Mısır'ın İskenderiye kenti açıklarında yapılan su altı araştırmalarında bronz bir yüzük bulundu. Antik dünyanın yedi harikasından biri olan İskenderiye Feneri'nin tasvir edildiği düşünülen yüzük, su altında kalan bir sarayın kalıntılarında ortaya çıkarıldı. Uzmanlar, buluntunun antik dönemde fenerin nasıl kullanıldığına ilişkin yeni bilgiler sunabileceğini belirtiyor.
Avrupa Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü (IEASM) ile Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı ekiplerinin ortak çalışması sırasında bulunan yüzüğün, İskenderiye Feneri'ni gösteren ilk mühür yüzüğü olduğu belirtildi.
Yüzük, İskenderiye açıklarında bulunan ve bugün sular altında kalan Antirhodos Adası'ndaki saray kalıntılarında bulundu. IEASM Başkanı Franck Goddio, keşfin önemli olduğunu belirterek sarayın bir dönem yönetim ve güç merkezi olarak kullanıldığını ifade etti.
MÖ 280 civarında Pharos Adası'nda inşa edilen İskenderiye Feneri'nin yüksekliğinin 100 metreyi aştığı biliniyor. Antik çağın önemli yapılarından biri olan fener, denizcilere yollarını bulmaları için yardımcı oluyordu.
Tepesinde bir heykel bulunduğu düşünülen yapının, elinde yağ lambası tutan bir figüre sahip olduğu tahmin ediliyor. Bazı kaynaklarda heykelin Zeus'u temsil etmiş olabileceği belirtiliyor. Fener, depremler ve deniz etkisiyle zamanla yıkılarak sular altında kaldı.
Yüzüğün üzerindeki şekil zamanla aşınmış olsa da uzmanlar bunun İskenderiye Feneri'ni tasvir ettiğini düşünüyor. Londra Üniversitesi'nden emekli profesör Doris Behrens-Abouseif, antik döneme ait çok sayıda sikkede de fenerin benzer tasvirlerinin bulunduğunu söyledi.
Araştırmacı Andrew Chugg ise yüzüğün üst kısmındaki farklı şeklin, fenerin tepesindeki lambadan çıkan dumanı gösteriyor olabileceğini belirtti.
Kaliforniya Üniversitesi Irvine kampüsünden emekli profesör Margaret Miles da yüzüğün İskenderiye'de yaşayan bir tüccar tarafından kullanılmış olabileceğini ifade etti. Miles'a göre fener, kentle özdeşleşen ünlü bir yapı olduğu için yüzükte bir işaret olarak kullanılmış olabilir.
İskenderiye kıyılarında yapılan su altı araştırmaları, fenerin geçmişine ilişkin yeni bulgular ortaya çıkarmaya devam ediyor. Araştırmacılar, bulunan kalıntılardan yararlanarak yapının eski görünümünü dijital ortamda yeniden oluşturmayı hedefliyor.