'Great Man-Made River' (Büyük İnsan Yapımı Nehir) adı verilen proje, yaklaşık 4 bin kilometrelik dev boru hattından oluşuyor. Sistem, Sahra’nın derinliklerindeki yer altı su kaynaklarını Libya’nın kuzey kıyısındaki şehirlere taşıyor.
Uzmanlara göre bu proje, insanlık tarihinin en büyük sulama ve su taşıma girişimlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Projede kullanılan su sıradan bir yer altı suyu değil. Su kaynağı, Libya’nın altında bulunan devasa Nubian Kumtaşı Akiferi’nden geliyor.
Bilim insanlarına göre bu su, yaklaşık 40 bin yıl önce, Sahra Çölü’nün bugünkü gibi kurak olmadığı dönemde birikti. O zamanlar bölgede göller, nehirler ve yeşil savanlar bulunuyordu.
Bu nedenle uzmanlar bu kaynağı 'fosil su' olarak tanımlıyor. Yani petrol gibi, yenilenmeyen doğal bir rezerv niteliği taşıyor.
Başka bir ifadeyle Libya bugün, insanların Neandertallerle aynı dönemde yaşadığı çağlarda yağan yağmur sularını tüketiyor.
Great Man-Made River projesi, mühendislik açısından modern tarihin en dikkat çekici girişimlerinden biri olarak görülüyor.
Projeye ilişkin öne çıkan veriler şöyle:
Toplam maliyetin 25 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
Sistem günlük yaklaşık 6,5 milyon metreküp su taşıyabiliyor.
Bu miktar, her gün yaklaşık 2 bin 600 olimpik yüzme havuzunu doldurabilecek seviyede.
Boruların çapı 4 metreyi buluyor; bazı bölümlerden araç geçebilecek genişlikte.
İlk aşamada yaklaşık 85 milyon metreküp toprak kazıldı.
Sistemi besleyen yaklaşık 1.300 kuyu bulunuyor.
Kuyuların derinliği 500 ila 800 metre arasında değişiyor.
En dikkat çekici detaylardan biri ise projenin dış kredi kullanılmadan finanse edilmesi oldu. Libya, projeyi büyük ölçüde petrol gelirleriyle gerçekleştirdi.
Nubian Kumtaşı Akiferi yalnızca Libya’nın altında yer almıyor.
Dev su rezervi aynı zamanda:
Mısır
Çad
Sudan topraklarının altına da uzanıyor.
Jeologlar, bu rezervin dünyanın en büyük yer altı tatlı su depolarından biri olduğunu belirtti.
Ancak kritik sorun şu: Bu su günümüzdeki yağışlarla yeniden beslenmiyor.
Bilim insanlarına göre mevcut kullanım hızında akiferin 60 ila 100 yıl arasında tükenebileceği tahmin ediliyor.
İnşaat çalışmaları 1984 yılında başladı ve onlarca yıl sürdü.
İlk aşama 1991’de Bingazi’ye su ulaştırdı. Ardından sistem 1996 yılında başkent Tripoli ile bağlantılı hale getirildi.
Sonraki yıllarda boru hatları Libya’nın büyük bölümüne yayıldı.
Sistem sayesinde daha önce tarım yapılamayan çöl bölgelerinde:
buğday
arpa
meyve üretimi başladı.
Ayrıca birçok şehir pahalı deniz suyu arıtma tesislerine bağımlı olmaktan kurtuldu.
2014-2020 yılları arasındaki İkinci Libya İç Savaşı sırasında sistem ciddi zarar gördü.
Çatışmalarda:
boru hatları
pompa istasyonları
su kuyuları hedef oldu.
Batı Libya’daki yüzlerce kuyunun önemli kısmı kullanılamaz hale geldi. Buna rağmen sistem tamamen çökmedi. Mühendislerin 1980’lerde kurduğu yedekli yapı sayesinde su akışı kısmen devam etti.
Bugün Great Man-Made River, Libya’daki yaklaşık 7 milyon insanın en önemli tatlı su kaynağı olmayı sürdürüyor.
Projeyi benzersiz kılan unsurlardan biri de doğal eğimden yararlanması. Güneydeki akiferler, kuzey kıyı şehirlerinden daha yüksek rakımda bulunduğu için suyun bir kısmı yer çekimi sayesinde doğal olarak akabiliyor. Bu sayede sistemin bazı bölümleri ek enerjiye ihtiyaç duymadan çalışıyor.
Uzmanlar, bu özelliğin projeyi enerji yoğun deniz suyu arıtma tesislerinden ayırdığını belirtti.
Great Man-Made River bugün hala dünyanın en büyük mühendislik başarılarından biri olarak gösteriliyor. Ancak projenin geleceği tartışmalı. Çünkü kullanılan su kaynağı yenilenebilir değil. Uzmanlar, Libya’nın mevcut tüketim modelinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Öte yandan ülkede Libya iç savaşı sonrası yaşanan siyasi istikrarsızlık nedeniyle bakım yatırımlarının da yetersiz kaldığı ifade edildi.
Bilim insanları, gelecekte çöl ülkelerinin güneş enerjili deniz suyu arıtma sistemleri gibi yenilenebilir çözümlere yönelmek zorunda kalabileceğini düşünüyor.
Buna rağmen Great Man-Made River, insanlığın mühendislik kapasitesinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak görülmeye devam ediyor.
Libya’nın Sahra’nın altından çıkardığı bu 40 bin yıllık su, aynı zamanda modern dünyanın en büyük ikilemlerinden birini de gözler önüne seriyor: Doğal kaynaklar tükendiğinde, en büyük mühendislik projelerinin bile bir son kullanma tarihi olabilir.