Rize’nin sarp doğasıyla bütünleşen Zil Kale, son yıllarda artan turist ilgisiyle öne çıkıyor. Fırtına Deresi’nin eşlik ettiği vadide, bulutların arasında yükselen tarihi yapı, yalnızca bir savunma noktası değil, aynı zamanda bölgenin en ikonik simgeleri arasında yer alıyor. 2025 yılı verilerine göre 181 bin 446 ziyaretçiyi ağırlayan kale için hedef büyütüldü.
Zil Kale’nin inşa tarihiyle ilgili farklı görüşler bulunuyor. Bazı kaynaklar yapının temellerinin 5. veya 6. yüzyıla kadar uzandığını ve Bizans döneminde doğudan gelebilecek tehditlere karşı karakol olarak kullanıldığını belirtiyor. Ancak mevcut mimari yapının büyük ölçüde 14. ve 15. yüzyıllarda şekillendiği kabul ediliyor.
1800’lü yılların sonuna kadar aktif olarak kullanılan kale, Kale-i Bâlâ, Ciha ve Rize Kalesi ile oluşturduğu savunma ağı sayesinde bölge güvenliğinde önemli rol oynadı. Aynı zamanda kervan yolları üzerinde stratejik bir durak olarak hizmet verdi.
Deniz seviyesinden yaklaşık 750 metre, dere yatağından ise 100 metre yükseklikte sarp bir kaya üzerine inşa edilen kale; 8 burç ve bir gözetleme kulesinden oluşuyor. Rize merkeze yaklaşık 1,5 saat mesafede, Çat Vadisi’nde konumlanan yapı, doğa ile mimarinin uyumunu gözler önüne seriyor.
Ziyaretçilere Karadeniz’in yoğun yeşilliği ile tarihi taş dokunun birleştiği etkileyici bir manzara sunan Zil Kale, bölgenin turizm potansiyelini artıran önemli noktalardan biri olarak öne çıkıyor.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Alper Avluk tarafından paylaşılan bilgilere göre, kaleye olan ilgi her yıl yaklaşık yüzde 20 oranında artıyor. Özellikle spor turizmi ve uluslararası etkinlikler, Avrupalı turistlerin bölgeye yönelmesinde etkili oluyor.
Bölge için belirlenen en önemli hedef ise Zil Kale ve çevresindeki tarihi kemer köprülerin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmesi. Bu adımın, hem kültürel mirasın korunmasına katkı sağlaması hem de uluslararası tanıtımı güçlendirmesi bekleniyor.
Kale, ziyaretçilerine yalnızca bir tarihi yapı değil, aynı zamanda atmosferiyle bir deneyim sunuyor. Ankara’dan gelen Elif Tibukoğlu, Zil Kale’yi “tarih kokan muhteşem bir durak” olarak tanımlarken, Adana’dan gelen Kerem Küçükbalcı ise yapının stratejik konumuna dikkat çekerek her gezginin görmesi gereken bir nokta olduğunu ifade ediyor.