yaşanmış bir olay olduğunu kendinize hatırlatın ve dikkatinizi yeniden dinlenmeye yöneltin.
Bazen "Evet, o an biraz utanç vericiydi ama bu, dünyanın sonu değil" demek bile düşünceyle aranıza mesafe koymanıza yardımcı olabilir.
Utanç verici bir anıyı hatırladığınızda, olayın diğer insanlar üzerinde de sizin üzerinizdeki kadar büyük bir etki bıraktığını düşünebilirsiniz. Oysa insanlar genellikle kendi yaşamlarına, düşüncelerine ve sorunlarına odaklanır. Bu nedenle sizin uzun süre düşündüğünüz bir olayı başkaları çoktan unutmuş olabilir.
Geçmişteki bir hatayı hatırlamak, o olayın hala önemli olduğu veya sizin hakkınızda olumsuz bir şey söylediği anlamına gelmez. İnsan olmak, zaman zaman yanlış yapmak, garip durumlara düşmek ve sonradan bunları hatırlayıp utanmak demektir.
Önemli olan, zihninizin geçmişi yeniden gündeme getirmesini bir başarısızlık olarak görmek yerine, kendinize daha anlayışlı davranmayı öğrenmektir. Eğer gece düşünceleri sık sık uykunuzu bölüyor, yoğun kaygıya neden oluyor veya günlük yaşamınızı etkiliyorsa bir ruh sağlığı uzmanından destek almak da değerlendirilebilir.