Kısa bir arşiv taraması da hatırlamama yetti. Bu elbise dört yıl önce de giyilmişti, hem de kraliyet ailesinin en zorlu günlerinden birinde.
Dört yıl öncesine gidelim. Catherine ve William, o zamanki unvanlarıyla Cambridge Dükü ve Düşesi, Karayipler turundaydı. Jamaika'nın başkenti Kingston'a indiklerinde Catherine'in üzerinde güneş sarısı bir elbise vardı, Jamaika bayrağının renklerinden ilham almış elbisesiyle nazik bir jest yapmıştı.
Ama o gün hiçbir şey planlandığı gibi gitmedi. Gezi, kraliyet ailesinin sömürge geçmişine yönelik protestolarla gölgelendi. Bir köyde halk açıkça "bu sömürgecilik, bizden özür dileyin" diyerek karşıladı çifti.
Programlar değiştirildi, bazı duraklar iptal edildi. Ve hatırlarsanız o karşılama töreninde, muhalefet milletvekili Lisa Hanna'nın Catherine'e sırtını dönen görüntüsü viral oldu. Sonradan Hanna bunun bir manipülasyon olduğunu söyledi ama görüntü zaten herkesin hafızasına kazınmıştı.
İşte o gün, o sarı elbise, zorlu bir günün simgesi haline geldi. Aynı yaz Catherine elbiseyi Wimbledon'da da giymişti ama neredeyse herkes bu sarı elbiseyi Jamaika gezisi ile hazırlıyor.
Şimdi gelelim son havadislere... Catherine ve William, iki yıl aradan sonra ilk kez birlikte Royal Ascot At Yarışları'na katıldı. Ve Catherine'in üzerinde, o eski tanıdık sarı elbise vardı.
Ama bu sefer her şey farklıydı. Çünkü bu kez kendi ülkesinde, kendi halkının arasındaydı.
Küçük ama anlamlı bir detay da gözden kaçmadı: William, eşinin elbisesiyle uyumlu sarı bir çiçeği yakasına takmıştı. Catherine ise saçlarını topladı ve elbiseyle aynı renkte, oldukça dikkat çekici bir şapka giydi.
Şimdi durup düşünelim. Catherine'in bu elbiseyi yeniden seçmesi tesadüf mü? Bence değil. Gardırobunda yüzlerce seçenek varken, hatıraları bu kadar karışık bir parçayı seçmiş olması bana hiç rastgele gelmiyor.
Kadıncağız belkide "Beni yıldırmaya çalıştınız, olmadı. Kanseri yendim, en zor günlerimi atlattım. Bu elbiseden de korkmuyorum" diye mesaj vermek istedi.
İnsan bazen bir kıyafete fazla anlam yüklüyor, biliyorum. Ama kraliyet modasını benim gibi izleyenler bilir; çoğu kıyafet seçimi bir mesaj taşır.
O zaman bu elbiseyi şöyle de yorumlayabiliriz. Bu sarı elbise dört yıl önce bir krizin simgesiydi. Bugün ise bir dayanıklılığın simgesi oldu. Aynı kumaş, aynı kesim, ama bambaşka bir kadın taşıyor onu artık.
Çünkü o kadın kanseri yenmiş, protestoları görmüş, her türlü eleştiriyi, özel hayatıyla ilgili dedikoduları duymuş ve artık umursamıyor.