Korona virüs kadar tehlikeli! Derin ven trombozu nedir?

Koronavirüsle mücadele kapsamında evde kalan insanları derin ven trombozu hastalığına karşı uyaran uzmanlar, derin ven trombozu ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı.

Medicalpark Gaziantep Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Şirikçi, bugünlerde artan bir tehlike Derin Ven Trombozu (DVT) Hastalığına dikkat çekerek, hastalığın korona virüs kadar tehlikeli olduğunu kaydetti. Korona virüs (Kovid-19) salgının neden olduğu ürtükücü tabloyu da hatırlatan Prof. Dr. Şirikçi, “Uzmanlara göre sağlımız için mutlaka evde kalmamız gerekiyor. Korona virüs salgını nedeniyle oluşan stres, aniden gelişen her göğüs ağrısı, öksürük ve nefes darlığı korona virüs olarak adlandırılmakta, bu konudaki bilgi kirliliğinin artması insanları bu hastalık konusunda kararsız bırakmaktadır. Bu nedenle doğru bilgiye de ulaşım zorlaşmaktadır” dedi.

Reklam
Reklam

Korona virüs dönemlerinde en doğru bilgi, öncelikle devlet, sağlık kuruluşları ve hekimler tarafından yapılmakta olduğunu belirten Şirikçi, "Korona virüs sürecinde hepimiz günlük alışkanlıklarımızdan çok uzak bir hayat yaşıyoruz. Evde daha az hareket ediyor ve uzun süre ekran başında oturuyoruz. Bu durum ayak kan akımı yavaşlayarak pıhtı oluşma eğilimini artırıyor. Evde yaşam sürdüğümüz bu dönemde, az hareket eden, saatlerce televizyon ya da bilgisayar ekranının başından ayrılmayan insanları korona virüsten daha büyük bir tehlike bekliyor olabilir. Bu tehlike sinsice ilerleyerek, ayak toplardamarlarında pıhtıya neden olmakta bu rahatsızlığa tıp dilinde Derin Ven Trombozu (DVT), bu pıhtının koparak akciğere ulaşmasına ise Akciğer Embolisi ismi verilmektedir. Pıhtı akciğerlere ulaştığında, akciğerdeki kan akımını deforme ederek solunum zorluğuna sebep olmakta. Son günlerde hastanemize bu şikayetlerle başvuran hasta sayılarında artış gözlenmektedir” ifadelerini kullandı.

Reklam
Reklam

Prof. Dr. Şirikçi, Derin Ven Trombozu (DVT) rahatsızlığından korunmak için insanların evlerinde bol bol hareket etmeleri gerektiğini belirterek, “DVT hastalığı bacaklarda şişkinlik, renk değişikliği hatta yaralar ile öne çıkmakta. Bacaklarda oluşan pıhtının tam olarak eriyemediğinde toplardamarlardaki kan dolaşımı bozulmakta ve buradaki kan geriye kaçarak göllenmeye neden olmaktadır. Bacaklardaki renk değişikliğinin ve yaraların da başlıca sebebi budur. Rahatsızlıkta hafif ağrı olabildiği gibi bazen de ağrı olmamaktadır. Bu yakınmalar ilk başlarda çok önemsenmese de yakınmalara zamanla nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük ve kanlı balgam eşlik etmektedir” dedi.

DVT SEMPTOMLARI KORONAVİRÜSE BENZİYOR

Derin Ven Trombozu (DVT) semptomlarının korona virüs ile benzerlik gösterdiğini de kaydeden Şirikçi, “Dünyada her yıl 3 milyon, ülkemizde ise 35-40 binden fazla insanın ölümüne neden olan bu hastalık, özellikle 60 yaş üzeri insanlardaki riski yüzde bire kadar artıyor. Uzun süre hareketsiz kalma, ev içinde yürüme imkânının kısıtlı olması kan akımını yavaşlatarak pıhtılaşmaya zemin hazırlayabiliyor. Hastalığın tanısını, Doppler Ultrasonografi gibi radyolojik yöntemlerle kısa sürede yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Reklam
Reklam

Derin Ven Trombozu tanısının ardından akciğere pıhtı atıp atmadığını anlamak için akciğer BT anjiografisi yapıldığını kaydeden Akif Şirikçi, "Tanı koyduğumuz hastaları ne yazık ki yoğun bakımda takip etmek gerekiyor. Tedavide pıhtı eritici ilaçların yanında, bir kısım hastalarda akciğere tekrar pıhtı gitmesini engellemek için ana toplayıcı damara filtre (Vena Kava Filtresi) yerleştiriyoruz. Bu işlem girişimsel radyologlar tarafından 10-15 dakika gibi kısa bir sürede yapılabiliyor ve risk ihtimali sonlandığında filtreler tekrar geri alınabiliyor” ifadelerine yer verdi.

Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Şirikçi Derin Ven Trombozu (DVT) tehlikesinden uzak durmak için, evde küçük egzersiz ve hareketler yapılarak vücuda dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, alınacak bazı tedbirlerin yaşamı kolaylaştıracağını vurguladı. Şirikçi, "Her kesin gün içerisinde belirli saatlerde kısa mesafe bile olsa yürümesi, bacakların sık sık kasılıp gevşetilmesi, oturma pozisyonunun belli aralıklarda değiştirilmesi, bacakları sıkan kıyafetler giyilmemesi. Bol sıvı tüketilmesi, sıvı kaybına neden olabilecek kafein içerikli içeceklerin tüketilmemesi, uzun süreli hareketsizliğe neden olan sakinleştiriciler, uyku ilaçları ile alkol kullanımından kaçınılması, risk grubundaki kişiler doktor tavsiyesi ile kan sulandırıcı ilaç kullanmalı, özellikle bu günlerde uzun süre hareketsizliğe neden olabilecek sakatlanmalardan ve hareketlerden kaçınmaya dikkat gösterilmeli” diye konuştu. (İHA)

Reklam
Reklam