Son dönemde kiralık talebi artarken piyasada dengeler ev sahiplerinin lehine değişiyor. Önceden ev sahipleri için kimlik, depozito ve ilk kira bedeli ile beraber yapılan sözleşmeler yeterli olurken şimdi ise kiracı adaylarının hem finansal hem de özel hayatlarına dair bazı detayları aktarmak durumunda kaldığı öğrenildi.
Türkiye Gazetesi'nden Kaan Zenginli'nin haberine göre; sektör temsilcilerinin aktardığına göre, yüksek kira bedelli konutlarda mülk sahiplerinin talepleri bir bankanın kredi onay departmanını neredeyse aratmıyor. Kiracının sadece ne iş yaptığının değil, aynı iş yerinde ne kadar süredir çalıştığının da sorgulandığı belirtilirken ev sahiplerinin düzenli geliri belgeleyen resmi evraklar olmadan masaya oturmadığı, maaş bordrosu, banka hesap hareketleri ve Findeks kredi notuna ek olarak kiracı adayının kredi kartı limitini dahi talep etmeye başladı aktarıldı. Kimi ilanlarda ise bir yıllık peşin kira, kefil veya fahiş depozito beklentilerinin neredeyse sıradan hale geldiği kaydedildi.
Öte yandan finansal taramanın da ötesinde yeni uygulamalardan bir tanesi olarak da 'eski ev sahibinden referans' döneminin dikkat çektiği belirtildi. Tıpkı iş başvurusu gibi kiracı adayından daha önce oturduğu ev sahibiyle iletişim kurulmasına izin verilmesinin beklendiği aktarıldı. Mülk sahiplerinin bu yöntemle kiracının ödeme alışkanlıklarını, komşuluk ilişkilerini ve evi özenli kullanıp kullanmadığını teyit etmeye çalıştığı belirtildi. Ayrıca emlak danışmanlarının, bazı ev sahiplerinin sözleşme öncesi adayların sosyal medya hesaplarını mercek altına aldığını belirttiği aktarıldı. Kiracı adayının evcil hayvan besleyip beslemediği, evde çalışma düzeni, kalabalık organizasyonlar yapıp yapmadığı ve genel yaşam tarzına dair ipuçlarının eleme kriteri olarak kullanılabildiği kaydedildi.
Piyasadaki söz konusu değişime dair değerlendirmelerini aktaran gayrimenkul uzmanı Murat Gözüpek'in "Eskiden mal sahipleri için sadece düzenli bir gelir beyanı yeterliyken, son yıllarda artan kira uyuşmazlıkları ve uzayan tahliye davaları güven problemini zirveye taşıdı. Artık mülk sahipleri, evlerini bir yatırım aracı olarak güvence altına almak istiyor ve sıfır riskle hareket etmeye çalışıyor. Kentsel dönüşümle birlikte artan talep de ev sahiplerinin elini güçlendirdi. Arzın bu kadar kısıtlı olduğu bir ortamda, ne yazık ki kuralları tamamen mal sahibi koyar hâle geldi" ifadelerini kullandığı belirtildi.
Bazı ev sahiplerinin talepleri arasında; maaş bordrosu ve SGK hizmet dökümü, banka hesap hareketleri, kredi notu (Findeks) ve kredi kartı limit bilgisi, Devlet memuru kefil ve kefilin gelir belgeleri, önceki ev sahibinden yazılı veya sözlü referans, birkaç aylık veya bir yıllık peşin kira dayatması, yüksek depozito bedelleri ve evcil hayvan bulunmadığına ilişkin bağlayıcı taahhütnameler gösterildi.
Kiracıların şikayetleri bir yana ev sahiplerinin de kendilerine göre haklı gerekçeleri olduğu belirtilirken yaşadığı mağduriyeti anlatan ev sahibi Ahmet Cantanır'ın "Kiracım ilk birkaç ay düzenli ödedikten sonra bahaneler üretmeye başladı. Tam bir yıl boyunca evimde bedava oturdu. Ne kiramı alabildim ne de yasal olarak hemen çıkarabildim. Mahkeme süreçleri zaten yıllar sürüyor. Bu süreçte hem maddi hem manevi olarak tükendim. Şimdi yeni birine evimi verirken elbette en ince ayrıntısına kadar araştıracağım. İnsanlar bize kızıyor ama kimse bana haksızsın demesin. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yiyor" ifadelerini kullandığı aktarıldı.
Konunun yasal boyutu ile ilgili konuşan Avukat Volkan Karabağ'ın ise ortadaki derin çelişkiye dikkati çekip "Ev sahibinin mülkünü koruma güdüsü ve kiraya verme konusundaki anayasal ‘sözleşme serbestisi’ elbette hukuken anlaşılabilir. Ancak, talep edilen bilgi ve belgelerin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile özel hayatın gizliliği sınırlarını aşmaması gerekiyor. Kiracı adayları, paylaşmak istemedikleri kredi kartı limiti, detaylı banka dökümü gibi hassas verileri vermeye kesinlikle zorlanamaz. Fakat ev bulmaya çalışan vatandaş çaresiz kalıyor ve barınma ihtiyacı uğruna bu zorlu mülakat çarkından geçmek mecburiyetinde bırakılıyor" uyarısında bulunduğu kaydedildi.