Asgari ücret, emekli, memur zammı: Özgür Erdursun rakam verdi! 'İyileştirme ve ara zam' detayı

Milyonlar yeni asgari ücreti ve emekli maaşlarına ne kadar zam yapılacağını merakla bekliyor. Mynet’e konuşan Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, hem asgari ücret zammı hem de emekli zammı ile ilgili tahminlerini paylaşırken en düşük emekli maaşı için de rakam verdi. Erdursun, milyonların merak ettiği ‘ek iyileştirme’ ve ‘ara zam’ konusunda ise 2027’nin ikinci dönemini işaret etti.

2027’de asgari ücret ne kadar olacak, emekli aylıklarına yüzde kaç zam yapılacak? Mynet’e konuşan Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, 2027 asgari ücreti ve emekli aylıkları için zam tahminlerini paylaştı. Ocak artışlarının sınırlı kalacağını öngören Erdursun, ara zam ve iyileştirme için yılın ikinci yarısına işaret etti.

Reklam
Reklam

Milyonlarca çalışanı ve emekliyi ilgilendiren soruları yanıtlayan Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, ocak ayına ilişkin zam beklentilerini Mynet’ten Sariye Nur Dönmez’e anlattı.

Asgari ücrette yüzde 25 civarında artış beklediğini belirten Erdursun, en düşük emekli aylığı için de tahminini paylaştı. Ücretlerdeki artışa rağmen alım gücündeki kaybın sürebileceğini söyleyen Erdursun, 2027’nin ikinci yarısında ilave düzenlemeler yapılabileceğini öngördü. En düşük emekli aylığının ödenme takviminden kök aylık sorununa, intibak düzenlemesinden ekonomik krizin çalışanlara ve işletmelere etkisine kadar değerlendirmelerde bulundu.

ASGARİ ÜCRETTE YÜZDE 25 ARTIŞ BEKLENTİSİ

2027 asgari ücretine ilişkin beklentisini açıklayan Erdursun, öngördüğü artışın çalışanların alım gücü açısından yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi:

Reklam
Reklam

“Asgari ücretle ilgili 2026 yılının başında hedeflenen enflasyon doğrultusunda yüzde 30’luk bir artış yapılmıştı. 2027 yılında da yine hükümetin, hedeflediği enflasyonun biraz üzerinde yüzde 25 gibi bir artış gerçekleştireceklerini biz düşünüyoruz. Bu oran düşük bir oran çünkü temmuz ayında da bir artış yapılmadı. Alım gücü değeri şu anda düşmeye devam ediyor maalesef.

Bir de TÜİK’in açıkladığı enflasyonla gerçekten yaşanılan enflasyon arasında da büyük bir fark olduğunu hepimiz hissediyoruz, yaşıyoruz. Bu nedenle çok kişiyi mutlu etmeyecektir. Yani ben, benim beklentimi ve tahminimi paylaştığımda çok kişi tepki gösteriyor, ‘Çok düşük bir oran’ diye. Fakat hükümetin enflasyon beklentisi doğrultusunda yüzde 25 gibi bir artış yapacaklarını düşünüyorum.”

En düşük emekli aylığı için beklediği tutarları da paylaşan Erdursun, şöyle konuştu:

Reklam
Reklam

“Şöyle; asgari ücretin, yani şu anda 28.075 lira asgari ücret, brüt 33.030 lira. Bu 28.075 lira olan asgari ücretin yüzde 25 artışla 35.000 lira bandında olacağını düşünüyoruz. Şu anda en düşük emekli aylığı 23.552 lira. Bu en düşük emekli aylığının da yaklaşık olarak biz 25.000-26.000 lira bandında olacağını ve diğer emeklilerin de işte SSK ve Bağ-Kur’luların yaklaşık yüzde 9’lar civarında, memur ve memur emeklisinin de yaklaşık yüzde 7’ler civarında bir artış alacağını düşünüyoruz.”

EMEKLİ VE MEMUR ZAMMI İÇİN HANGİ ORANLARI BEKLİYOR?

Emeklilere ocak ayında yüksek oranlı bir artış beklemediğini ifade eden Erdursun, asgari ücretteki artışın diğer çalışanların ücretlerine de yansıyabileceğini belirtti:

“Emeklilere de zaten yüksek oranlı bir artış beklemiyorum ocak ayında. Yıl sonunda yüzde 28 gibi bir enflasyon, yüzde 28 ila yüzde 30 bandında bir enflasyon bekleniyor. SSK ve Bağ-Kur’lulara yüzde 9-yüzde 10, memurlara yüzde 7, maksimum yüzde 8; onun da olacağını zannetmiyorum. Bu oranlarda da emeklilere ve memurlara da artışlar olacak.

