Üniversite kazanmak yetmiyor! Fiyatlar çıldırdı: "Artık mümkün değil"

Artan eğitim ve barınma maliyetleri, üniversiteye erişimde fırsat eşitliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Hüseyin Aksoy, eğitimdeki son durumları değerlendirdi.

MYNET ÖZEL | Sedef KARATAY

Üniversite eğitimi Türkiye’de her geçen yıl daha yüksek maliyetlerle gündeme gelirken, özellikle büyükşehirlerdeki barınma giderleri öğrenciler ve aileler için en önemli sorunlardan biri haline geldi.

İstanbul’da bazı özel yurtların yıllık ücretlerinin 1 milyon TL’ye yaklaşması, yükseköğretime erişimde fırsat eşitliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Hüseyin Aksoy, durumları değerlendirdi.

Reklam
Reklam

İSTANBUL’DA BAZI ÖZEL YURTLARIN YILLIK MALİYETİ 1 MİLYON TL’YE YAKLAŞIYOR. BU TABLO ARTIK ÜNİVERSİTE EĞİTİMİNİN MALİYETİNİ FARKLI BİR NOKTAYA MI TAŞIDI?

Prof. Dr. Hasan Hüseyin Aksoy, yükseköğretimde eğitim maliyetlerinin özellikle 1980’li yılların ortalarından itibaren geniş toplum kesimlerinin bütçesini zorlayan bir düzeyde olduğunu belirtti. Buna rağmen geçmişte kamu desteğiyle sunulan devlet yurtları, ulaşım indirimleri, yemekhaneler ve çeşitli sosyal desteklerin orta gelirli ailelerin çocuklarını üniversitede okutabilmelerine katkı sağladığını ifade etti.

Aksoy’a göre son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmeler ve eğitim politikaları, öğrencilerin ve ailelerin üzerindeki mali yükü artırdı. Eğitim harçlarından ulaşım giderlerine kadar pek çok kalemde yükselen maliyetlerin en büyük bölümünü ise barınma oluşturuyor. Özellikle başka şehirlerde eğitim görmek isteyen öğrenciler için bu durum daha da belirgin hale geliyor.

Reklam
Reklam

Devlet yurdunda yer bulamayan, yeterli kredi ve burs desteği alamayan öğrencilerin eğitimden vazgeçmek zorunda kaldığını belirten Aksoy, kayıt hakkı kazanmasına rağmen eğitimine devam edemeyen ya da eğitimini sürdürebilmek için düşük ücretli işlerde yoğun biçimde çalışmak zorunda kalan gençlerin sayısının arttığını söyledi.

YETERSİZ BESLENMEYE DİKKAT ÇEKTİ

Aksoy, yükselen maliyetlerin yalnızca eğitim hakkını değil öğrencilerin kültürel gelişimini de olumsuz etkilediğini belirterek, gelirlerinin büyük bölümünü barınma, beslenme ve ulaşıma ayıran öğrencilerin sinema, tiyatro, konser, müze ve kitaplık gibi kültürel imkanlardan uzak kaldığını vurguladı. Ayrıca son dönemde yapılan akademik araştırmaların, birçok öğrencinin öğün atlamak ya da yetersiz beslenmek zorunda kaldığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Reklam
Reklam

EĞİTİM VE BARINMA MALİYETLERİ SONRASINDA 2026 YILINDA ÜNİVERSİTE OKUMAK LÜKS MÜ OLDU?

Üniversite eğitiminin tarihsel olarak her zaman önemli bir toplumsal değer taşıdığını belirten Aksoy, yükseköğretimin uzun yıllar boyunca bireylerin ekonomik ve sosyal statülerini yükselten bir yatırım olarak görüldüğünü söyledi.

Ancak günümüzde eğitim maliyetlerinin sürekli arttığını, buna karşılık üniversite diplomasının ekonomik getirisinin azaldığını dile getiren Aksoy, işsiz üniversite mezunlarının, atama bekleyen öğretmenlerin ve düşük ücretlerle çalışan mezunların sayısındaki artışın eğitimin yatırım olarak görülmesini zorlaştırdığını ifade etti.

