Evlerde damacana suyun bulunduğu ortamın, suyun kaynağı ve markası kadar önemli olduğuna dikkat çekiliyor. Araştırmalara göre suyun konulduğu yer, içeriğinde istenmeyen değişimlerin oluşmasına neden olabiliyor.
Damacana su kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bazı riskler de gündeme geliyor. Uzmanlar, pompalama sistemleri, damacananın bulunduğu ortam ve suyun saklanma koşullarının bakteri oluşumunu tetikleyebileceğini belirtiyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve çeşitli üniversitelerin halk sağlığı bölümleri tarafından yürütülen 'su sebillerinde mikrobiyolojik kirlilik' üzerine yapılan araştırmalar da bu risklere dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre damacananın doğrudan güneş ışığı alan bir yerde tutulması önemli bir sorun yaratabiliyor. Güneş ışığı, suyun içindeki doğal minerallerin ışıkla tepkimeye girerek yosunlaşmasına yani alg oluşumuna yol açabiliyor.
Bu durum yalnızca suyun tadını bozmakla kalmıyor aynı zamanda suyun kalitesini de düşürebiliyor. Oluşan alg yapısı bazı durumlarda toksik etki oluşturabilecek maddelerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
Uzmanlar özellikle bağışıklık sistemi hassas olan bireylerde bu durumun sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.
Damacana suların çoğu polikarbonat malzemeden üretiliyor. Eğer damacana ocak yanı, kalorifer önü veya güneş altı gibi sıcak ortamlarda tutulursa plastik yapısındaki bazı kimyasallar suya karışabiliyor.
Bu maddelerden biri de Bisfenol A (BPA) olarak biliniyor. Uzmanlara göre BPA, vücutta hormon benzeri etki göstererek endokrin sistemini olumsuz etkileyebiliyor.
Araştırmalar, bu maddenin uzun süreli maruziyette üreme sağlığını tehdit edebileceğini ve metabolizma üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ortaya koyuyor.
Uzmanlar damacana suyun:
doğrudan güneş ışığı almayan,
serin ve gölgeli bir ortamda,
ocak, fırın ve kalorifer gibi ısı kaynaklarından uzakta saklanması gerektiğini belirtiyor.