Reklam
Reklam

Asgari ücret artışı sadece asgari ücretliyi de ilgilendirmiyor aslında. Asgari ücretin üzerinde maaşla çalışan kişiler de genelde asgari ücrete yapılan artış oranında zam alıyorlar. Bu nedenle asgari ücret artışıyla beraber diğer ücretlerde de ortalama yüzde 25 gibi bir artış olur diye düşünüyoruz. Fakat emekli aylıklarına daha az oranda bir artış olacak.”

“YÜZDE 7’LER CİVARINDA BİR ENFLASYON FARKI ÇIKACAK”

SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memur ve memur emeklilerine ilişkin tahminlerini hangi varsayımlara dayandırdığına da açıklık getiren Erdursun, şu yanıtı verdi:

“Şimdi zaten biz temmuz ayının, ağustos ayının, eylül ayının enflasyonunu öğrendik ki bundan sonraki süreçte ekim, kasım, aralık ayının enflasyonu açıklanacak. Kasım ve aralık ayında geçen yıl da yüzde 0,80’ler gibi enflasyon çıkmıştı. Bu yıl da yine TÜİK’in böyle açıklayacağını düşünüyoruz.

Reklam
Reklam

Enflasyonun yüzde 28-yüzde 29 bandında çıkacağını öngörüyoruz. Zaten hükümet yetkilileri de böyle söylüyorlar; yüzde 28, yüzde 28,4 ya da yüzde 29 gibi. Bu oranlarda bir enflasyon çıkar ise zaten otomatik olarak ilk dönemde yüzde 17,76 enflasyon farkı alındığı için ikinci dönemde de yüzde 9’lar civarında SSK ve Bağ-Kur, memur ve memur emeklilerine de yüzde 7’ler civarında bir enflasyon farkı çıkacak.”

“ALIM GÜCÜ DEĞERİNİN DAHA DA DÜŞECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUM”

Ücret ve emekli aylıklarındaki artışları Sosyal Güvenlik Kurumunun gelir-gider dengesi açısından da değerlendiren Erdursun, şu ifadeleri kullandı:

Aslında Sosyal Güvenlik Kurumunun da gelir-gider dengesi açısından da hükümetin planı, asgari ücreti daha fazla artırması demek, yüzde 25 artırması sonrasında asgari ücretle çalışan ya da diğer çalışan kişilerin maaşlarının artmasıyla beraber sigorta primlerinde gelir kısmında bir artış olacak. Bu kişilerin maaşları arttığında sigorta primleri de artıyor ama aynı oranlarda emekli aylıklarına bir artış olmayacağı için Sosyal Güvenlik Kurumunun gelirlerine göre giderleri de daha fazla geliri artacak, gideri daha minimum bir seviyede artacak gibi de gözüküyor.

Reklam
Reklam

Şu anda bir gelir-gider dengesi sağlamaya çalışıyor hükümet, enflasyonu dizginlemeye çalışıyor ama burada da yani ücretleri artırmayarak, emekli aylıklarına daha az oranda artışlar yapılarak bir denge sağlanılmaya çalışılırken aslında alım gücü değeri kayboluyor milyonlarca sabit ücretle çalışanın, emeklinin ve ocak ayında 2026’ya göre alım gücü değerinin daha da düşeceğini öngörüyorum bu artışla beraber. Bir miktar artış olacak, ücretler, emekli aylıkları artacak gibi gözükse de aslında alım gücü değerleri gerçek enflasyona göre bir miktar daha düşecek diye tahmin ediyorum.”

ARA ZAM VE EMEKLİYE İYİLEŞTİRME İÇİN İKİNCİ YARIYA İŞARET ETTİ

Ocak ayındaki artışların sınırlı kalacağını öngören Erdursun, yılın ikinci yarısında ek düzenlemeler yapılabileceğine ilişkin beklentisini şöyle aktardı:

“Hükümetin 2027 yılının ikinci döneminden sonra seçim öncesinde ayrıca bir düzenleme yapacağını da düşünüyorum. Sadece bu düzenlemelerle, asgari ücret düzenlemesi ve emeklilere verilecek artışlar ocak ayında çok sınırlı kalacak fakat 2027’nin ikinci döneminde belki emeklilere ayrıca bir iyileştirme ve seçim öncesi, asgari ücretlilere bir ara zam konusu da söz konusu olabilir.

Reklam
Reklam

Bunlar olmaz ise 2027 yılı belki de son 25 yılın ekonomik olarak sabit ücretliler, emekliler açısından en zor yılı olacak gibi gözüküyor.”

