Sıralama, sosyal medya kullanıcılarından alınan görüşlerle yayın ekibinin değerlendirmelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturuldu. Listenin zirvesine Sri Lanka yerleşirken, Türkiye'den de bir ada dünyanın en iyileri arasına girmeyi başardı.
Yunanistan'ın 227 yerleşim bulunan adası arasından Milos, listenin 10'uncu sırasına girdi. Ege'nin dikkat çeken plajları, deniz kıyısındaki tavernaları, berrak koyları ve beyaz Kiklad mimarisi adanın öne çıkan özellikleri arasında gösterildi.
Özellikle ay yüzeyini andıran Sarakiniko Plajı'nda gün doğumunu izlemek ve Kleftiko'nun sıra dışı kaya oluşumlarıyla masmavi sularını tekneyle keşfetmek adanın öne çıkan deneyimleri arasında sıralandı.
Listenin dokuzuncu sırasında Tayland'daki Koh Lipe bulunuyor. Beyaz kumlu plajları ve turkuaz deniziyle Maldivler'i hatırlatan ada, küçük ancak hareketli bar sokağı ve sahil restoranlarıyla da dikkat çekiyor.
Bangkok'tan ulaşımının kolay olmadığı belirtilen Koh Lipe, özellikle dalış ve şnorkelle yüzme meraklılarının tercih ettiği destinasyonlardan. Mercanlar ve zengin deniz yaşamı adanın en önemli özellikleri arasında.
İrlanda'nın Atlantik kıyısındaki Achill Adası, pembe gün doğumlarından turkuaz sulara, yemyeşil tepelerden kızıl gün batımlarına uzanan manzaralarıyla sekizinci sıraya yerleşti.
Adadaki Keem Bay'in dünyanın en iyi plajları arasında gösterildiği belirtilirken, berrak sularda görülebilen dev ancak zararsız camgöz köpekbalıkları da bölgenin ilgi çekici özelliklerinden biri olarak gösterildi.
115 adadan oluşan Seyşeller yedinci sırada. Dev granit kayalarıyla ünlü Anse Source d'Argent plajı, dünyanın en iyi plajları arasında gösteriliyor.
Takımadaların ana adası Mahé yalnızca 17 mil, yani yaklaşık 27 kilometre uzunluğunda. Yoğun nüfusuna rağmen yağmur ormanları, zengin biyolojik çeşitliliği ve temiz sularıyla doğal görünümünü büyük ölçüde koruduğu vurgulanıyor.
Yaklaşık 365 adadan oluşan Exuma zincirinin en büyüğü olan Great Exuma, listenin altıncı sırasında bulunuyor.
Bölgenin suları o kadar berrak ve dikkat çekici ki kaynakta uzaydan astronotlar tarafından dahi görülebildiği ifade ediliyor. Yunuslarla yüzmekten şnorkelle dalışa, kanodan rüzgar sörfüne kadar çok sayıda aktivite yapılabiliyor. Bahamalar'ın meşhur yüzen domuzları da bölgenin simgelerinden.
Charles Darwin'in ilk ziyaretinin üzerinden 191 yıl geçen Galapagos, beşinci sıraya yerleşti. Dünyanın başka yerlerinde bulunmayan canlı türleri takımadaların en büyük özelliği.
Dev Galapagos kaplumbağaları, mavi ayaklı sümsük kuşları ve Galapagos penguenlerinin yanı sıra deniz aslanları, deniz iguanaları ve 550'den fazla balık türü bölgenin olağanüstü biyolojik çeşitliliğini oluşturuyor.
Artan ziyaretçi sayıları nedeniyle turizmin hem bölge halkına hem de ekosistemin korunmasına nasıl katkı sağlayabileceği de giderek daha fazla tartışılıyor.
Listenin dördüncü sırasında Madeira yer alıyor. Kuzey Atlantik Okyanusu'nda bulunan ve Portekiz'e bağlı olan ada, coğrafi olarak Fas'a Portekiz'den daha yakın bir konumda bulunuyor.
Yıl boyunca etkili olan subtropikal iklimi ve mevsimler arasındaki sıcaklık farkının düşük olması nedeniyle Madeira, “Sonsuz Bahar Adası” olarak anılıyor. Bu özelliği sayesinde adayı ziyaret etmek için yılın neredeyse her dönemi uygun kabul ediliyor.
Yüksek dağları, ünlü “levada” yürüyüş rotaları, siyah kumlu plajları ve Atlantik'in dev dalgalarını izleyebileceğiniz manzara noktaları Madeira'yı özellikle doğa ve yürüyüş tutkunları için dikkat çekici bir destinasyon haline getiriyor.
Üçüncü sırada ise dünyanın en sıra dışı adalarından biri olarak gösterilen Socotra bulunuyor. Somali ile Yemen arasında yer alan Socotra Takımadaları, dünyanın en izole ada gruplarından biri olarak biliniyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Socotra, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan endemik bitkileri ve kendine özgü canlı türleri nedeniyle “Hint Okyanusu'nun Galapagos'u” olarak da adlandırılıyor.
Macera arayan ziyaretçiler adanın sarp dağları ve kireçtaşı platolarında yürüyüş yapabilirken, daha sakin bir tatil isteyenler turkuaz sularla çevrili kumlu plajları tercih edebiliyor.
Fransız Polinezyası'ndaki Mo'orea ikinci sırada yer aldı. El değmemiş plajları, pembe gün batımları, palmiyeleri, turkuaz suları ve yemyeşil dağlarıyla tropik ada denildiğinde akla gelen manzaraların neredeyse tamamını sunuyor.
Orman yürüyüşleri, seyir noktalarına tırmanış, manta vatozlarıyla şnorkelle yüzme ve kambur balinaları gözlemleme adada yapılabilecek aktiviteler arasında. Kambur balinaları görmek için en uygun dönemin ağustos-kasım olduğu belirtiliyor.
Listenin zirvesinde ise Sri Lanka var. Hindistan'ın güneyinde bulunan ada, altın renkli plajlarından teraslı çay tarlalarına kadar oldukça farklı manzaraları bir araya getiriyor.
Yaklaşık 833 millik kıyı şeridinin yanı sıra tarihi tapınakları, kolonyal şehirleri, sisli dağları ve Yala Milli Parkı'ndaki safari deneyimiyle öne çıkıyor. Kaynak, Marco Polo'nun Sri Lanka'yı kendi büyüklüğündeki adalar arasında dünyanın en iyisi olarak nitelendirdiğini de aktarıyor.
Listenin 45'inci sırasında yer verilen Bozcaada, kaynakta adeta Ege'nin saklı cennetlerinden biri olarak tanımlandı. Adanın geleneksel tavernaları, plajları ve geniş üzüm bağları özellikle öne çıkarıldı.
Bozcaada'nın uluslararası turistler tarafından henüz yoğun şekilde keşfedilmemiş olmasının yaz aylarında bile daha sakin bir atmosfer sunduğu belirtildi. Adadaki çok sayıdaki küçük ve karakteristik pansiyon da ziyaretçiler için öne çıkan özelliklerden biri olarak gösterildi.
Kaynak ayrıca Bozcaada'yı Troya anlatısıyla da ilişkilendirerek, Akhaların Truva Atı harekatına buradaki kıyılardan başladığı yönündeki anlatıya değindi.