Aksoy, eğitim maliyetlerinin giderek daha fazla öğrencilerin ve ailelerin omuzlarına yüklenmesinin eğitimin değerinin sorgulanmasına yol açtığını belirterek, bu sürecin yükseköğretimin kamusal hizmet niteliğini zayıflattığını ve eğitimde eşitsizlikleri derinleştirdiğini söyledi. Ona göre bu durum, toplumun önemli bir bölümü açısından yükseköğretimi erişilemez bir kamu hizmetine dönüştürüyor.

Reklam
Reklam

BARINMA MALİYETLERİ ÖĞRENCİLERİN ÜNİVERSİTE TERCİHİNİ DEĞİŞTİRMEYE BAŞLADI MI? BU TABLO EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİNİ NASIL ETKİLİYOR?

Aksoy, güvenli ve eşitlikçi bir yükseköğretim sisteminin ancak kamusal finansman desteğiyle sürdürülebileceğini belirtti. Öğrencilerin toplu olarak barınabileceği yurtların ve üniversiteler tarafından yönetilen öğrenci evlerinin kamu desteğiyle yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

Bu desteğin sağlanmaması halinde eğitimin kamusal bir hak olmaktan çıkıp satın alınabilen bir hizmete dönüştüğünü söyleyen Aksoy, bunun da eğitimden yalnızca maddi gücü olan kesimlerin yararlanabilmesi sonucunu doğurduğunu kaydetti.

Eğitimde yaşanan eşitsizliğin yalnızca bireyleri değil, ülkenin gelecekteki insan kaynağını da olumsuz etkilediğini belirten Aksoy, nitelikli üretim, sağlık, enerji, ulaşım ve eğitim sistemlerinin ancak iyi eğitim almış yurttaşlarla mümkün olabileceğini vurguladı. Bugün gençlerden esirgenen desteklerin aslında toplumun geleceğinden eksiltildiğini ifade etti.

Reklam
Reklam

YÜKSEK YURT FİYATLARI BAŞARILI ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM HAYALLERİNİ DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?

Barınmanın yükseköğretimin en temel maliyet unsuru olduğunu belirten Aksoy, dünyanın hiçbir yerinde her eğitim programının her şehirde bulunmadığını, bu nedenle yükseköğretimin doğal olarak yer değişikliği ve taşınmayı gerektirdiğini söyledi.

Devletin özellikle düşük gelirli ailelerin çocuklarının barınma ihtiyacını karşılayacak planlamalar yapması gerektiğini vurgulayan Aksoy, yurt ve öğrenci evi imkanlarının piyasa koşullarına göre değil, kamu hizmeti anlayışıyla sunulması gerektiğini ifade etti.

Bu imkanların sağlanmadığı durumlarda öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun üniversiteleri değil, yaşadıkları şehirlerdeki seçenekleri tercih etmek zorunda kaldıklarını belirten Aksoy, bunun lise düzeyinde yürütülen rehberlik çalışmalarını da anlamsızlaştırdığını ve süreci sınıfsal bir ayrışmaya dönüştürdüğünü söyledi.

Reklam
Reklam

İSTANBUL’DA YURT FİYATLARI KİRALIK DAİRELERLE YARIŞIYOR

Eğitim için milyonlarca öğrencinin tercihi olan İstanbul’da özel yurt ücretleri 2026 yılında rekor seviyelere ulaştı.

Tek kişilik oda fiyatlarının aylık 47 bin TL’ye kadar çıkması, yurt ücretlerini birçok bölgede kiralık konut fiyatlarıyla aynı seviyeye taşıdı.

ODA TİPİNE GÖRE İSTANBUL YURT ÜCRETLERİ

İstanbul’da ortalama yurt fiyatları şu şekilde sıralanıyor:

1 kişilik oda: 47.000 TL
2 kişilik oda: 34.000 TL
3 kişilik oda: 30.000 TL
4 kişilik oda: 25.000 TL

YEMEK GİDERLERİ EKSTRA YÜK OLUŞTURUYOR

İstanbul’daki birçok özel öğrenci yurdunda ücretlere yalnızca kahvaltı dahil ediliyor. Öğle ve akşam yemekleri ise çoğu zaman ek hizmet kapsamında yer almadığından öğrencilerin aylık yaşam maliyetleri daha da artıyor.