“KRİZİN 2027 YILINDA BİRAZ DAHA DERİNLEŞECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

Alım gücündeki kaybın esnaf ve işverenlere de yansıyacağını söyleyen Erdursun, tüketimdeki daralmanın üretimi de etkileyebileceğini belirtti:

“Esnaf ve işverenlere de yansıması olacak. Cebinde para olmayan kişiler, zorunlu ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak olan kişilerin harcamaları iyice kısılacak. Hükümetin zaten planında enflasyonu düşürmek için harcamaların kısılmasını da zaten öngörüyor fakat bir taraftan enflasyonu düşürmek için kâğıt üzerinde olumlu gibi gözükse de halkta büyük bir kriz; sabit ücretlide, asgari ücretlide, memurda, emeklide ekonomik olarak çok büyük bir kriz, bireysel olarak vatandaşların kendileri de bunu hissedecekler gibi görüyoruz.

Reklam
Reklam

Bu krizin yansıması tabii esnaf ve işverenlere de yansıyacak, cebinde parası olmayan kişiler nasıl alışveriş yapacaklar? Bir de bunun da esnaf ve işverenlerin de işlerinin kötü olması üretime de yansıyacak, zaten şu anda yansıyor ama üretime de daha fazla yansıyacak diye düşünüyoruz. Çünkü bir ürünü satmak için üretirsiniz, ürettiğinizi satamazsanız o ürünü üretmenin de bir anlamı olmaz. Bu nedenle de ben krizin 2027 yılında biraz daha derinleşeceğini de düşünüyorum açıkçası.”

“EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞININ 39-40 BİN LİRA CİVARINDA OLMASI GEREKİR”

En düşük emekli aylığına enflasyon artışının üzerinde bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı sorulan Erdursun, açlık sınırı ve geçmiş yıllardaki aylık seviyeleri üzerinden değerlendirmede bulundu:

“Normalde asgari ücret, emekli aylıklarında muhakkak düzenlemelere ihtiyaç var. Şu anda açlık ve yoksulluk sınırına baktığımızda zaten yoksulluk sınırı çok fazla artmış durumda, açlık sınırı da sadece 4 kişilik bir ailenin sadece karnını doyurma parasıdır açlık sınırı. Açlık sınırı şu anda artmaya da devam edecek, ekim, kasım, aralık ayında açıklanmaya devam edecek. Açlık sınırı neredeyse 40.000 liralara dayanacak, 35.000-40.000 lira bandı. Asgari ücret arttıktan sonra bu açlık sınırı da artmaya devam edecek, açlık sınırının altında kalacak gibi de gözüküyor. Şu anda zaten açlık sınırının altında.

Reklam
Reklam

Normalde emekli aylıkları, 2002 yılında en düşük SSK’nın emekli aylığı asgari ücretin yüzde 40 fazlasıydı. Yani normalde şu anda 28.075 lira olan asgari ücretin yüzde 40 fazlasıydı. Şu anda olması gereken rakam aslında emekli aylıklarında, en düşük emekli aylığında ortalama 39.000-40.000 liralar civarında olması gerekirken şu anda 23.552 lira. Bu rakamı zaten 40.000 liralar civarında olması gerekiyordu.

Ama şu anda ayrıca bir yasal düzenleme olup olmayacağı konusunda net bir şey söyleyemeyiz ama seçim dönemine girdiğimiz için muhakkak ben bir iyileştirme yapılacağını düşünüyorum ama 2027 yılının ocak ayında açıkçası çok da böyle bir beklentim yok. 2027 yılının temmuz ayı gibi ikinci döneminde iyileştirmeler olur diye düşünüyorum.”

EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞINDA ŞUBAT AYI BEKLENTİSİ

Kök aylığı düşük olan emeklilerin, açıklanan artışa rağmen aynı tutarı almaya devam etmesi ve en düşük emekli aylığı için yasal düzenlemenin beklenmesi senaryosuyla ocakta yeniden karşılaşılıp karşılaşılmayacağı sorusuna Erdursun, şu yanıtı verdi:

Reklam
Reklam

“Ocak ayı geldiğinde de yine 23.552 lirayı alan kişilerin en düşük emekli aylığı 25.000-26.000 liralara çıksa dahi o rakamı alamayacaklar büyük ihtimalle, şubat ayına kalacak yasal düzenleme sonrasında. O kişiler şubat ayında ocak ayının farkını ve şubat ayındaki artışlı yeni rakamını alacaklar.”

