Meghan Markle’ın Diana’dan kalan mücevherleri

Prenses Diana’nın mücevherleri yıllar geçse de, trendler değişse de hâlâ Kraliyet Ailesi’nin stil hikâyesinin önemli bir parçası.

Prenses Catherine'in nişan yüzüğüyle hatırlanan bu mirasın Markle tarafında daha farklı bir karşılığı var. Diana’dan kalan aquamarin yüzük, saat ve kelebek küpeler, Meghan Markle'ın kendi hayatındaki önemli anlara eşlik eden parçalara dönüştü.

Prenses Diana’nın ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen kullandığı mücevherler hâlâ gündemde. Meghan Markle’ın bu parçalardan bazılarını kendi gardırobuna dahil etmesi ise özellikle dikkat çekiyor.

Çünkü Meghan, Diana’nın mücevherlerini yalnızca birer aile yadigârı olarak taşımıyor; onları kendi tarzına da adapte ediyor.

Aquamarin yüzük yeni bir başlangıcın simgesi oldu

Bunun en güzel örneği Diana’nın meşhur aquamarin yüzüğü. Diana’nın 1990’lı yıllarda kullandığı bu yüzük, Meghan’ın 2018’de Harry ile düğününün ardından katıldığı resepsiyonda yeniden ortaya çıktı. Meghan, sade beyaz elbisesiyle taktığı büyük taşlı yüzükle oldukça farklı bir görünüm yaratmıştı.

Diana açısından hayatındaki yeni dönemi temsil eden yüzük, Meghan’ın üzerinde de yeni bir başlangıcın parçası oldu. Aynı mücevher iki farklı kadının hayatında, iki farklı dönüm noktasına eşlik etti. Üstelik Meghan’ın yüzüğü daha sonra farklı etkinliklerde de kullanması, parçayı yalnızca özel günlerde saklanan bir hatıra olmaktan çıkardı.

Diana'nın saati Meghan’ın kendi zevkine de ait

Diana’nın Meghan’a kalan saat ise biraz daha ilginç bir hikâyeye sahip. Çünkü Meghan, bu saatin modelini Harry ile tanışmadan ve kraliyet ailesine girmeden önce de seviyordu. Suits dizisinde oynadığı dönemde kendisine bu modelden bir saat alan Meghan, yıllar önce verdiği bir röportajda saati gelecekte kızına bırakmayı düşündüğünü söylemişti.

Daha sonra Diana’nın altın saatinin Meghan’a kalması, iki hikâyeyi bir araya getirdi. Bu nedenle saatin Meghan’ın bileğinde doğal durmasının nedeni tasarımın Meghan’ın kendi stilince karşılığı olan bir parça olmasıydı.

Kelebek küpeler de yeni bir hikâyeye karıştı

Diana’nın mavi taşlı kelebek küpeleri de Meghan’ın kullandığı dikkat çekici parçalardan biri. Diana bu küpeleri 1980’lerde takmıştı. Meghan ise yıllar sonra Harry ile çıktığı Avustralya turunda bu küpeleri kullandı.

Küpelerin Meghan’ın üzerinde yeniden görülmesi, özellikle hamileliğinin açıklandığı bu dönemde daha da anlamlı hale geldi.

Aynı küpeler genç bir Diana’nın görünümünün parçasıyken, Meghan’ın üzerinde bir annenin yeni hayatına eşlik eden aile yadigârlarına dönüştü.

Meghan, Diana’nın stilini tekrarlamıyor

Diana ile Meghan arasında mücevherler üzerinden karşılaştırma yapmak kolay. Ancak Meghan’ın tercihlerini yalnızca Diana’nın tarzını yeniden canlandırma çabası olarak görmek bence doğru değil. Meghan’ın daha sade ve modern bir stil anlayışı var. Diana’dan kalan gösterişli parçaları da bu tarzın içine yerleştirerek kendi yorumunu katıyor.

Zaten aile yadigârı bir mücevheri değerli yapan şey biraz da bu. Parça aynı kalıyor ama onu taşıyan kişi değiştikçe anlamı da değişiyor.

Meghan’ın bugün Diana’nın mücevherlerini kullanması bu yüzden yalnızca bir moda tercihi değil. Aquamarin yüzük onun düğün gecesini, altın saat kendi kişisel zevkini, kelebek küpeler ise kraliyet ailesine katıldığı ilk yılları hatırlatıyor.

Diana’nın mücevherleri böylece geçmişte kalmıyor; Meghan’ın hayatında yeni hikâyelere eşlik etmeye devam ediyor.

Haberin Devamı İçin Tıklayın