Yıl boyunca kahverengi ve kurak görüntüsüyle bilinen Atacama, pembe, mor, sarı ve beyaz tonlarının hakim olduğu dev bir çiçek tarlasını andırmaya başladı.
Atacama Çölü o kadar kurak bir bölge ki, bilim insanları burayı uzun yıllardır Mars'taki yaşam koşullarını incelemek için doğal bir laboratuvar olarak kullanıyor. Bazı bölgelerine yıllarca tek bir damla yağmur bile düşmeyebiliyor. Ancak belirli iklim koşulları oluştuğunda doğa adeta yeniden doğuyor.
Bu yıl meydana gelen sıra dışı yağışlar, toprağın altında yıllardır bekleyen tohumları harekete geçirdi.
Yağmurun ardından yalnızca birkaç hafta içinde 200'den fazla bitki türü aynı anda çiçek açtı.
Daha önce cansız görünen kumullar ve yamaçlar, pembe, mor, sarı ve beyaz renklerle kaplandı. Bölgeye özgü birçok bitki türü de yeniden ortaya çıktı. Bunların arasında añañuca, suspiro, guanako ayağı ve aslan pençesi olarak bilinen türler de bulunuyor.
Bu olağanüstü olayın arkasında oldukça etkileyici bir hayatta kalma mekanizması yatıyor. Atacama'nın toprağında bulunan tohumlar, aşırı sıcak ve susuzluğa karşı kendilerini koruyarak yıllarca uyku halinde kalabiliyor.
Uzmanlara göre çiçeklenmenin gerçekleşebilmesi için doğru dönemde 15 ila 30 milimetre arasında yağış düşmesi gerekiyor. Ayrıca sıcaklık ve nem oranının da uygun olması büyük önem taşıyor.
Çiçeklenen çöl, düzenli olarak yaşanan bir olay değil. Son 40 yılda Atacama'da yaklaşık 15 büyük çiçeklenme dönemi yaşandığı belirtiliyor. Bu nedenle her olay, kendi renkleri ve yoğunluğuyla eşsiz bir doğa gösterisine dönüşüyor.
Bilim insanları ayrıca bu olayın iklim değişikliğiyle de bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Bu olağanüstü doğa olayı nedeniyle Şili hükümeti 2023 yılında yaklaşık 570 kilometrekarelik bir alanı kapsayan yeni bir milli park oluşturdu.
Yetkililer, bölgeye gelen ziyaretçilerin belirlenen yolların dışına çıkmaması gerektiğini vurguluyor. Çünkü çiçeklerin koparılması veya tohumların zarar görmesi, yıllarca bekleyen hassas ekosistemin bozulmasına neden olabiliyor.