Ifill, bit pazarında gördüğü kolyenin üzerindeki düzensiz gümüş tel örgüsünü beğenince satıcıya 15 dolar (730 TL) ödedi. Kolyeyi oldukça farklı bulan Ifill, parçayı yıllar içinde birkaç kez kullandı. Çevresindekilerden de kolyeyle ilgili övgüler aldı ancak kolyenin gerçek değerinden habersizdi.
Kolyeyi genellikle özel bir mücevher kutusunda saklayan Ifill'in hayatındaki büyük tesadüf ise birkaç yıl sonra yaşandı.
Ifill, 2008 yılında Philadelphia Sanat Müzesi'nde Alexander Calder'ın mücevherlerinden oluşan bir sergiyi gezerken vitrindeki eserlerden bazılarını inceledi.
Sergide gördüğü parçalar ile evinde bulunan kolye arasındaki benzerlik dikkatini çekti. Bunun üzerine müze görevlilerinden yardım isteyen Ifill, kolyenin Calder Vakfı tarafından incelenmesini sağladı.
Yapılan incelemelerin ardından kolyenin gerçekten de Alexander Calder tarafından yaklaşık 1940 yılında gümüş tel ve kordon kullanılarak hazırlanan özgün bir eser olduğu belirlendi.
Üstelik eser uzun süredir kayıp olarak kabul ediliyordu.
Kimliği doğrulanan kolye daha sonra Christie's tarafından New York'ta düzenlenen Savaş Sonrası ve Çağdaş Sanat müzayedesine dahil edildi.
Eser için 200 bin ila 300 bin dolar arasında bir tahmini satış fiyatı belirlendi.
Açık artırmanın sonunda ise kolye, alıcı komisyonu dahil 267 bin 750 dolara satıldı. Bu rakam güncel kur üzerinden yaklaşık 13 milyon TL değerine denk geliyor.
Calder, 20. yüzyılın öne çıkan sanatçılarından biri olarak biliniyor ve kariyeri boyunca binden fazla özgün takı tasarladığı belirtiliyor.
Ifill'in 15 dolara aldığı kolye ise yıllarca bir mücevher kutusunda bekledikten sonra sanat dünyasına geri dönen kayıp eserlerden biri oldu.