Özellikle evde zorlu ve uzun bir sınav haftasından geçen bir çocuğunuz varsa işler hızla kontrolden çıkabilir. Bu süreci doğru yönetmemek ise uyku düzeninin, beden sağlığının veya odak gücünün zayıflamasına neden olabilir.
Bu tür dönemlerde oda düzenini koruyacak, bir yandan da çocuğunuzun verimli çalışmasına katkı sağlayacak adımlarla süreci kolayca kontrol altına alabilirsiniz.
Pedagojinin ilk kuralına göre; kaygılı ebeveyn, kaygılı çocuk demektir. Sınav zamanı geldiğinde onun yaşadığı stresi ikiye katlayacak en büyük faktör, sizin kaygınıza tanıklık etmesidir. Çocuğun üzerindeki baskıyı güçlendirerek paniklemesine yol açan bu durum hata yapma riskini de artırır. Üstelik odak sorunu yaşamasına yol açar. Onun karşısında sakinliğinizi koruyarak gereksiz yere telaşını perçinlememiş olur, hatta rahatlamasını kolaylaştırırsınız.
Sınav dönemlerinde çocuğa sürekli “Deneme testinde kaç yanlış yaptın”, “Hangi soruları çözemedi” ya da “Planladığın konulara çalıştın mı” gibi sorular yöneltmek onun tüm süreci sonuca indirgemesine neden olabilir. Sınav sonuçları önemli olsa da onun elinden geleni yaptığının farkına varmak ve sonuç ne olursa olsun çabasını gördüğünüzü belirtmek, bazen çok daha önemlidir. Çünkü harcadığı emeğin görüldüğünü hisseden çocuk, çalışmaya karşı motivasyon kazanır ve sınav korkusunu yenerek daha fazla odaklanır.
Birçok evde sınav haftası adeta olağanüstü hal ilan edilir. Evin tüm günlük planları çocuğun sınavlarına göre yapılır. Eve misafir gelmez, televizyonun sesi açılmaz ya da evde tüm gün çıt çıkmaz. Oysa bu durum, çocuğun yaşadığı stresi katlayan faktörler arasındadır. Çünkü evde değişen düzen yüzünden sınavlar hayat memat meselesi olarak görülür, telaş ve panik maksimuma çıkar. Hayatın normal akışında seyretmesi ise zihni rahatlatarak ders konularına daha kolay odaklanmasını sağlar.
Evde sıkı yönetim ilan etmeden de çocuğunuz için sessiz, sakin ve işlevsel bir çalışma alanı oluşturabilirsiniz. Çünkü aşırı baskıcı bir ev çocuğun telaşını artırırken, aşırı düzensiz bir ev de dikkatini dağıtır. Öncelikle çalışma masasından başlamak üzere yapacağınız ufak değişikliklerle onun fiziksel sağlığını ve çalışma verimini artırabilirsiniz. Örneğin; ergonomik mobilyalar kullanarak, çalışma masası aydınlatmasına özen göstererek ve ona konforlu dinlenme alanları sunarak en büyük destekçisi olabilirsiniz.
Sınav dönemlerinde zihin açsın diye tüketilen birçok gıda, çocuğun başarıyı farklı yerlerde aramasına neden olabilir. İyi beslenme ve kaliteli uyku, gün içindeki çalışma performansını ve odak seviyesini korumaya yardımcıdır. Üstelik böyle bir dönemde beyindeki glikoz ve enerji harcaması arttığından bu seviyeleri dengeye getirecek güçlü bir beslenme planına ihtiyacı olur. Bunu ona bir şart gibi değil, günlük rutinin bir parçası olarak sunmak hem işleri fazla büyütmesini önler hem de her an yanında olduğunuzu gösterir. Masaya aniden bırakılan bir meyve tabağı ya da kafein tüketimini çaktırmadan azaltacak farklı içecek denemeleri, onun en büyük enerji kaynağı olabilir.
Sınav dönemlerinin sadece ders çalışmak ve test soruları çözmek ve sınav dışında hiçbir şey olmadığını düşünmek, yapacağınız en büyük hatalardan biridir. Çünkü sürekli çalışan bir zihin, aynı verimde ve yüksek seviyede efor gösteremez. Arada bir çıkıp yürümek, kısa bir şeyler izlemek ya da müzik dinlemek vücutta biriken stres faktörlerini azaltır. Bedenin ve zihnin nefes almasına yardımcı olan bu tür kısa süreli ve düzenli molalar, sonraki çalışma bloklarında bilgileri daha çabuk kavramasını sağlar. Bu nedenle onun molalarını sıkıca kontrol etmektense dinlenmesine izin vermeniz, aslında başarı adına çok kritik önem taşır.
Bir çocuğa sınav evresinde yapılacak en büyük yanlışlardan biri, onu akranlarıyla kıyaslamaktır. “Kuzenin”, “Arkadaşın”, “Komşunun çocuğu” diye başlayan cümlelerin hiçbiri onu teşvik etmez. Aksine sınavın yanı sıra başkalarının başarılarını da kafaya takmasına neden olur. Bu gizli öfke duygusu hem kendini değersiz hissetmesine yol açar hem de gerçek potansiyelini perdeler.
Sınav haftalarında evdeki genel yeme, içme, uyku ve çalışma saatleri sizin kontrolünüzde olabilir. Ama bu aralıkları onu cezalandırır gibi değil de ders programını destekleyecek şekilde planlamanız gerekir. Çocuğun aşırı zorlayıcı ve baskıcı bir program altında yüksek performans göstermesi söz konusu olmaz. Genel takibi bırakmadan, onunla birlikte en verimli çalışma sistemini geliştirebilirsiniz. Zaman yönetiminde zorlanıyorsa “Gel birlikte bakalım” diyerek ona güvenli bir ortam sunabilir ve sizinle iş birliği yapmasını sağlayabilirsiniz.
Çocuk için sınav dönemindeki en büyük kaygı, başarısızlığın kendisi değil de bu başarısızlığa ebeveynlerinin vereceği tepkidir. Bir çocuk başarılı olmayı sadece sizi mutlu etmek için istiyorsa, ileride istemediği bir okul ya da kariyer seçimi yaparak mutsuz olma riski de vardır. Gün sonunda her şey çocuğunuzun mutluluğu ve sağlığı için olduğundan, ona sonuç ne olursa olsun yanında olacağınızı hatırlatmanız gerekir. Sevildiğini, değer gördüğünü ve anlaşıldığını hisseden bir çocuk, sizden kaynaklı baskılardan sıyrılarak gerçekten istediği alana yönelebilir ve kişisel yeteneklerini açığa çıkarabilir.