Manisa’da bir firma, 8 yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından yapay zeka destekli saya dikim makinesi geliştirdi. KOSGEB desteğiyle yürütülen çalışmalar sonucunda ortaya çıkan yerli makine, ayakkabı üretiminde verimliliği artırırken sektörde yaşanan yetişmiş iş gücü sorununa da çözüm sunmayı hedefliyor.
Ayakkabının üst kısmını oluşturan sayanın dikiminde kullanılan makine, işlem öncesinde parçanın görüntüsünü analiz ediyor. Yapay zeka modülüyle dikiş kalitesini ve parçanın uygunluğunu kontrol eden sistem, ardından dikim işlemini otonom şekilde gerçekleştiriyor. Böylece kalite kontrol üretimden önce yapılırken hatalı imalatın önüne geçiliyor, zaman ve ham madde tasarrufu sağlanıyor.
Firmanın Yönetim Kurulu Üyesi Ata Sarı, yerli imkanlarla geliştirilen makinenin yazılımının da Türk mühendisleri tarafından hazırlandığını belirtti. Yaklaşık bir yıldır fabrikada aktif biçimde kullanılan sistemin üretimde ciddi verimlilik artışı sağladığını ifade eden Sarı, yapay zeka sayesinde fire oranının yüzde 80'e varan oranda azaltıldığını söyledi.
Geleneksel üretimde bir ustanın günlük yaklaşık 10 çift saya dikebildiğini aktaran Sarı, geliştirilen makineyle bu kapasitenin günde 80 ila 100 çifte yükseldiğini belirtti. Sarı, yapay zeka destekli denetim mekanizmalarının hata oranlarını da düşürdüğünü vurgulayarak, mevcut personelle 10 kat daha fazla üretim yapılabileceğini ifade etti.
Makinenin yerli patent çalışmalarının yanı sıra uluslararası patent süreçlerinin de devam ettiğini belirten Sarı, geliştirilen teknolojiyi işçilik maliyetlerinin yüksek olduğu pazarlara taşımayı amaçladıklarını söyledi. Bu kapsamda başta Avrupa ve Amerika ülkeleri olmak üzere çeşitli ülkelere makinenin ihraç edilmesi hedefleniyor.
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten de makinenin hem yazılım hem de donanımının Türkiye’de tasarlanmasının ayakkabı sektörü açısından önemli bir kazanım olduğunu belirtti.
Ayakkabı imalatının yoğun iş gücü gerektirdiğine dikkat çeken İçten, saya dikiminin de üretimin en fazla emek isteyen aşamalarından biri olduğunu ifade etti. Geliştirilen teknolojinin üretimde standartlaşmaya katkı sağlayacağını kaydeden İçten, otomasyon teknolojilerinin yaygınlaşmasının Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü yükselteceğini vurguladı.
İçten, bu tür makinelerin geliştirilerek yaygınlaştırılması ve sektörün kullanımına sunulmasının Türkiye açısından önemli bir rekabet avantajı oluşturacağını belirtti. Çin, Vietnam ve Endonezya gibi uluslararası rakiplerle Türkiye arasındaki farkın kapanmasına katkı sağlayacağını ifade eden İçten, sektörün teknolojik dönüşüme hızlı şekilde uyum sağlaması ve rekabette geride kalmaması gerektiğini söyledi.