ÇÖZÜM İÇİN İNTİBAK VE HESAPLAMA SİSTEMİNDE DEĞİŞİKLİK ÇAĞRISI

Bu döngünün tekrarlanmaması için köklü bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu belirten Erdursun, intibak düzenlemesi önerisini anlattı:

“Köklü bir değişikliğe gidilmesi gerekiyor. Alım gücü değeri ücretlerde, emekli aylıklarında özellikle çok düşmüş bir durumda. Bunun için yapılması gereken muhakkak bir intibak düzenlemesi, tüm emeklilere prim gün sayısına göre, sigortalılık süresine göre, yaşına göre, yatırılan prime esas kazançlarına göre bir intibak yapıp emekli aylıklarını yenilemek gerekiyor. Ve bundan sonraki dönemde de emekli olmamış, şu anda çalışan, prim ödeyen, ileride emekli olacakların da bundan faydalanması gerekiyor ve emekli aylığı hesaplama sistemini de muhakkak değiştirmek gerekiyor diye düşünüyorum.

Reklam
Reklam

Emekli aylığı hesaplama sisteminde çalışan kişilerin emeklilik koşulunu yerine getirdiğinde minimum asgari ücretle çalışıp sadece devletin belirlediği prim gün sayısını tamamlayan kişilerin en az asgari ücret seviyesinde aylık alması gerektiğini ama daha fazla çalışması olanın gün olarak, daha fazla primle, daha fazla sigortalılık süresiyle emekli olanların da ayrıca bu asgari ücret olarak belirlenecek bir taban aylığın üzerine ilavelerle prim gün sayısı, sigortalılık süresi ve prime esas kazançlarına göre de ayrıca emekli aylıklarının belirlenmesi gerekiyor diye düşünüyorum.”

“HERKES AYNI KATEGORİYE GİRDİ”

Aylıkların belirli bir tutara tamamlanmasının, farklı prim gün sayıları ve kazançları bulunan emeklileri aynı seviyede buluşturduğunu ifade eden Erdursun, şöyle devam etti:

“Ve bundan sonra aslında benim şu 23.552 liraya devlet tarafından tamamlanan aylık uygulamasına son verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü şöyle bir durumla karşı karşıyayız: Asgari ücretle çalışan, 3600 günle çalışan birisi örnek veriyorum 23.552 lira alıyorsa 5000 günle de 23.552 ya da 7000 günle de 23.552 ya da 9000 günle de 23.552 lira alıyor.

Reklam
Reklam

Ya da asgari ücretle çalışmış, bir kısım çalışması da asgari ücretin iki katı, iki buçuk katı yine 23.552 lira alıyorlar. Aslında aylıkları işte 15.000, 18.000, kiminin 20.000 ama 23.552 liraya tamamlandığı için herkes aynı kategoriye girdi.

Bu sefer daha fazla çalışmanın, prim ödemenin, daha fazla sigortalılık süresi geçirmenin, asgari ücretin üzerinde primlerle sigortalı olup daha fazla sigorta primi ödemenin bir mantığı kalmıyor gibi. Daha fazla en alttaki aylığı artırdığınızda diğer aylıklara da aynı oranlarda artış yapılmadığında bu sefer de bu denge de sağlanmıyor.

Mesela en son iki, son iki dönemdir artışlar yapılırken iki en altta da enflasyon farkı kadar artış yapıldı ama ondan önceki dönemlerde en altta aylık alanlara biraz daha fazla artış yapılıyordu. Bu nedenle de en altta başlangıçta 900.000 kişi en düşük emekli aylığını alırken şimdi 5 milyon kişi alıyor yaklaşık. Herkes bu sefer de en alttaki aylıkta birleştiriliyor gibi gözüküyor.

Bu uygulamalar son derece ileride sorun yaratacak ve çözümü daha da zor olacak bir duruma gidiyoruz şu anda.”

“ÖNEMLİ OLAN ORTALAMA EMEKLİ AYLIKLARINI VE ÜCRETLERİ ARTIRMAK”

Erdursun, ücretlerde ve emekli aylıklarında en alt seviyede yığılmaya dikkat çekti:

“Asgari ücret devletin belirlediği en alt ücret ve asgari ücret birçok işletme şu anda asgari ücretle çalıştırıyor devlet bunu belirlediği için. 3 yıl da çalışsa, 5 yıl da çalışsa kimi 15-18. yılında da hâlâ asgari ücretle çalışan var. Bu sefer asgari ücret ve asgari ücrete yakın rakamlarla çalışanların sayısı Türkiye’de bir hayli fazla. En alt emekli aylığı alanların sayısı da bir hayli fazla. Bu nedenle en altta hem ücretlerde hem emekli aylıklarında en altta yığılmaların söz konusu olduğunu görüyoruz. Önemli olan ortalama emekli aylıklarını artırmak, ortalama ücretleri artırmak olmalı.”

Haberin Devamı İçin Tıklayın