Afrika, tarihinin en büyük su kriziyle karşı karşıya. Milyonlarca insanın umudu olan, ancak onlarca yıldır kâğıt üzerinde bekleyen o dev proje yeniden gündeme geldi. Kongo Nehri'nin sularını Çad Gölü'ne taşıyacak olan 50 milyar dolarlık "Transaqua" projesi hayata geçirilirse, adeta kıtanın kaderi değişecek. İşte "Afrika'nın Süveyş Kanalı" olarak adlandırılan projenin tüm detayları:
Bir dönem Sahra Çölü'nün güneyindeki en büyük can damarlarından biri olan Çad Gölü, adeta yok olma noktasına geldi.
Yüzde 90'ı eridi gitti: 1963 yılında 25 bin kilometrekare olan göl, iklim krizi ve kuraklık nedeniyle eriyerek 2 bin kilometrekarenin altına düştü.
40 milyon kişinin ekmek teknesi: Çad, Nijer, Nijerya ve Kamerun sınırındaki gölden tam 40 milyon insan balıkçılık, tarım ve hayvancılıkla geçiniyor. Göl kurursa, devasa bir göç dalgası kapıda!
İtalyan mühendislerin 1980'lerde çizdiği, şimdilerde ise Çin'in desteklediği o çılgın planın detayları dudak uçuklatıyor:
Kongo'nun suyu kuzeye akacak: Dünyanın en büyük nehirlerinden Kongo Nehri'nin kollarından alınacak su, tam 2 bin 400 kilometrelik dev bir kanalla kuzeye taşınacak.
Orta Afrika'yı aşacak: Su, Orta Afrika Cumhuriyeti üzerinden Çari Nehri'ne, oradan da kurumakta olan Çad Gölü'ne pompalanacak.
Sadece su değil, enerji üssü olacak: Proje bittiğinde bölgede devasa hidroelektrik santralleri kurulacak, sulama sistemleri yapılacak ve kıta içi gemi taşımacılığı başlayacak.
Uzmanlar projenin bölgedeki fakirliği bitireceğini, tarımı canlandıracağını ve hatta Boko Haram gibi silahlı terör örgütlerinin etkisini kıracağını düşünüyor. Ancak projenin önünde Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi aşılması imkansıza yakın bir duvar var.
Kongo yönetimi, "Bizim halkımız daha temiz içme suyuna erişemezken, kendi suyumuzu başka ülkelere neden verelim?" diyerek projeye şiddetle karşı çıkıyor. Çevreciler de dünyanın en büyük biyolojik çeşitliliğine sahip Kongo Havzası'nın bu projeyle geri dönülemez şekilde mahvolacağını savunuyor.