Notalar aslında gizlenmiş kesirler ve oranlardır! Erken yaşta müzik eğitimi alan çocuklar, matematik dersinde kesirleri ve geometrik şekilleri saniyeler içinde çözüyor. Beyin resmen sayılarla dans ediyor!
Sınav dönemi geldiğinde pek çok çocuk kaygılanırken, hayatında sanat olan çocuklar süreci çok daha sakin atlatır. Resim yapmak ya da bir enstrümana dokunmak, vücuttaki o gerginliği alır ve çocuğunuza huzurlu bir zihin alanı açar.
Sanat, çocuklara kalıpların dışına çıkmayı ve her durumun bir çıkış yolu olduğunu fısıldar. Boyası bittiğinde ya da oyun hamuru bozulduğunda hemen yeni bir yol bulan çocuk, sınavlarda zor bir soruyla karşılaştığında da pes etmeden farklı yöntemler dener.
Bir resmi sevgiyle tamamlamak ya da bir şarkıyı sonuna kadar çalabilmek, sabırla örülen bir süreç. Bu güzel alışkanlığı kazanan minikler, okulda öğretmenlerini dinlerken ya da uzun paragraflar okurken dikkatlerini çok daha kolay toparlar.
Bir tiyatro oyununda minik bir rol üstlenmek ya da bir şarkının sözlerini akılda tutmak, hafızayı çok tatlı bir şekilde besler. Bu sayede çocuklar derslerdeki tanımları, formülleri ve önemli tarihleri hiç zorlanmadan, keyifle akıllarında tutabilirler.
Kille şekiller yapmak, fırçayı zarafetle kaydırmak ve tellere dokunmak ellerin kas gücünü artırır. Böylece çocuklar yazı yazmayı çok daha hızlı ve okunaklı öğrenir; laboratuvar derslerinde de el becerileriyle öne çıkarlar.
Sanat, çocukların iç dünyasını kelimelere dökmesine rehberlik eder. Özellikle tiyatroyla ilgilenen çocukların kelime dağarcığı zenginleşir; bu da onların Türkçe derslerinde kendilerini çok daha akıcı ve özgüvenli ifade etmelerini sağlar.
Bir resme bakıp "Burada acaba ne anlatılmak istenmiş?" diye düşünen bir çocuk, hayata meraklı gözlerle bakmayı öğrenir. Bu sorgulayıcı yapı, sosyal bilgiler ve tarih gibi derslerde olayların nedenlerini çok daha derinlemesine anlamalarına yardımcı olur.
Sanatla uğraşan çocuklar, emek verilmeden güzel şeylerin ortaya çıkmayacağını erkenden fark ederler. Severek yaptıkları provalar sayesinde zamanı yönetmeyi öğrenir, ev ödevlerini bir zorunluluk olarak değil, sorumluluk olarak görüp zamanında tamamlarlar.
Bir koroda şarkı söylemek ya da okul orkestrasında yer almak, arkadaşını sevgiyle dinlemeyi öğretir. Bu uyumu yakalayan çocuklar, okuldaki grup projelerinde arkadaşlarına liderlik eder, kırıcı olmak yerine her zaman birleştirici bir rol üstlenirler.