Türkiye'nin 'ölü' denizi: Öyle ki batan gemi bile çürümüyor!

Karadeniz'in metrelerce altında, tarihin en büyük ve en el değmemiş gemi mezarlıklarından biri yatıyor. 2.400 yıl önce batan ve dümeni dâhil tüm ahşap aksamı hâlâ ilk günkü gibi sağlam duran Antik Yunan gemileri, Osmanlı kalyonları ve Bizans ticaret tekneleri… Su altı arkeologlarını şaşkına çeviren bu durum, Karadeniz’in derinliklerinde saklı eşsiz bir doğa olayının eseri.

Karadeniz’de yaklaşık 150 metrelik derinliğin altına inildiğinde yaşam neredeyse tamamen sona eriyor. Bu çizginin altında ne oksijen var ne de balıklar… Akdeniz’den İstanbul Boğazı aracılığıyla gelen ağır ve tuzlu su tabakası ile nehirlerin taşıdığı tatlı su tabakası birbirine karışmıyor. Yoğunluk farkı nedeniyle üst üste binen bu iki su kütlesi adeta kilitlenerek derinlikleri oksijenden yoksun bırakıyor.

Reklam
Reklam

Normal şartlarda Akdeniz veya Ege’de batan bir ahşap gemi, birkaç onlarca yıl içinde "teredo navalis" adı verilen ahşap yiyici deniz kurtları ve bakteriler tarafından tamamen yok ediliyor. Ancak Karadeniz’in derinliklerindeki anoksik (oksijensiz) ortam, bu canlıların yaşamasına izin vermiyor. Böylece dibe çöken gemiler, mikrobiyolojik ve biyolojik çürümeden muaf kalarak adeta dondurulmuş birer zaman kapsülüne dönüşüyor.

DEVASA BİR TARİH MEZARLIĞININ ÜSTÜNDE YÜZÜYORUZ

Bulunan batıklar, antik çağlardaki gemicilik teknolojisinden ticaret rotalarına kadar pek çok karanlık noktayı aydınlatıyor. Yüzyıllar önce fırtınaya yakalanıp batan bir geminin direği, halat izleri ve hatta kürekleri bile 2.000 yılı aşkın süredir deforme olmadan bekliyor.

Yaz aylarında binlerce kişinin serinlemek için serin sularına atladığı Karadeniz, aslında yüzeyin hemen altında insanlık tarihinin en iyi korunmuş su altı müzesini saklıyor.

Reklam
Reklam
(Görseller yapay zeka ile oluşturulmuştur)
Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: