Uzun yıllardır ABD’de yaşayan Türk sinemasının ünlü oyuncularından Ahu Tuğba, 1 Eylül 2024'te Miami’deki evinde hayatını kaybetmişti.
KOAH ve hipertansiyona bağlı kalp rahatsızlıkları nedeniyle 69 yaşında vefat eden oyuncunun cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmişti.
Anjelik Calvin, katıldığı programda annesinin yakın çevresine sitem etti. Calvin, "Annemin yıllarca yedirip içirdiği, dost bildiği insanların çoğu cenazeye bile gelmedi. Gerçek dostları onu son yolculuğuna uğurladı. Annemin cenazesi daha morgdayken, yıllarca onun ekmeğini yiyen bazı oyuncular çıkıp hakkında konuşmaya başladı. Bu büyük bir vefasızlıktı" dedi.
Calvin, annesinin ölümünden önceki son haftanın çok ağır geçtiğini belirtti: Hiç uyuyamıyordu. Nedensiz şekilde ateşleniyordu. Sürekli kalbinin ağrıdığını söylüyordu. Elindeki tabağı bile tutamayacak kadar güçsüzleşmişti. Sanki ölüm sarhoşluğu yaşıyordu. Koluma dokundu ve ‘Ben gideceğim. Ben öleceğim günü bilirim. Bana bir şey olursa beni burada bırakma, vatan toprağına gömün’ dedi.
Habib Babar’ın sorularını yanıtlayan Anjelik Calvin, annesiyle yaşadığı hayatı şöyle anlattı; ''Tekne ayrı gelirdi, helikopter ayrı, hafta sonu ve hafta içi şoförüm ayrıydı. 5 dadı ile büyüdüm 23 yaşına kadar. O hanede çok kişi yiyip içti. Alın teri ile ekmeğini kazanan bir kadındı. Şimdi onun ekmeğini yiyorum.'
Habib Babar Anjelik'e 'Annen sana kendini idame ittirebileceğin bir miras bıraktı mı?' diye sordu;
Anjelik; 'Kur-an'ı Kerim bıraktı, duaları bıraktı' dedi ve şöyle devam etti; 'Okkalı bir miras bıraktı diyebilirim. Emlakları var, bir yığın geliri var. Hiç çalışmasam da olur. Bir vasiyeti var onu sürpriz olarak saklıyorum. Anıları kaldı diyelim. Dünyanın en büyük mirası bana Allah'ı tanıtan Kur-an'ı Kerim'i öğreten bir annenin çocuğu olmak.'