Uzmanlar, ailelerin yurt seçimi yaparken yalnızca konaklama ücretlerini değil, yemek ve diğer temel giderleri de hesaba katması gerektiğine dikkat çekti.

Reklam
Reklam

ANKARA’DA YURT ÜCRETLERİ 590 BİN TL’YE KADAR ÇIKIYOR

Türkiye’nin en önemli öğrenci kentlerinden biri olan Ankara’da da yurt fiyatları yüksek seviyelerde seyrediyor.

Ankara’daki ortalama aylık yurt ücretleri ise şöyle:

1 kişilik oda: 43.200 TL
2 kişilik oda: 31.000 TL
3 kişilik oda: 28.000 TL
4 kişilik oda: 24.000 TL
5 kişilik oda: 22.000 TL
6 kişilik oda: 17.000 TL

İZMİR DAHA UYGUN BİR ALTERNATİF OLARAK ÖNE ÇIKIYOR

Yüksek öğrenci nüfusuna sahip bir diğer şehir olan İzmir’de yurt fiyatları 185 bin TL ile 400 bin TL arasında değişiyor.

Şehirdeki ortalama aylık ücretler şu şekilde:
1 kişilik oda: 36.000 TL
2 kişilik oda: 28.000 TL
3 kişilik oda: 25.000 TL
4 kişilik oda: 21.000 TL

İSTANBUL EN PAHALI ŞEHİR OLMAYI SÜRDÜRÜYOR

İzmir’deki özel yurtların büyük bölümünde sabah ve akşam yemekleri standart hizmet kapsamında sunulurken, Ankara’da da benzer uygulamalar dikkat çekiyor. Buna karşın İstanbul’da hem konaklama ücretlerinin daha yüksek olması hem de yemek hizmetlerinin sınırlı kalması nedeniyle öğrencilerin toplam yaşam maliyetleri önemli ölçüde artıyor. Veriler, İstanbul’un öğrenci barınmasında en pahalı şehir olmayı sürdürdüğünü, Ankara ve İzmir’in ise görece daha ekonomik seçenekler sunduğunu ortaya koyuyor.

Reklam
Reklam

BUGÜNKÜ ŞARTLARDA ASGARİ ÜCRETLİ BİR AİLE ÇOCUĞUNU ŞEHİR DIŞINDA OKUTABİLİR Mİ?

Aksoy, röportajın ilk bölümünde dört kişilik bir ailenin yalnızca asgari ücret düzeyindeki gelirle çocuklarının eğitim maliyetlerini karşılamasının mevcut koşullarda mümkün olmadığını ifade etti. Devlet desteği, burs, kredi ve kamusal hizmetler olmaksızın şehir dışında üniversite eğitiminin çok sayıda aile için erişilemez hale geldiğini belirtti.

BUGÜN ÇOCUĞU ÜNİVERSİTE KAZANAN BİR AİLEYE İLK TAVSİYENİZ NE OLUR?

Prof. Dr. Hasan Hüseyin Aksoy’a göre aileler öncelikle yaşanan ekonomik zorlukların çocuklarının hatası olmadığını kabul etmeli ve üniversiteye yerleşme hakkı kazanan gençlerin yanında durmalıdır.

Aksoy, ailelerin çocuklarının eğitimlerini tamamlayabilmeleri için gerekli pedagojik, ekonomik ve toplumsal desteklerin sağlanmasını talep etmeleri gerektiğini vurguladı. Ancak bunun yalnızca bireysel çabalarla mümkün olmayacağını belirten Aksoy, eğitime daha fazla kaynak ayrılması, kampüslerde yeterli barınma, beslenme ve kültürel imkanların sunulması için kamu kurumlarına ve siyasi yapılara talepler yöneltilmesi gerektiğini ifade etti.

Reklam
Reklam

Öğrencilerin mezuniyet sonrasındaki istihdam sorunlarında da ailelerin ve toplumun gençlerin yanında olması gerektiğini belirten Aksoy, demokratik bir toplumda yalnızca kendi çocuğu için değil, tüm öğrenciler için daha eşit ve adil bir yükseköğretim sistemi talep etmenin temel yurttaşlık erdemlerinden biri olduğunu söyledi.

Haberin Devamı İçin Tıklayın