İşte uzmanlara göre gerçekten nankör insanların sık kullandığı o ifadeler…
Journal of Personality and Social Psychology’de yayımlanan bir araştırmaya göre nankör insanlar, sahip olduklarına değil eksik gördükleri şeylere odaklanma eğiliminde oluyor. Sağlıklı bir ilişki, maddi güvence ya da destek görseler bile sürekli daha fazlasını bekleyebiliyorlar. Bu durum zamanla ilişkilerde toksik bir beklenti ortamı yaratabiliyor.
Uzmanlara göre "Bana borçlusun" gibi ifadeler kullanan kişiler:
ilişkilerde karşı tarafı baskı altında bırakabiliyor,
yapılan iyilikleri bir yatırım gibi görebiliyor
ve sevgiyi koşullu hale getirebiliyor.
Bu tavır zamanla partnerde memnun etmek zorundayım hissi oluşturabiliyor.
Uzmanlara göre nankör insanların sık kullandığı bir diğer cümle ise “Senin kimsen yokken yanında ben vardım” oluyor. Psikologlara göre bu tarz ifadeler çoğu zaman sadakat göstermekten çok duygusal kontrol kurma amacı taşıyabiliyor.
Uzmanlar, bazı kişilerin yaptıkları iyilikleri sürekli hatırlatarak, partnerini suçlu hissettirerek ve sosyal çevresinden uzaklaştırmaya çalışarak ilişkide üstünlük kurmaya çalıştığını belirtiyor.
American Psychologist dergisinde yayımlanan araştırmalara göre günlük yaşamında şükran duygusunu geliştiren kişiler daha az negatif duygu yaşıyor.
Ancak nankör kişiler suçluluk, öfke ve değersizlik hissiyle daha yoğun mücadele edebiliyor. Uzmanlara göre: “Ben sadece işin düşünce aklına geliyorum” gibi cümleler de karşı tarafa suçluluk yüklemek için kullanılabiliyor.
Bu durum zamanla ilişkide sağlıksız bir duygusal döngü oluşturabiliyor.
Uzmanlara göre nankör kişiler ilişkileri çoğu zaman karşılıklı çıkar üzerine kuruyor.
Sosyolog ve ilişki koçu Christine Carter’a göre sürekli karşılık beklenen ilişkiler,
zamanla romantik bağdan çok ticari ilişkiye dönüşebiliyor. Bu nedenle sadakat bir hak değil, ayrıcalıktır gibi ifadeler, uzmanlara göre duygusal manipülasyon işareti olarak değerlendiriliyor.
Özellikle partnerinden sürekli fedakarlık bekleyen kişiler, istediklerini elde edemediklerinde bu tarz söylemlerle karşı tarafı baskı altına alabiliyor.
Behavioral Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırma, çocukluk döneminde şükran duygusuyla büyüyen bireylerin ilerleyen yaşlarda daha sağlıklı ilişkiler kurduğunu ortaya koyuyor.
Ancak bazı insanlar yaptıkları her iyilik için teşekkür bekliyor, sevgiyi koşullu hale getiriyor ve karşı tarafın sürekli minnet göstermesini istiyor.
Uzmanlara göre kimse bana teşekkür etmiyor ifadesi de bu bakış açısının önemli örneklerinden biri.
Psikologlar, sevgi ve bağlılığın sürekli ispat bekleyen bir ilişkiye dönüşmesinin zamanla yıpratıcı olabileceği konusunda uyarıyor.