Seks işçiliğinden imparatoriçeliğe uzanan bir hikaye! Bizans tarihine damga vuran kadın: Theodora

Dünya tarihine damga vuran kadın figürleri her daim hafızalara kazınmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Hürrem Sultan karakteri dizi, film ve kitaplara konu olmuştur. Bizans tarihinin en güçlü figürü ise Theodora olarak bilinir. Katı olan toplumsal kast sistemini teker teker aşarak imparatoriçe olmasıyla ünlenmiştir. Peki Theodora’nın hayat çizgisi nasıl ilerledi? İşte detaylar...

Tarihte imparatorlar, çarlar ve krallar oldukça önemli bir yerdeydi. Siyasi gücün o dönemki temsilcileri bununla sınırlı değildi. İmparatoriçeler, çariçeler ve kraliçeler dünya tarihinin görünmeyen yüzünü oluşturdu ve devlet yönetimindeki etkileriyle büyük işlere imza atmayı başardı. Güçlü kişiliklerine ve yönetimin arka planında aktif bir rol oynamalarına rağmen kadınlar hiçbir zaman tarih kitaplarında yer alamadı. İşte o kadınlardan biri olan Theodora, en köklü imparatorluklardan biri olan Bizans tarihini derinden etkiledi. Gelin hep birlikte onun hikayesine daha yakından bakalım.

Reklam
Reklam

Theodora, 497 yılında bugün Suriye olarak isimlendirilen topraklarda doğdu. Bazı tarihçiler Kıbrıs adasında doğduğunu iddia etse de tarihi belgeler, Theodora ve ailesinin uzun yıllar Suriye’de yaşadığını gösteriyor. Henüz çocuk yaşında ailesiyle beraber İstanbul’a taşındı. Geçim sıkıntısı yaşayan aile başkente göç etti ancak yokluk içinde yaşamaya devam etti. İstanbul’a geldiklerinde babası Konstantinopolis Hipodromu’nda hayvan eğiticisi olarak çalıştı. Kısa bir süre sonra babasının vefat emesi Theodora ve ailesinin zaten zor olan yaşam şartlarını iyice çıkmaza soktu.

Theodora ailesine bakabilmek ve maddi kaynak sağlamak amacıyla oyuncu olmaya karar verdi. O dönemde kadınların oyuncu olması toplum tabuları içerisinde seks işçiliği olarak algılanıyordu. İlk başlarda hipodromdaki sirk oyunlarında rol alan Theodora, daha sonra müstehcen performanslar sergilemeye başladı. Güzelliği sayesinde kısa süre sonra başkentin tamamında tanınan bir oyuncu oldu. Sahne dışında zengin erkeklerle para karşılığı cinsel ilişkiye giriyordu. Bu durum onun toplum tarafından dışlanmasıyla sonuçlandı.

Reklam
Reklam

Bizans döneminin önemli devlet adamlarından Hekebolus’da Theodora’nın hayranları arasındaydı. Hekebolus, Libya’ya vali olarak atandıktan sonra Theodora’da onunla birlikte Afrika’ya gitti. Ancak kısa bir süre sonra Hekebolus, Theodora’dan ayrılarak onu terk etti. Tanımadığı topraklarda yalnız başına kalan Theodora, tekrar sefaletle yüzleşti. Bu durum onu bunalıma sürüklemişti. Hekebolus’un kötü muamelesinden çok etkilendiği için eski hayatını tamamen geride bırakmaya karar verdi. Çok kısa bir süre Libya’da yaşadıktan sonra tekrar İstanbul’a döndü.

522 yılında İstanbul’a döndüğünde o zamanlar senatör olan Bizans tahtının varisi I. Justinianus ile tanıştı. Justinianus, Theodora’dan 20 yaş büyük olmasına rağmen onun güzelliği ve zekasından etkilenmiş ve onunla hemen evlenmek istemişti. Ancak evlenmelerinin önünde büyük bir engel vardı. Bizans yasalarına göre üst sınıftan erkeklerin daha önce oyunculuk yapmış biriyle evlenmesi kesinlikle yasaktı. Aşkı için her şeyi yapan Justinianus, 523 yılında imparatoru ikna ederek mevcut yasayı değiştirdi. Theodora ve Justinianus’un evlilik tarihleri net olmasa da 525 yılında evlendikleri düşünülüyor. Evliliklerinden tam iki yıl sonra I. Justinianus Bizans İmparatoru oldu.

Reklam
Reklam

Eşinin Bizans İmparatoru olmasından sonra Thedora ilk iş olarak genelevlere savaş açtı. Kadın hakları konusunda elinden geleni yapmaya kafasına koyan Theodora, genelevleri kapattıktan sonra fuhuşa zorlanan kadınlar için bir manastır inşa ettirdi. Ardından başkent ve taşralara hastane, kilise ve manastır yaptırarak halkın sevgisini kazandı. Theodora imparatorluk tarihinin en güçlü ve etkili kadınlarından biri olmuştu. Sadece sosyal alanda değil siyasette de oldukça etkili bir isimdi. Senato toplantılarına katılır, alınan kararları bizzat denetler, kanunlar hazırlardı. Bazı tarihçiler onun Bizans ordusuna dahi müdahale ettiğini belirtir.

532 yılına gelindiğinde başkent İstanbul’da Bizans tarihinin en şiddetli ayaklanmalardan biri gerçekleşti. Nika isyanı olarak bilinen bu ayaklanmada, isyancılar hanedanlığı devirmek ve Hypatius’u imparator ilan etmek istiyordu. Sebebi ise Bizans’ın içinde bulunduğu ekonomik kriz ve dini anlaşmazlıklardı. Hypatius hem senatodan hem de halktan büyük destek görüyordu. İsyan çok kanlıydı. Justinianus kaybedeceğini düşünerek kabinesiyle birlikte İstanbul’dan kaçmaya çalıştı. İşte tam o sırada Theodora imparatorluğun kaderini değiştirecek bir konuşma yaptı. Theodora 51 yaşında hayata veda ettiğinde imparatorluğun güç sembolüydü.

Reklam
Reklam