Dünya Kupası hayaliyle yanıp tutuşan A Milli Futbol Takımımız, Romanya ile oynayacağı o hayati karşılaşma öncesi kampa girerken, takımın beyni Arda Güler ve teknik patron Vincenzo Montella kameralar karşısına geçti.
Hem Rumen basınından hem de Türk medyasından gelen kritik soruları yanıtlayan ikili, takım içindeki yüksek inancı ve Dünya Kupası hedefini net sözlerle ortaya koydu.
Rumen gazetecilerin, oyun stili ve yeteneğiyle ülkesinde onu efsanevi Gheorghe Hagi'ye benzettiklerini hatırlatması üzerine oldukça mütevazı ve saygılı bir yaklaşım sergileyen 19 yaşındaki süperstarımız, şu ifadeleri kullandı:
"Hagi'ye büyük saygı duyuyorum, eski videolarını bolca izledim. Bizim için çok zor bir maç olacak. Romanyalı futbolcular da kendi ülkelerini temsil edecek ve doğal olarak Dünya Kupası'na gitmek isteyecekler. Bu nedenle sahada zorlu bir savaş bizi bekliyor."
Türkiye'nin en son 2002 yılında katıldığı Dünya Kupası'nın kendisi için ne ifade ettiği sorulan genç yetenek, güne damga vuran o samimi itirafı yaptı:
"Ben 2002'de dünyada bile yoktum! Yarın çok güzel bir maç oynar ve umarım Dünya Kupası'na gideriz. Orada olmayı gerçekten çok istiyorum. Sadece ben değil, tüm takım olarak Dünya Kupası'nı istiyoruz. Bunun hepimiz için ne kadar büyük bir hayal olduğunu biliyoruz."
Ayrıca geçtiğimiz maçlarda attığı o unutulmaz jeneriklik gole de değinen Arda, "Özel bir gol attım. Daha önce antrenmanlarda birkaç kere daha denemiştim. Böyle golleri atmak çok zor, bir daha atabilir miyim bilmiyorum ama inşallah benzerlerini görebiliriz" dedi.
Takımın üzerindeki baskıyı almak için adeta bir kalkan görevi gören teknik direktör Vincenzo Montella ise, oyuncularının mental durumuna dikkat çekti. "Finale gidebilmek için önce yarı finali kazanmalısınız" diyen İtalyan çalıştırıcı sözlerini şöyle noktaladı:
"Hepimiz bu hasreti bitirmek istiyoruz. Ancak futbolcularımızı hazırlarken üzerlerinde ekstra bir baskı oluşturmaya, anksiyete yüklemeye hiç gerek yok. Onlar zaten gönül rahatlığıyla yapılması gerekenleri yapıyorlar ve her türlü baskıyı kaldıracak kapasitedeler. Hasretin getirdiği bir üzüntü olabilir ama futbolcularımızın gönülleri her koşulda rahat olmalı."