Yeni nesil boya, “pasif radyatif soğutma” adı verilen fiziksel bir yöntemden yararlanıyor. İnsan derisindeki mikroskobik kırışıklıklardan esinlenerek geliştirilen ince yüzey yapısı, güneş ışınlarının büyük bölümünü yansıtmayı amaçlıyor.
Çin’deki Harbin Teknoloji Enstitüsü ile China Construction Eco-Development şirketinin geliştirdiği kaplama, laboratuvar aşamasından endüstriyel üretime taşındı. Teknoloji için yıllık 600 bin ton üretim kapasitesine ulaşıldı. Ürünün ilk etapta sanayi tesislerinde, ilerleyen dönemde ise konutlar ve kamu binalarında kullanılması hedefleniyor.
Kaplama, yüzeyde biriken ısıyı kızılötesi ışınım yoluyla atmosfere ve uzaya geri yayıyor. Böylece klima, fan, su veya başka bir harici enerji kaynağına ihtiyaç duymadan uygulandığı yüzeyin daha serin kalmasına yardımcı oluyor. Ancak teknolojinin binaların iç sıcaklığı üzerindeki etkisi; iklim, yalıtım, uygulama alanı ve yapı özelliklerine göre değişebilir.
Serinleten boyanın gerçek koşullardaki ilk kapsamlı denemelerinden biri, yüksek sıcaklıklarıyla bilinen Çin’in Hainan Adası’ndaki bir petrokimya rafinerisinde gerçekleştirildi. Kaplama, güneş altında aşırı ısınabilen sıvılaştırılmış gaz tanklarına uygulandı.
Haberde aktarılan 180 günlük test sonuçlarına göre boya, tankların dış yüzey sıcaklığını yaklaşık 25 derece, iç sıcaklığını ise 7 derece düşürdü. Geleneksel su püskürtme sistemleriyle karşılaştırıldığında kaplamanın soğutma sırasında elektrik ve su tüketmemesi, işletme maliyetleri bakımından önemli bir avantaj olarak gösterildi.
Geliştirilen malzemenin zorlu hava koşullarına, aşınmaya ve uzun süreli güneş ışığına dayanıklı olduğu belirtiliyor. Ürüne uygun yüzeylerde ve doğru uygulama koşullarında 15 yıla kadar kullanım ömrü biçiliyor.
Yıllık 600 bin tonluk üretim kapasitesi, teknolojinin yalnızca deneysel bir çalışma olarak kalmayacağını gösteriyor. Üreticiler kaplamanın gelecekte fabrikalarda, depolama tanklarında, konut çatılarında, kamu binalarında ve şehir altyapısında kullanılmasını planlıyor.
Serinleten boya, klimayı tamamen ortadan kaldıran kesin bir çözüm olarak görülmese de enerji tüketimini ve soğutma ihtiyacını azaltabilecek destekleyici bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Konutlardaki performansına ilişkin geniş ölçekli sonuçlar ise yeni uygulamalarla daha net anlaşılacak.